Bu açıklama sonunda; 1) Dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin ise, askı ilân süresi içinde açılmış olan davada kadastro mahkemesinin görevli olacağı gözönünde bulundurularak işin esasına girilmeli ve yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmeli, 2) Orman Yönetiminin davasının yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması halinde, mülkiyete ilişkin ihtilafların uygulama kadastrosunun konusunu teşkil etmemesi nedeniyle davanın usûlen reddi ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, uygulama tutanağının ise kadastronun olağan usûle göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmeli, 3) Davanın, hem uygulama kadastrosuna itiraza hem de mülkiyet iddiasına ilişkin bulunduğunun anlaşılması halinde; uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin dava hakkında kadastro mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmeli; mülkiyete...
Hukuk Dairesi KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ile tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro işlemine itiraz davasının reddine, taşınmazın oman niteliği ile tescili talebi açısından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ......
Davacı, kadastro öncesi sebebe dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında tapu kaydının iptali ve adına tescilini istediğine göre eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi kapsamında açılan tapu iptali ve tescili davası olduğu kuşkusuzdur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamaz. Hak düşürücü süre, hakim tarafından re'sen dikkate alınması gereken dava şartlarındandır. Ne var ki mahkemece, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih araştırılmamış, uyuşmazlık mülkiyete ilişkin kabul edildiği halde anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır....
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise; "...dava konusu yerde 3402 sayılı Kanunun 22/A maddesi uyarınca uygulama çalışması yapıldığından, dava da uygulama kadastrosunun askı süresi içinde açıldığından davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı OrmanYönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu işlemine itiraz süresi içinde açılan ... savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda verilen görevsizlik kararı uyarınca, uygulama kadastrosuna itiraz davası yönünden Kadastro Mahkemesine gönderilen dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; " 3402 sayılı 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda mevzuata aykırı olarak tesis kadastrosunun dışına çıkılarak sınırlandırma hatası yapıldığının ve davada husumet yöneltilen ...'nün tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte ......
davalı sıfatı bulunmadığı" gerekçesiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro işlemine itiraz davasının reddine, taşınmazın orman niteliği ile tescili talebi açısından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir....
Kadastro ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastro tespitine itiraz ve yenileme kadastrosu sonucu oluşan mükerrer tapu kaydının iptali istemine ilişkindir. ......
Yapılan bu çalışmalar ile; dava konusu taşınmazın kadastro pafta sınırlarında değişiklik olmuş, yüzölçümü ise, 2035,55 m2 artmıştır. 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereği yapılan çalışmalar sırasında dava konusu taşınmaz için düzenlenen uygulama tutanağı, dava konusu taşınmazın davalı olduğu gözardı edilerek kesinleştirilmiş ve dava konusu taşınmaz 104 ada 3 parsel sayısı ile tapuya kaydedilmiş ise de, çalışmanın yapıldığı tarihte taşınmaz davalı olduğu için yapılan bu tescil işlemi hukukî değer taşımayacaktır. Davacı Orman Yönetiminin, kesinleşen orman tahdidine dayalı olarak açtığı tapu iptali ve tescil davası; yargılamanın devamı sırasında, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereği yenileme çalışmalarının yapılmış olması ve dava konusu taşınmaz hakkında uygulama tutanağı düzenlenmiş olması nedeni ile aynı zamanda bu uygulama (yenileme) kadastrosuna itiraz davasına da dönüşmüştür....
Asliye Hukuk Mahkemesince 06/11/2018 tarihli fen bilirkişi raporundanda anlaşıldığı üzere davaları kesinleşmeyen 75-76 parseller Kadastro Kanununa göre 2013 yılında sınır yönüyle çalışmaya tabi tutulduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi uyarınca hazırlanan davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin bendi uyarınca işlem yapılarak 1367 ada 3-4 nolu parsellerin tutanaklarının (75-76 parseller yönünden) 3402 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca 5. ve 1. maddeleri uyarınca, kadastro tutanaklarının kesinleşmediği anlaşılmakla, bu konuda görevli mahkemenin kadastro mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiştir. Kdz. Ereğli Kadastro Mahkemesince davaya konu olan uyuşmazlık davanın açıldığı tarihten de rahatlıkla anlaşılabildiği üzere uygulama kadastrosuna ilişkin olmayıp ilk tesis kadastrosuna ilişkindir....
Mahkemece, taşınmazın orman kadastro sınırına tecavüzlü olmadığı ve eylemli orman niteliği bulunmadığı belirlenerek davanın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiş, karar davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununa 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. madde uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Yörede 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 21.11.1985 tarihinde ilân edilip kesinleşen, daha önce sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....


