WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, ... Mahallesi 84 ada 3 parsel sayılı 716,50 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında iken 1989 yılında yapılıp kesinleşen 2B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile 2B niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 5841 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı yasanın 12/3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir....

kişi adına olan tapu kaydının yolsuz tescil nedeni ile iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın devrine esas olan hukuki işlemin, 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazine'nin satışına dayanan idari işlem olup söz konusu satış işlemi (idari işlem) ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazine'nin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, diğer taraftan 6292 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereği; iş bu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak...

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 Sayılı Kanun) 12 inci maddesi uyarınca yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının yolsuz olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir....

Dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; davacı ..., 26.12.2011 tarihinde şerh istemi ile açmış olduğu eldeki davayı, 26.08.2016 tarihinde tapu iptali ve tescil isteğine yönelik olarak ıslah etmiş olup, çekişmeli taşınmaz ise ıslah tarihinden önceki tarih olan 29.08.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca ...'ya satılarak bu kişi adına tescil edilmiştir. Davacının ıslah tarihi itibari ile taşınmaz 6292 Sayılı Kanun uyarınca satılarak davalı ... adına tescil edildiğine ve dosya kapsamından da idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... Köyünde orman kadastrosu ve 2B uygulamasının 21.05.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, daha sonra 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9/7 maddesi gereğince fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılarak 18.01.2007 tarihinde ilan edildiğini, bu işlem sırasında orman alanlarında daraltma yapılarak vasıf ve mülkiyet değişikliğine sebebiyet verildiğini, davalı adına tapuda kayıtlı olan 274 ada 5 sayılı parselinde kısmen orman aleyhine genişletildiğini belirterek tapu kaydının iptali ve tescil davası açmıştır....

Köylülerinin Kalkındırılması ve Desteklenmesi Hakkındaki Kanununun 3. maddesinde; Kadastro Komisyonlarınca... dışına çıkarılan yerlerin ... adına tescil edileceğinin belirtildiği, tapu kaydına da bu hususun şerh edildiğini, nitelik yitiren Devlet...larının...den başka bir kimse adına... dışına çıkarılmasına yasal olanak olmadığını belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli 1826 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı... tarafından vekâlet ücretine, davalı ... vekili Av. ... tarafından ise esasa yönelik temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen 2/B uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili niteliğindedir. 26.04.2012 gün ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı ... Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına ......

ait tarlarının yolsuz bir şekilde davalı adına tescil edildiğini öne sürerek tapunun iptali ve taşınmazın vekil edeni adına tescilini istemiştir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1982 yılında ilk tahdidin aplikasyonu ile 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1969 yılında kesinleşmiştir....

Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/ taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/ taşınmazların Hazine'nin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır....

Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir" denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca usûlden reddine, 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunun 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği; davalı ... vekili tarafından ise, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu