"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 02.07.2021 tarih ve 211 sayılı kararı uyarınca Dairemizin görevine, 6292 sayılı Kanundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar değil, 6292 sayılı Kanun gereğince şerh sahibi veya üçüncü şahsa yapılan satış işleminin ve bunun sonucu meydana gelen tapu kaydının yolsuz şekilde oluştuğu iddiasına dayalı genel mahkemelerde açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davalar sonucu verilen hüküm ve kararlar girmektedir. Temyize konu davada uyuşmazlık, 6292 sayılı yasanın 7/4. maddesi gereğince tazminat talebine ilişkin olup bu nitelikteki davanın temyiz incelemesini yapma görevi Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 02.07.2021 tarih ve 211 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'ne ait bulunduğundan ve dosya Yargıtay 8....
nun zilyetliğinde olduğu şerhi tesis edilerek, Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 05.04.2016 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında ...Belediyesine devrolunmuş, akabinde de 18.07.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği satış sonucu ... adına tescil edilmiştir. Davacı vekili; taşınmazın 1/4 hissesinin müvekkiline ait olduğu iddiası ile hissesi oranında tapu iptali ve tescil talep etmiştir....
Şöyle ki, davacı ..., davalıya yapılan satış işleminin, aynı kanun ile bu kanunun usul ve esaslarının belirtildiği tebliğe aykırı olduğunu ve bu durumun yolsuz tescil oluşturduğu iddiasına dayanarak öncelikle satış işleminin iptal edilmesi ve ardından davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesine ilişkin tapu iptali ve tescili davası açmıştır. Davacı Hazinenin tapu iptali ve tescili talebi yönünden, 6292 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi uyarınca yapılan satışlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda "Adli Yargı" görevli olup bu konuda tereddüt bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sistemine göre, kural olarak aynî hakların doğumu, devri, muhtevalarının değiştirilmesi ve ortadan kalkması kural olarak tapu siciline tescil şartına bağlanmış olup, tescil kurucu bir nitelik taşımaktadır....
ın müştereken kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 06.08.2010 tarihinde tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun gereğince önce 16.01.2014 tarihinde ... Belediyesine, daha sonra ise 13.05.2014, 03.06.2014, 03.07.2014, 07.07.2014 ve 14.07.2014 tarihlerinde sırasıyla ..., ..., ..., ... ve ...'a satılarak tapu kaydında gösterilen payları oranında bu kişiler adına kayden intikal ettirilmiş, bilahare ...'a ait 8299/41496 pay 21.11.2014 tarihinde ... ... Gayrimenkul Yatırım Tur. Tic. A.Ş.'ye; ... ve ...'a ait 8299/41496'şar pay ise 15.07.2014 tarihinde ... Reklamcılık ve Tur. A.Ş.'ye satılarak bu keşiler adına tescil edilmiştir. Davacı ..., 04.12.2015 tarihinde taşınmazın müşterek murislerinden kaldığını ileri sürerek miras payına yönelik olarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı taraf, tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir(6100 s.lı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; davacı taraf lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir....
İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, … mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı 5.333,00m²'lik taşınmazın dava dışı ...'e 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve 17.07.2010 tarihinde tescil edilmiş daha sonra kayden satış suretiyle eşit paylı olarak ... ve ...'a intikal etmiştir. Davacı ... 18.12.2013 tarihli dava dilekçesi ile, müdahalenin men'i ilamına, zilyetliğe dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasını 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen süre zarfında açmadığı, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazinenin 6292 sayılı Kanun uyarınca satış ile davalılara geçtiği, davacının zilyetlik hakkına dayanarak malike karşı tapu iptali ve tescil davası açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Somut olayda davacı ... ve ..., dava dilekçesinde, terditli olarak önce çekişmeli 1664 ada 1 parsel sayılı taşınmazda murislerinin kayden pay satın alma nedeni ile 1440/154697 paya hissedar iken taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeni ile bedelsiz iadeye ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında Hazine adına olan tapusunun iptalini ve iddialarına konu payın adlarına tapuya tescilini, bu istekleri yerinde görmezse uğradıkları zararın tazminine karar verilmesini talep etmektedir. Dolayısıyla, eldeki davada ilk değerlendirilmesi gereken davacıların tapu iptali ve tescil davasıdır ve bu davanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir....
Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı Kanun'un 33 üncü md.). iddianın ileri sürülüş şekline göre, dava, davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Bu konuda Kanunun idareye vermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre çözümlenmeyi gerektiği davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir....
gerekçesiyle tapu iptali davası açıldığı, … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, evvelce orman içinde kalmasına rağmen daha sonra yasa değişikliği nedeniyle orman dışına çıkarılan P.VIII no.lu parsel içinde kalan alanlardan olduğu gerekçeleri ile … parsel numarası ile … adına kayıtlı taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verildiği ve taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilinin yapıldığı, 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi üzerine davacı tarafından söz konusu taşınmazın iadesinin talep edildiği, taşınmazın iadesinin uygun görülmediğine dair tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....


