Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 sayılı yasa gereğince orman kadastrosu yapılmış,13.05.1947 günü ilan edilerek kesinleşmiştir. 1994 yılında 2B madde uygulaması yapılmış, 13.09.1994-130.3.1995 tarihleri arasında ilan edilerek 13.03.1995 tarihinde kesinleşmiştir....
Madde uygulamasına yaptığı itirazın reddine karar verilmişse de dava 2. madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu halde, Hazinenin davaya katılımım sağlanarak husumetin yaygınlaştırılmadan davanın esası hakkında karar verildiği, Yönetimin davasının tapu iptaliyle birlikte 2. madde uygulamasına itiraz olduğu, kadastro mahkemelerinin bu tür davalardaki görev ve yetkisinin yöntemine uygun şekilde orman sınırlarıbelirlenerek çekişme konusu taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediğini tespit etmek olduğu, Orman kadastrosuna ve 2. madde uygulamalarına itiraz davalarında kadastro mahkemelerinin tapu kaydını iptal etme ve tescile yönelik hüküm kurma yetki ve görevi bulunmadığı ve tapu iptali - tescil ve elatmanın önlenmesi davalarının H.Y.U.Y.’nın 8. maddesi uyarınca taşınmazın değerine göre genel hukuk mahkemelerine ait olduğu, davacı ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... YÖNETİMİ, dava konusu ... MAHALLESİ 155 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğunu, 82 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan ve 15/8/2002 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 2B madde uygulamasına karşı Orman Bakanlığı tarafından Orman Genel Müdürlüğü aleyhine dava açıldığını, ... Kadastro Mahkemesinin 18/03/2003 ... ve 2003/3-10 sayılı karar ile, dava konusu taşınmaz hakkındaki 6831 Sayılı Yasanın 2B madde uygulaması iptali edilerek, orman sınırları içerisine alındığını, kararın Yargıtay 20....
Nitekim Mahkemece, davacıya ait geçerli bir tapu kaydı olduğu, 6292 sayılı Yasa'nın 7/1-a bendinin son cümlesi uyarınca süresi içinde de dava açıldığı belirtilerek taşınmazın bedelsiz olarak eski malikine iadesi gerektiği gerekçesiyle davacının, bilirkişi raporuyla tapudaki hissesinin karşılığı olduğu tespit edilen 31959/1003005 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir....
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın evveliyatında tapuda adına kayıtlı taşınmaz olup, bu nedenle de 6292 Sayılı Kanun uyarınca iade hakkına sahip olduğunu, bu hususta 14.05.2012 ve 19.02.2016 tarihlerinde idareye başvuruda bulunmasına karşın taleplerinin reddedildiğini ve taşınmazın kendisine iade edilmediğini ileri sürerek 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 28155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a ve 7/4 maddeleri kapsamında kaldığının tespiti ile taşınmazın tapu kaydına "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerdir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8....
Davacı ... 13.05.2015 tarihli dilekçe ile 698 parsel sayılı taşınmazın kendisinin kullanımında bulunduğunu, yokluğunda yapılan kadastro sırasında davalının zilyetliğinde olduğunun yazıldığını, 6292 sayılı Kanun uyarınca da hak sahibi sıfatıyla davalıya satıldığını belirtip, satış bedelinin tarafınca karşılanarak 698 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 30 yılı aşkın süreyle davacının öncesinde de babasının zilyetliğinde bulunduğu, kadastro sırasında davacının köyde bulunmaması sebebiyle tutanağa davalının kullanımında olduğu şerhinin yazıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptal edilip davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışla oluşan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir....
Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir....
Mahallesinde kain bahçe vasıflı taşınmaz 251 ada 36 parsel sayılı, 1.317,02 m2 alanlı taşınmaz 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında 12.02.2018 tarihinde davalıya satılarak devredilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; 251 ada 36 parsel sayılı taşınmazın hukuka aykırı olarak davalıya satıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur....
bir kayıt olmadığı ve anılan kararın kesinleşmesi ile hukuki bir değeri kalmadığı, evveliyatı orman tahdit hudutları içinde olan ve 3116 sayılı Yasa uygulaması sonucu devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edilen bir yerin eski tapu kaydına dayandırılarak kadastro tespiti suretiyle evvelki malikleri adına (mükerrer) tapu tesis edilmesinin hukuki değer ifade etmediğinden, taşınmaz 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmamaktadır....
Davacı Hazine vekili, taşınmazın 1976 yılında yapılan 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve işlemin kesinleştiği iddiasıyla ve tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Hazine vekilinin 19.11.2012 tarihli duruşmada 6292 sayılı Kanun kapsamında davadan vazgeçtiklerini açıklaması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yörede, 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması ile 1981 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 1953 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır....


