WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT -KARAR- Tapu kaydının iptali ve tescili ile 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali istekli olarak açılan dava sonunda tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tescil edilmesine karar verilmiş ve bu karar nedeniyle Yargıtay 20.H.D.'nin onamasından geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda, dava T.M.K. 'nun 1023 maddesinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 20.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 10.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., tapu kaydına dayanarak yörede 1988 yılında ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında ... Köyündeki Aralık 1977 tarih 1 nolu tapuya kayıtlı taşınmazın 517 parsel nolu orman parseli içinde kaldığını, tapu kapsamındaki 21 dönümlük taşınmazın tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre geçmiş olduğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....

O halde, yapılan ve kesinleşen işlem, orman kadastrosu olduğuna göre, somut olayımızda temyize konu davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi hükmüne göre açılan tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 sayılı Orman Kanununun 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptaline ilişkin bir dava olduğunun kabulü zorunludur. Kadastro yasaları tasfiye amaçlı yasalardır. Bu nedenle; kadastro yasalarınca yapılan işlemlerin iptali, belirli sürelere bağlanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. ve 6831 sayılı Orman Kanununun 11/1. maddesinde belirtilen süreler hak düşürücü süreler olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Hak düşürücü süre, davanın görülebilirlik koşuludur. Bir davada hak düşürücü sürenin bulunup bulunmadığı hususu, taraflarca ileri sürülmese dahi davaya bakan hâkim tarafından gözetilmesi gerekir. Hak düşürücü süre geçmişse davanın esası incelenemez....

Çekişmeli parseller hakkında 1990 yılında düzenlenen kadastro tesbit tutanaklarında taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu belirtildikten sonra sadece Orman Bölge Şefliğinin 11.07.1989 tarihli kararı ve ekindeki orman kadastro haritasına göre taşınmazların orman kadastro haritası kapsamı içinde kaldığından söz edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş ve yasaya da aykırı olarak beyanlar hanesine davacıların zilyet olduğu şerhi verilmiştir. -2- 2007/1499-2442 Dava, 10 yıllık hak düşürücü süre içeresinde açılan tapu kaydının iptaliyle birlikte 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 01/09/2006 - 02/10/2006 tarihleri arasında ilân edilmiştir Her ne kadar mahkemece; davanın, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince 6 aylık süre içinde açılmadığı kabul edilerek reddine karar verilmiş ise de, yörede yapılan orman tahdidinin 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapıldığı ve 01/09/2006 - 02/10/2006 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkartılarak 03/10/2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....

Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmü mevcuttur. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 25 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sonuçları 19.06.1991 tarihinde 6 ay süre ile ilan edilmiş, çekişmeli taşınmaz bu çalışmada aynı anda orman sınırları içine alınıp, nitelik yitirdiği gerekçesi ile 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. 25 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan çalışma itiraz edilmeksizin 20/12/1991 tarihinde kesinleşmiş ve buna göre 10 yıllık hak düşürücü süre ise 20/12/2001 tarihinde dolmuştur. Davacı ... ise davasını, on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 21.04.2010 tarihinde açmıştır....

Tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren; davanın açıldığı 25.04.2011 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık sukutu hak süresi geçmemiştir. Yani dava, hak düşürücü süre geçmeden açılmıştır. Tespit 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığına ve bu Kanun hükümleri uygulandığına göre, iptal ve tescil yönünden açılan davaya da bu Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinde şüphe yoktur. Yani iptal için açılan davada, 3373 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi hükümlerini uygulama olanağı bulunmamaktadır. O halde; sadece tapulu taşınmazlarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin nazara alınması ve süresi içerisinde açılmışsa esasa girilmesi gerektiğinin açıklanması, tapusuz taşınmazlarda zilyetliğe dayanılarak açılan iptal davalarında nazara alınmaması ve dava açılamayacağının belirtilmesini kabul 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesini yok farz etmek olur ki, bunu düşünmek dahi mümkün değildir....

Mahkemece, taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan ve 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince zilyetliğe dayanılarak 10 yıllık süre içinde dava açılamayacağından davanın reddine karar verilmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanununda ve diğer kanunlarda 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılacak kadastro tespitlerinde zilyetliğe ve vergi kaydına dayalı olarak açılan davaların 30 günlük askı ilan süresi ile sınırlı olduğuna ve 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmasının olanaklı olmadığına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır....

Davacı, Medeni Yasaya göre mülkiyet hakkının bütün ayni haklar gibi, hak düşürücü süreye bağlı olmadığı ileri sürülerek dava konusu taşınmazı içine alan orman kadastrosunun iptali istenmekte ise de, dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazı orman sınırları içine alan orman kadastro çalışmasının 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılıp askı ilanının 3373 Sayılı Yasanın 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe girdiği tarihden sonra 06.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, Hukuk Genel Kurulunun 11.03.1992 gün ve 1991/14-253-170 sayılı kararında da kabul edilen ilkeye göre, ilan; işin esası değil sonucunun duyurulması olduğundan, 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce yapılan, ancak bu yasanın yürürlüğü sırasında ilan edilen orman kadastro işlemlerine karşı 3373 Sayılı Yasa ile tapulu taşınmazlar için getirilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, kaldı ki; ilan ve dava tarihine göre 10 yıllık sürenin dahi geçirilmiş olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği, yine Hukuk Genel...

Dava, kadastro öncesi nedenlere dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yörede, 1998 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca yapılmış kadastro çalışması bulunmaktadır. Mahkemece, kadastro tutanağının 31.03.1998 tarihinde kesinleştiği, tespitin kesinleşmesinden sonra 3402 sayılı Kanunun 16/D ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde sadece tapu kaydına dayanılarak tapu kaydının iptali ve tescilinin istenebileceği, davacının ise zilyetliğe dayandığı gerekçesiyle davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; verilen karar, dosya kapsamına uygun değildir. Çekişmeli taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanununa göre ve orman kadastro komisyonları tarafından değil; 3402 sayılı Kadastro Kanuna göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında ve aynı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman vasfıyla ...adına tespit edilmiş; kadastro tespitleri 3402 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince askı ilanına çıkarılmıştır....

UYAP Entegrasyonu