Ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesi gereğince; ancak, tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir. Davacı, tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemez" denilmektedir. Somut olayda; 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda dava konusu 195 ada 193 parsel sayılı taşınmaz 1996 yılında orman niteliği ile tespit edilmiş ve kesinleşerek Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ve taşınmaz kamu malı oluşmuştur. Kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 16/D. ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1 maddesi gereğince; ancak, tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali ve şerhin kaldırılması davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar 29.12.2004 günlü dilekçelerinde ... Köyü 649 parsel sayılı tapulu taşınmazın orman sınırı içine alınma işleminin iptaline, tapu kaydına konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali ve şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 31.07.1997 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 Sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır....
Oysa ki, yukarıda belirtildiği gibi dava, orman kadastrosunun iptali istemiyle açılmış olup tapu iptali ve tescile yönelik bir dava ve talep bulunmamaktadır. Müşterek mülkiye tabi taşınmazlarda maliklerin her biri ayrı yarı orman kadastrosuna itiraz davası açabileceklerine ve yapılan araştırma ile varılan sonuca göre taşınmazın öncesinin orman olmadığı belirlendiğine göre, sadece orman kadastrosunun iptaline karar vermek ile yetinilmelidir.] denilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 04/05/1999 tarihinde ilân edilip 04/11/1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunun dava konusu parsel yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.05.1999 tarihinde ilân edilip 04.11.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır....
Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; orman tahdidinin kesinleştiği 1988 yılından davanın açıldığı 2008 yılına kadar 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre çoktan geçmiştir. Hak düşürücü süre, olumsuz dava koşulu olup; tüm defi ve itirazlardan önce mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir....
Temyize konu dava 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık süre içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılmıştır. Ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D ve 6831 sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir. Davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemez. Zilyetliğe dayalı olarak davanın dinlenme olanağı bulunmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, farklı bir gerekçeyle reddi doğru değilse de, redde ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi....
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmış, bu işlem 04/05/2007 - 04/06/2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir. Mahkemece, Dairemizin 21.05.2013 günlü bozma ilamında değinildiği gibi 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesine göre orman olarak kesinleşen taşınmazın tapusunun iptali isteminin 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılabileceği, davacının ise, zilyetliğe dayalı dava açtığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmişse de verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır....
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde de kamu mallarında 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağının belirtildiği, bu itibarla; mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek yargılamaya devamla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu...] gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tarla niteliğindeki tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir....
Dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 29/09/2008 - 30/10/2008 tarihleri arasında ilân edilmiş ve 01/11/2008 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmıştır. Her ne kadar mahkemece dava, 3402 sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil davası olarak kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yörede yapılan orman tahdidinin 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapıldığı ve 29/09/2008 - 30/10/2008 tarihleri arasında kısmî ilâna çıkartılarak 01/11/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....
Orman kadastrosu 2002 yılında yapılmış, 30/06/2003 tarihinde ilan edilmiş, 30/12/2003 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, davanın altı aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 31/12/2003 tarihinde açılması nedeniyle hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş ise de, 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin 10 yıllık süre içinde dava açma haklarının saklı olduğu davacı da tapu kaydına dayanarak temyize konu davayı açtığına göre davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra alınan tapu kaydının 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde anılan nitelikte bir kayıt olup olmadığı görevli Asliye Hukuk Mahkemesince tartışılacak ve dava ona göre karara bağlanacaktır. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerekir....
O halde; 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince tapulu yerler için 10 yıllık süre içerisinde orman kadastrosuna itiraz ... tanınmış ise de, öncesi mera niteliği ile idari yoldan Hazine adına tescil edilen tapu kaydının 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman kadastrosunun iptalini gerektirir nitelikte tapulardan olmadığı ve bu konunun komşu parseller hakkında verilen mahkeme kararı ve bu kararı onayan daire kararında kabul edildiğinden hak düşürücü süre nedeniyle dinlenme olanağı bulunmayan karşı davanın reddi ile kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölüm yönünden Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve karşı davalı ... ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 03/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi....


