WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

11/1. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebileceği, aplikasyonda aplikasyon sınırları değiştirilmediği, 2/B madde uygulamasına dava açmada davacının hukuki yararı bulunmadığı, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemeyeceği, zilyetliğe dayalı olarak davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....

Hukuk Dairesinin anılan bozma kararında özetle; "6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hakdüşürücü sürenin orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilan edildiği, 6 aylık sürenin bitiminden başlayacağını, bu nedenle davanın 10 yıllık hak düşürücü süre bitmeden açıldığının kabul edilmesi, dava konusu 1344 ve 1346 sayılı parsellerin diğer hissedarları olan ... ve arkadaşlarının ... Asliye 19. Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu orman tahdidine itiraz davasıyla, eldeki bu davanın fiili ve hukuki irtibat nedeniyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilerek, bundan sonra işin esasına girilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Bu dava ile ... ve arkadaşları tarafından açılan ve 19....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman tahdinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 16/03/2006 günlü dilekçesinde ... Köyü 125, 137 ve 553 parsel sayılı taşınmazların tapulu yeri olduğunu, orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alındığını, bu işlemlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların, orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08/02/1999 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....

Maddesine göre tapuya dayalı orman kadastrosuna itiraz davasının orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde açılması gerektiği dava tarihine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin çoktan geçtiği ve taşınmazın resmi belgelerde halen eylemli durumda orman sayılan yerlerden olduğu ve davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/05/2011 gününde oybirliği ile karar verildi....

, davacı zilyetliğe dayalı olarak dava açtığına göre Kanunda söz edilen ve hak düşürücü süre olan altı aylık itiraz süresinin geçtiği, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekeceğinden davanın altı aylık hak düşürücü sürede açılmadığından reddinin gerektiği “ belirtilmek suretiyle karar bozulmuş, davacı taraf daha önce Dairemizin denetiminden geçen başka bir dosyada da Dairemizin 2015/14471 Esas sayılı kararı ile “davacı gerçek kişinin zilyetliğe dayanarak 10 yıllık süre içinde açtığı orman tahdidine itiraz davasının kabulüne karar verildiğini ve bu kararın Dairece onandığını “ belirterek karar düzeltme talep etmiştir....

Hukuk Dairesinin 23.05.2005 gün ve 2005/527-6718 sayılı bozma kararında özetle: "Kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Yasının 16/D ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilecek olup, davacı tapuya dayandırmadan hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemez. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetliğe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir....

Bu açıklamalar ışığında; dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla açılan temyize konu dava yönünden 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı açıktır....

Tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren; davanın açıldığı 23.10.2007 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık sukutu hak süresi geçmemiştir. Yani dava hak düşürücü süre geçmeden açılmıştır. Tespit 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığına ve bu Kanun hükümleri uygulandığına göre, iptal ve tescil yönünden açılan davaya da bu Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinde şüphe yoktur. Yani iptal için açılan davada, 3373 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi hükümlerini uygulama olanağı bulunmamaktadır. O halde; sadece tapulu taşınmazlarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin nazara alınması ve süresi içerisinde açılmışsa esasa girilmesi gerektiğinin açıklanması, tapusuz taşınmazlarda zilyetliğe dayanılarak açılan iptal davalarında nazara alınmaması ve dava açılamayacağının belirtilmesini kabul 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesini yok farz etmek olur ki, bunu düşünmek dahi mümkün değildir....

Mahkemece, davanın ... ve ... yönünden hak düşürücü süre ve kesin hüküm nedeniyle reddine, Hazine ve Orman Yönetimi yönünden açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın 1963 yılında kadastrosu sonucu tespit ve tapuya tescil edildiği, davanın 3402 sayılı Yasanın 12/3. Maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 2009 yılında açıldığı gibi davalılar ... ve ... yönünden de kesin hüküm koşulları gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazine ve Orman Yönetiminin ve müdahil Hazinenin 322 ve 323 parsellerle ilgili tapu iptali tescil ile elatmanın önlenmesine ilişkin davasının reddine, davacı ... Kasap mirasçılarının davalarının kabulüne, 322 parsele ilişkin yapılan orman kadastrosunun iptaline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12/07/2002 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....

UYAP Entegrasyonu