WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "limited şirketin fesih ve tasfiyesi" davasıdır. 6102 s. TTK'nin 636/3. maddesine göre, "(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." Somut olayda ; 6102 s. TTK'nin 636/3. maddesi gereğince, haklı sebeplerle limited şirketin fesih ve tasfiyesinin istenilebilmesi için davacıların bu şirketin ortağı olmaları gerekmektedir. Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27/06/2022 tarihli cevabi yazısına göre; davalı şirketin ortakları ... , ... , ... ve ... olup, çıkartılan UYAP nüfus kayıtlarına göre de bu 4 ortağın da halen sağ olduğu, davacıların hiçbirisinin ortaklar arasında yer almadığı, mirasçılık yoluyla da ortak olmadıkları anlaşılmıştır....

Bu şekilde bir karara mahkemece ancak TTK 636/3 maddesi kapsamında şirketin fesih ve tasfiyesi şartları oluşmuşsa şirketin fesih ve tasfiyesi yerine çıkma da istemeyen davacı ortağın talebi var ise ve mahkemece kabul görülür ise duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm kapsamında ancak karar verilebileceği, oysa somut olayda davacı karşı davalı şirketin fesih ve tasfiye şartlarının oluşmadığı bu bağlamda diğer ortak ...'in şirketten çıkartılması şeklinde bir karar verilemeyeceği ayrıca davacı ...'ın da kendisinin şirketten çıkması yönünde bir isteminin de bulunmadığı bu manada TTK 638. Maddesi kapsamında şirketten çıkmaya yönelik bir istemin bulunmaması fesih ve tasfiye şartları oluşmayan şirketten diğer ortağın çıkartılmasına yönelik bir yasal düzenlemenin de bulunmaması dikkate alındığında davalı karşı davacının karşı davasının da reddi gerekmiştir....

Bu şekilde bir karara mahkemece ancak TTK 636/3 maddesi kapsamında şirketin fesih ve tasfiyesi şartları oluşmuşsa şirketin fesih ve tasfiyesi yerine çıkma da istemeyen davacı ortağın talebi var ise ve mahkemece kabul görülür ise duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm kapsamında ancak karar verilebileceği, oysa somut olayda davacı karşı davalı şirketin fesih ve tasfiye şartlarının oluşmadığı bu bağlamda diğer ortak ...'in şirketten çıkartılması şeklinde bir karar verilemeyeceği ayrıca davacı ...'ın da kendisinin şirketten çıkması yönünde bir isteminin de bulunmadığı bu manada TTK 638. Maddesi kapsamında şirketten çıkmaya yönelik bir istemin bulunmaması fesih ve tasfiye şartları oluşmayan şirketten diğer ortağın çıkartılmasına yönelik bir yasal düzenlemenin de bulunmaması dikkate alındığında davalı karşı davacının karşı davasının da reddi gerekmiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 gün ve 2011/151-2011/126 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.11.2013 gün ve 2012/4166-2013/21040 sayılı kararı aleyhinde davalı/karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 2007 yılından beri kâr dağıtmadığını, bilançosu hakkında bilgi verilmediğini, usulsüz borçlandırıldığını, defterlerin usulsüz tutulduğunu, müvekkilleri açısından şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde davacıların şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir....

Reklam Turizm Tekstil Tic ve San Ltd Şti ortağı olduğu ve şirketin vergi kaydının 23.06.1997-31.12.2002 tarihleri arasında olduğu, şirketin faaliyetini 1998 yılında durdurduğu, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından, şirketin 6103 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca asgari sermaye miktarına yükseltilmemesi nedeniyle 14.02.2014 tarihinde münfesih sayıldığı ve 26.06.2014 tarihinde res'en silindiği anlaşılmaktadır.İlgili yasa maddesinde limited şirket ortaklığının "... iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde..." sona ereceği düzenlenmiştir.Somut olayda; şirket münfesih sayılmış olmasına rağmen, şirketin fesih ve tasfiyesi tamamlanmadıkça maddi anlamda bir terkinden söz edilemeyeceği, Ticaret Sicilinin kanun gereği terkin işlemini yapmış olduğu, yasal gerekliliği yerine getirdiği, şirketin gerçek anlamda tasfiyesinin yapılmadığı ve tamamlanmadığı anlaşılmakla, davacının limited şirket ortaklığı halen devam ettiğinden davanın reddi...

Somut olayda, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davacı tarafından, şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından hak ve alacakları ödenerek çıkmaya izin verilmesinin talep edildiği, mahkeme tarafından toplanacak deliller sonucunda, iddiaların ispatlanması halinde, tarafların hak ve menfaatleri göz önüne alınarak bir karar verileceği, HMK'nun 389. maddesinde öngörülen ihtiyati tedbir şartları oluştuğu gibi, 6100 sayılı HMK'nun 390/3 maddesi gereğince davacı tarafından bu taleple ilgili davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulduğu, bu nedenle, davacının ortaklıktan doğan haklarının korunması ve davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla ihtiyati tedbir kararının verilebileceği, davacı tarafından sunulan limited şirket pay devri sözleşmesinden davacının hisse bedelini ödediğinin belirtilmiş olması karşısında, tedbir kararının teminatsız olarak verilmesinin uygun olduğu anlaşıldığından...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/396 Esas KARAR NO : 2019/88 DAVA : Şirket Feshi ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 12/06/2018 KARAR TARİHİ: 08/02/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan şirket feshi ve tasfiyesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı asilin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ortağı olduğu ... Yöntem Org. Ltd. Şirketinin 5 yıldır tasfiyede olması ve şirket müdürü olan davalı ...'a ulaşamadığını, şirketin kapanması ile ilgili işlemleri yapmadığından üzerinde halen şirketin bütün haklarının feshine ve şirketin kapanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça davaya cevap verilmediği gibi duruşmalara da katılmadığından yokluğunda karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava konusu şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, davacının tüm delilleri toplanmıştır. Dava, iki ortaklı dava dışı limited şirketin feshi davasıdır....

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasıdır.Davalı şirketlerin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketlerdeki hisselerine haciz konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi ihbar tebligatlarının yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi ihbar yapması, limited şirketin münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ayrıca fesih davasının açılması gerekir ve bu fesih davasında, alacaklı davacı olup, davalı olarak da limited şirketin yanında limited ortaklığın tüm ortaklarına husumet yöneltilmesi gerekmektedir.Somut davada husumet yalnızca fesih ve tasfiyesi istenen limited şirketlere yöneltilmiş, şirketlerin ortakları davada yer almamıştır....

Dava; Davalı şirketin müdürünün görevden alınması, kayyım atanması, şirketin fesih ve tasfiyesi davası olup, Uyuşmazlık; şirketin fesih ve tasfiyesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı, ------ görevden alınma şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. ---kaydı incelenmesinde, davalı ----münferit yetkili olduğu, şirketin toplam -- ortaklı olduğu anlaşıldı. Davacı vekilinin ------ tarihli duruşmada da davasını ortaklıktan çıkma davasına dönüştürüp ----- tutarlı sermaye payının tahsilini istediği, davacı vekiline vekalet ya da yetki belgesi sunması için süre verildiği, harçla ilgili bir karar henüz verilmemişken bu kez ıslah dilekçesi sunarak talebindeki miktarı düşürdüğü anlaşıldı....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/343 Esas KARAR NO:2022/697 DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ:09/05/2022 KARAR TARİHİ:05/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket (ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ---- hisseli kurucu ortaklarından ---- tarihinde vefat ettiğini, davacı müvekkillerden----babası olan müteveffanın ölümünden sonra ---- tamamen diğer ortak----kaldığını, şirketi zarara uğratacak şekilde tek başına idare etmesi nedeniyle şirketin tasfiyesi, mümkün olmaması halinde ise ayrılma akçesinin tespit edilerek müvekkillerin ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.Davalı şirket adına dava dilekçesi ve tensip tutanağı ekli açıklamalı davetiyenin usulünce tebliğ edildiği, anlaşıldı.Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Mahkememizce, davalı şirketin...

UYAP Entegrasyonu