Davalılar vekili, müvekkilinin müdürlük görevini şirket anasözleşmesine ve ticari teammüllere uygun olarak yerine getirdiğini, azli gerektirir bir durumun mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da; davacı-karşı davalının sermaye artırım borcunu ihtarlara rağmen ödemediğini ileri sürerek, davacı-karşı davalının şirketten ihracını talep ve dava etmiştir....
Ünver’in ise şirketin müdürü olduğunu, adı geçen davalının müdür olarak seçildikten sonra şirketi şahsi işletmesi gibi keyfi yönettiğini, müvekkilini dışladığını, şirket işleyişi hakkında müvekkiline bilgi vermediğini, şirketi kötü yöneterek şirketin zararına sebep olduğunu, müvekkiline haber vermeden ortaklar kurulunu topladığını ve kararlar aldığını, usulsüz işlemler yaptığını ileri sürerek, davalının şirket müdürlüğünden azli ile şirkete kayyım tayin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkilinin müdürlük görevini şirket anasözleşmesine ve ticari teamüllere uygun olarak yerine getirdiğini, azli gerektirir bir durumun mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da; davacı-karşı davalının sermaye artırım borcunu ihtarlara rağmen ödemediğini ileri sürerek, davacı-karşı davalının şirketten ihracını talep ve dava etmiştir....
yi doğrudan doğruya ilgilendirileceği, husumetin doğrudan doğruya davalı şirket ile birlikte hasım gösterilerek yönetilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK.114-1-d maddesi gereğince husumetin doğru hasma yöneltilmesi dava şartı niteliğinde bulunduğu, gerekçesiyle dava şartı yokluğundan HMK.115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nin 660/2. maddesine istinaden açılan limited şirket müdürünün haklı sebeplerin varlığı nedeniyle azli istemine ilişkindir. Mahkemece, husumetin müdür dışında ayrıca şirkete de yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK'nin 630/2 maddesi ve Dairemizin yerleşmiş kararlarında da benimsendiği üzere (11. H.D 25.03.2002 tarih 10398/2664 sayılı kararı), haklı sebeple azil davasında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir....
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin davalı şirket müdürüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı diğer iddialarının yanında davalı müdürün şirkette çalışmayan kişileri sigortalı olarak gösterdiği, bu nedenle davalı müdür'ün Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/151 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürmüş ve delil olarak bu dava dosyasına dayanmışsa da mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır....
Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, mahkemece, dava açıldıktan sonra alınan genel kurul kararında davalının yeniden müdür seçilmesine karar verildiği ve davacı tarafından genel kurul kararının iptali davası açıldığı, genel kurul tarihinden önceki döneme dair davalının temsil yetkisinin kaldırılması istemine dair davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. 6102 sayılı ... m. 622 gereğince bu kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı düzenlenmektedir. 6102 sayılı ... m. 450 maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline ilişkin kesin hüküm geçmişse etkilidir. Fakat bu geçmişse etki şirket içi ilişkilerde ve bir de genel kurul kararının şirket ile üçüncü kişiler arasındaki hukuki ilişkinin unsuru veya geçerliliği şartı olduğu hallerde söz konusudur....
Otopark Çekici Otomotiv Ve Gıda Limited Şirketinde yapılan genel kurulda şirket müdürünün görevinden azledilmiş olduğunu ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirket müdürünün değiştirildiğini beyan ettiği, bu surette davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla taraf vekillerinin yargılama gideri talep etmemesi de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmişitr....
İnşaat Dekorasyon Turizm Tekstil Gıda ve Kozmetik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nde %49 hisseye sahip olduğunu, şirket hissesinin %51'lik kısmının ise davalıya ait olduğunu, davalının aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, şirket müdürü davalının ortaklara eşit davranma yükümlülüğünü, ortaklara bilgi verme yükümlülüğünü, şirkete sadakatle bağlılık yükümlülüğünü ve özen yükümlülüğünü ihlal etmekte olduğunu, bunlarla da kalmayıp bir çok usule ve yasaya aykırı işlemler gerçekleştirdiğini, dava dilekçesinde açıkladıkları nedenlerden dolayıdavalının özen ve bağlılık yükümünü ağır bir biçimde ihlal ettiği sonucuna varılması gerektiğini, bu itibarla mahkemece, asıl davalı şirket müdürünün azli için haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü ile sonucuna göre davalı müdürün, yönetim ve temsil yetkisini gerektiği gibi kullanmadığından dava sonuna kadar şirket ve müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğabileceğinden müdürün şirketten tedbiren el çektirilmesinin ve şirkete yönetim kayyımı atanmasının...
in davalı şirket müdürlüğünden azli ile yerine kayyum atanmasını ve TTK 549 maddesi uyarınca haklı sebeplerle şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı dava hakkında ise, müvekkilinin hiç bir zaman davalı şirketi temsile yetkili olmadığını, şirket kurulmadan önce çalıştığı işine devam ettiğini, mesai dışındaki zamanını şirket müdürü ve eşi olan ...'a yardım ederek geçirdiğini, davalı şirketten herhangi bir ücret almadığını ve davalı şirket aleyhine başka bir iş yapmadığı gibi rekabette etmediğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir. Davalılar-karşı davacılar vekili, davalıdan önceki şirket müdürünün davacının eşi ... olduğunu, şirketin mali müşavirinin ise davacının kardeşi ...'...
Bu durumda, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekir. ...Şti.’nin davacı ...ve davalı ... tarafından 27.02.2018 tarihinde Burdur ilinde kurulduğu, hisse devirleri neticesinde sermaye paylarının; %50’sinin ..., %21’inin ..., %15’inin ..., %7’sinin ... ve %7’sinin ...’a ait olduğu, Şirket müdürünün ... olduğu anlaşılmaktadır. ...Şti. ile ... tarafından 06.07.2018 tarihinde İstanbul ilinde ....Şti. unvanlı bir şirket kurulduğu, şirketin sermaye paylarının; %90’ının ....Şti.'ne, %10’unun ...’a ait olduğu, Şirket müdürünün ...Şti. olduğu ve tüzel kişi temsilcisinin ... olarak belirlendiği, ....Şti.’nin %50 ortağı ve Şirket müdürü ... tarafından ....Şti.’nin ...Şti.’ndeki paylarının tamamının, İstanbul ...Noterliği’nin 11.09.2020 tarih ve ... sayı ile tasdikli 28.08.2020 tarihli 2020/01 Genel Kurul Kararı ile kendisine (...) devredildiği anlaşılmaktadır....
GEREKÇE :Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 24/03/2023 tarihli dilekçesi ile; şirket müdürünün azli davası açılmış olsa da 23.03.2023 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda davaya konu şirket müdürünün azledildiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek talepleri üzerine şirket malları üzerine konulan tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....


