WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/481 E. sayılı dosyası ile şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum atanmasını talep ettiğini, şirket müdürünün .../03/2016 tarihinde şirket müdürlüğü görevinden istifa ederek hissesini muvazaalı olarak devrettiğini, .../03/2016 tarihli genel kurulda şirket müdürünün hisse devrinin ve istifasının onaylandığını, ibra edildiğini, şirket müdürü ... aleyhine 2015/481 esas sayılı dava dosyası ile yargılama devam ederken, şirket müdürünün istifasına,ibrasına ve hisse devrine yönelik genel kurulda karar alınmasının dürüstlük kuralına uygun olmadığını, genel kurul toplantısının ilan ve tebligatının usulsüz olduğunu,.... 621.maddesinde öngörülen karar nisabının sağlanmadığını ileri sürerek davalı şirkete dava sonuna kadar kayyum atanmasını, usul ve hukuka aykırı olarak yapılan .../03/2016 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Esas KARAR NO : 2021/596 DAVA : Limited Şirket Müdürünün azli DAVA TARİHİ : 24/06/2021 KARAR TARİHİ : 14/10/2021 GR.KR.YZM.TARİHİ : 15/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Müdürünün Azli - Kayyımlık davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; merkezinin ... Ankara adresinde bulunan ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... vergi numaralı ... Bilgisayar Bilişim İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de aynı zamanda kardeş olan ...'nın 345 payla, ...'nın 355 payla ortak olduğunu, 12.11.2018 tarihli 08 sayılı Genel Kurul Kararı ile şirketi münferiden temsile yetkili olarak ...'nın şirket müdürü seçildiğini, müvekkilinin ... firma isimli şahıs işletmesini 20.03.2013 tarihinde limited şirkete taşıdığını, kardeşi olan ...'...

Taraflar arasındaki asıl davada şirket müdürünün azli, şirkete kayyım atanması ve şirket esas sermaye paylarının davacılara intikali ile pay defterine kaydı ile karşı dava ise karşı davalıların şirket ortaklığından çıkarılması ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davacının hisse tescili talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının azil ve kayyım tayini talebinin reddine, karşı dava yönünden davacının alacak istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının ortaklıktan çıkarılma talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir....

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün şirket malvarlığını, teknik bilirkişi raporunda tespit edilen şekilde değerinin altında 3.kişilere satmak suretiyle açık şekilde davalı şirketi doğrudan zarara uğrattığı ve şirketin malvarlığının azalmasına bağlı olarak da şirket ortaklarının da zarara uğramasına sebep olduğu, davalı şirket müdürünün piyasa araştırması yaparak satış rakamlarını belirlemek zorunluluğunun bulunduğunu, ancak dosya kapsamında bu yönde bir belge ve bilgiye rastlanılmadığı, davalı müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır bir biçimde ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nın davalı şirketin müdürlüğünden azline, davacının tedbir talebinin kabulü ile karar kesinleşinceye kadar davalı şirket müdürü/yönetim organının her türlü karar ve işlemlerinin [SGK ve vergi idaresi ile yapılacak işlemler/bildirimler ve ödemeler hariç] denetim kayyımının onayına bağlı kılınmasına karar verilmiştir....

ın hisselerinin müvekkili tarafından satın alındığını, ancak bu hususun davalı şirket müdürü tarafından ilan edilmediğini ileri sürerek, 2005/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 204.02.2015 tarihli dilekçesi ile talebini şirket müdürünün azli ve şirkete ait 5 parsel ve 12 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili işlem yapılmasının sınırlanması olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacının da müvekkili gibi münferit imza yetkisine sahip olduğunu, hisse devrini tek başına tescil ve ilan ettirebileceğini, davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediğini, müvekkilin davacı yerine imza atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda limited şirket müdürünün azli davasında davalı şirket müdürünün şirketi zararlandırıcı işlemler yaptığı ileri sürülerek karşı yanın azli ya da temsil yetkisinin kaldırılması istenmektedir. Davacı yan tarafından iddialarını delillendirmek adına davanın açılış safhasında somut bir bilgi ve belge sunamamış olup, mahkemece yaklaşık ispatın oluşmadığı yönündeki kabulü yerinde görülmüştür. Toplanan deliller çerçevesinde şu aşamada yaklaşık ispatın hasıl olmadığı anlaşılmakla, davalının yönetim yetkisinin kaldırılması gerektiğine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında isabetsizlik görülmemiş olup vaki davacı vaki vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir....

Şirketi tarafından kiralandığı, daha sonra davalı şirketin malzemelerinin adı geçen şirket ve başka şirketlere satıldığı, faturaların dosyaya ibraz edildiği, ayrıca davalı şirket aleyhine icra takipleri yapıldığı ve haciz işlemleri uygulandığı, şirket borçlarının özellikle ödenmediği, davalı şirketin 2015 yılı ticari defterleri tutulmadığı için bu hususların bilirkişi raporunda gözardı edildiği ve buna göre davacının iddialarını ispatladığı ve davalı şirket müdürünün azli yönünden haklı sebeplerin oluştuğu gözetilerek davalı şirket müdürünün haklı nedenle azline ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozularak iade edilmiştir. Mahkememizin 2018/594 yeni esasına kaydedilerek yapılan yargılama sırasında usul ve yasaya uygun yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dava, davalı şirket müdürünün davalı şirketi kötü yönetmesi nedeniyle haklı nedenlerle müdürlükten azli ve davacı şirkete kayyım atanması davasıdır....

Bu durumda, davacıların şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmekte olup, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve itibar olunan bilirkişi raporuna göre davalı şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektirecek haklı sebebin ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur....

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu limitet şirket müdürünün haklı sebeple azlini ve şirkete tedbiren kayyım tayin edilmesini talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesince, azil için haklı sebep oluşmakla birlikte, şirket müdürünün azli davasında şirketin de davalı gösterilmesi gerektiği halde gösterilmemesi nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, karar davacının temyizi üzerine, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda, müdürün azli davasında şirketin hasım gösterilmesinin zorunlu olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir....

Maddesi gereği müdürün azli istemiyle açılan dava kapsamında davalı şirket müdürünün temsil ve idare görevinin durdurulmasına karar verilmesini, talep etmiştir. Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; dava dışı limited şirketin üç müdüründen biri olan davalının azli istemiyle açılan dava kapsamında şirket müdürünün, şirketi yönetim ve temsil haklarının kaldırılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle ilgili olarak özellikle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelere göre (bkz....

UYAP Entegrasyonu