Şti. vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlu şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve sair fesih iddialarını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, iddiaların yerinde olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiş, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2016/24526 E., 2017/1967 K. sayılı ilamı ile borçlunun vekiline yapılan satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre usulsüz olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. HMK'nun 119/1-e maddesi uyarınca; şikayetçi, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları şikayet dilekçesinde göstermek zorundadır. Aynı Kanun'un 25. maddesi hükmüne göre de; hakim, şikayet dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, ileri sürülmeyen maddi olayları kendiliğinden gözetemez....
A.Ş. vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlu şirkete 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve sair fesih iddialarını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, iddiaların yerinde olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiş, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.11.2016 tarih ve 2016/18549 E., 2016/23140 K. sayılı ilamı ile; borçlunun vekiline yapılan satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre usulsüz olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. HMK'nun 119/1-e maddesi uyarınca; şikayetçi, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları şikayet dilekçesinde göstermek zorundadır. Aynı Kanun'un 25. maddesi hükmüne göre de; hakim, şikayet dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, ileri sürülmeyen maddi olayları kendiliğinden gözetemez....
Somut olayda şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye 04.02.2022 tarihinde satışının yapıldığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece şikayetçinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının üçüncü kişiye devredilerek sona erdiği dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5....
Somut olayda şikayet eden tarafından, şikayet tarihi ve haciz tarihi itibariyle adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talep edildiği, bu bakımdan hukuki yararın şikayet tarihi ve şikayetin incelenmesi sırasında devam etmesi gerektiği ancak şikayetin incelenmesi sırasında taşınmazın üçüncü kişiye 25.10.2022 tarihinde satışının yapıldığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece şikayetçinin taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının üçüncü kişiye devredilerek sona erdiği dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5....
Bu hacze dayanak yapılan örnek 7 ödeme emri tebligatı usulsüz olduğundan bahisle borçlunun şikayeti üzerine, ... 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 07.02.2013 tarih ve 2012/806 esas 2013/116 sayılı kararı ile tebliğ tarihinin 11.12.2012 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dava konusu takip dosyasından borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin, Mahkemece usulsüz olduğu tespit edilerek, borçlu şirketin ödeme emrinden 11.12.2012 tarihinde haberdar olduğu kabul edildiğine göre, 22.10.2012 tarihinde yapılan davaya konu haczin, takip kesinleşmeden yapıldığı ve usulsüz olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece, haczin usulsüz olduğu dava tarihi itibarı ile geçerli bir haciz bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin ve davalı borçlu ... Madencilik Nakliye Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/07/2014 NUMARASI : 2011/650-2014/538 Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dosyada şikayetçi M.. C.. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5875 sayılı dosyasında hazırlanan sıra cetvelinde, ilk sırada yer alan takip dosyasında borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkiline ait takip dosyasındaki haczin bu itibarla daha önce olduğunu, dosyaya ayrılan paranın 1 ve 2. sıradaki dosya alacaklıları oranında garameten paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Genel haciz yoluyla yapılan takipte borçlu Belediyeye ait olan taşınmaz, araç ve banka mevduat hesabına haciz konulduğu, borçlu Belediye vekili tarafından hacizlerin kaldırılması talebiyle mahkemeye şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece banka hesabı üzerine konan haczin sonradan icra müdürlüğünce kaldırıldığı gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, araçlar ve taşınmaz üzerine konan haciz açısından ise 6522 sayılı Yasanın 121. maddesi ile 5393 sayılı Yasanın 15. maddesine eklenen son fıkra uyarınca hacizlerin usulsüz hale geldiği gerekçesiyle hacizlerin kaldırılmasına...
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2021/6741 E. sayılı takip dosyasında 07.09.2021 tarihli sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin usul ve yasaya aykırı olarak 2. sırada gösterildiğini, 1. sırada gösterilen şikayet olunan alacaklının takip dosyasının hacze iştirak koşulları oluşmamasına rağmen garameten paylaşıma gidildiğini, şikayet olunanın takip dosyasında ödeme emrinin borçluya usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir. III....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğu ve borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebliğ şikayetinin ve takibin iptali şikayetinin süreden reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; tebliğ edilen ödeme emri tebligatının usulsüz olarak tebliğ edildiğini, tebligat zarfında Tebligat Kanunu'nun 21. madde şerhi bulunmamasına rağmen posta memuru tarafından yetkisiz şekilde T.K.'nın 21....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu taşınırın haciz tarihinden sonra, alacaklı tarafından süresinde satış talep edildiği fakat haciz tarihinden itibaren altı aylık hak düşürücü süre içinde satış avansı yatırılmadığı görülerek şikayete konu taşınır üzerindeki haczin düşmüş olduğu, şikayet eden borçlunun istemi taşınır üzerindeki haczin kaldırılması olduğundan, haczin düşmesi nedeniyle bu sonuç hasıl olduğundan, şikayetin konusuz kaldığı, şikayet eden borçlunun istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle ve yargılama ve vekâlet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede, şikayete konu taşınırın TMK’nin 686. maddesine göre eklenti niteliğinde olduğu, taşınmazın üçüncü kişi lehine ipotekli olduğu, İİK’nın 83/c, TMK’nın 686 ve 862. maddeleri uyarınca ipoteğin eklenti niteliğindeki taşınırı da kapsayacağı, haciz tutanağına göre haciz sırasında bu hususun ileri sürüldüğü, alacaklı vekilinin...


