Bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/...) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin ... günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca ... günlük ödeme süresi geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğurur. Somut olayda, şikayetçi ve şikayet olunanın alacaklı olduğu dosyalardaki ... takipleri kambiyo senetlerine özgü ... takibi olup, her iki dosyada da ödeme emri ........2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu nedenle hem şikayetçinin hem de şikayet olunanın ihtiyati haczi ... günlük ödeme süresi sonunda ........2012 tarihinde kesinleştiği halde, mahkemece itiraz süresinin sonu olan ........2012 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesi doğru olmamış ise de mahkemenin gerekçesindeki bu yanlışlık sonuca etkili olmamış, gerekçenin değiştirilmesi gerekmiştir. Öte yandan, sıra cetveline yönelik şikayetlerde ......
Somut olayda; takibin durdurulmasına 25/02/2016 tarihinde karar verildiği, şikayetin ise 24/02/2016 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla şikayet tarihi itibariyle ortada verilmiş bir takibin durdurulması kararı olmadığından mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Diğer taraftan, alacaklı, takibin kesinleşmesinden sonra, koşullarının bulunması halinde, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları için 3.kişiye İİK.nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, İİK.nun 89.maddesine göre haciz ihbarı gönderilmek suretiyle de haczini talep edebilir. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise, ancak İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür. Her iki hal İİK.'nunda farklı maddelerde düzenlenmiş olup, sebep ve sonuçları değişiklik arz eder....
Borçlunun tahsil harcı ve vekalet ücreti hesaplanmasına ilişkin iddiası ve ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik başvurusu İİK. nun 16.maddesine dayalı şikayet olup, çek tazminatından sorumlu olmadığına dair iddiası İİK. nun 168/5.maddesi kapsamında borca itirazdır. Takibe konu borcun bir kısmının ihtiyati haciz sırasında haciz baskısı altında ödenmesi ve kalan miktarında itirazi kayıtla ödenmiş olması, şikayet ve itirazdan açıkça feragat edilmediği sürece esaslarının incelenmesini engellemez. O halde mahkemece borçlunun tahsil harcı ve vekalet ücretine ilişkin şikayetinin esasının ve ödeme emri tebliğ işlemine yönelik şikayetlerinin esası incelenerek, tebliğ işleminin usulsüz olduğunun belirlenmesi halinde ise çek tazminatına yönelik borca itirazın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi isabetsizdir....
DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, iki defa mal beyanında bulunularak borca yetecek kadar menkul ve gayrimenkulün bildirildiğini, buna rağmen İcra Müdürlüğü tarafından 3.şahıslara haciz ihbarnamesi gönderilerek müvekkili Belediyenin başkaca menkul-gayrimenkul malvarlıklarına haciz konulmasına karar verildiğini, Belediyenin kamuya tahsisli olan hesaplarına haciz uygulanamayacağını belirterek, İİK 82. madde ve 5393 sayılı Yasa 15. madde gereği hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir....
Davacı üçüncü kişi vekili birleşen dosyada; 06.02.2015 tarihinde müvekkili şirketin adresinde haczedilen makinelerin hastaların hayatı açısından büyük önem taşımasına rağmen muhafaza işleminin gerçekleştirildiğini, tüm bu cihazların sökümünün uzman bilirkişi tarafından değil de, teknik servis sorumlusu tarafından gerçekleştirildiğini, efor cihazı ve tomografi cihazının kasası, yani beyninin haczedilip muhafaza altına alındığını, oysaki kasanın yani beynin tek başına ekonomik bir değerinin de olmadığını, bu nedenle bu cihazların yalnızca beyninin haczedilerek muhafaza altına alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin malları üzerinde taşkın haciz yapıldığını bildirerek, 06.02.2015 tarihinde gerçekleştirilen usul ve yasaya aykırı haciz ve muhafaza işleminin iptali ve muhafaza altına alınan malların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Şubesi nezdindeki mevduatına şikayet olunan banka tarafından kesin haciz konulduğu, şikayetçi lehine ise 20.08.2010 tarihli ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulduğu, Aile Mahkemesi'nce verilen bu ihtiyati tedbir mahiyetindeki ihtiyati haczin kesinleşmediği, ayrıca İİK kapsamında ihtiyati tedbirin ihtiyati hacze iştirak edeceğine dair bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 11.11.2013 olan şikayet tarihinin, gerekçeli karar başlığında 18.11.2013 olarak yazılmış olması, HMK'nın 304. maddesi uyarınca, tarafların başvurusu üzerine veya re'sen düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Bu durumda takip, İİK md. 40/1’e göre olduğu yerde duracağından hacizlerin kaldırılmasına karar verilemez ise de; borçlu ...'ın haciz konulan maaşından yapılan kesintinin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Bu halde, Mahkemece, borçlunun maaşından yapılan kesintinin bozma tarihi itibariyle durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin tümden reddi doğru değildir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle şikayet olunanın icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olmasına, İİK'nın 168. maddesi uyarınca bu takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresinin 5 gün, ödeme süresinin 10 gün olmasına, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, 3. kişiler açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracağına, buna göre şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 07.06.2011 tarihinde tebliğ edilip ihtiyati haczinin 17.06.2011 Cuma günü mesai bitiminde kesinleşmesine rağmen mahkemece 13.06.2011 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesi doğru olmamış ise de bu hususun...
-K A R A R- Şikayetçi, nafaka alacaklısı olduğunu, borçlu adına kayıtlı araca 25.02.2010 tarihinde haciz koydurduğunu, şikayet olunanın alacaklı olduğu ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/1758 sayılı dosyasında borçlunun otomobiline 10.07.2009 tarihinde haciz konulduğunu ve aracın satışının yapıldığını, bir yıl içinde satış talebinde bulunulmadığından haczin düştüğünü, şikayet olunanın dosyasına pay ayrılamayacağını, her iki dosyada alacak miktarları oranında garameten paylaştırma yapıldığında kendi dosyasına daha çok pay düşmesi gerektiğini ileri sürerek, şikayet olunanın icra dosyasında yapılan 24.11.2010 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan, davaya cevap vermemiştir....
İcra Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında, üçüncü kişilerdeki malların haciz biçiminin İİK 89'ncu maddede hükme bağlandığı, anılan yasa hükümlerinin uygulanmasından vazgeçilerek haciz ihbarnamesi göndermek yerine müzekkere ile alacak üzerine haciz konmasının aynı yasanın 88.mad düzenlenen menkul haczi mahiyetinde olduğu, haciz müzekkeresi ile ancak mevcut mal hak ya da alacak üzerinde haciz konulabilecekken 3.kişinin itirazına ilişkin düzenleme yapılmadığı,Vergi Dairesindeki alacağın 23.03.2010 tarihinde doğduğu belirtildiğinden bu tarihten önce gönderilen haciz yazılarının hüküm ifade etmediği, bu tarihten sonra gönderilen haciz yazılarının dikkate alınması gerektiği, bu bakımdan yapılan şikayetlerin sübuta ermediği gerekçesiyle, şikayetlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, Şikayetçi ... vekili temyiz etmiştir....


