WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Somut olayda, borçlunun, haczedilmezlik başvuru tarihi olan 02.12.2012 tarihinden önce (27.03.2012 tarihinde), şikayet konusu .... İli, .... İlçesi, .... Köyü153 Ada, 173 Parselde kayıtlı taşınmazı ........'a satarak devrettiği, şikayet ve karar tarihinde borçlu ...'un belirtilen bu taşınmazın maliki olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece; borçlunun, anılan bu taşınmaz yönünden haczin kaldırılmasını istemek konusunda şikayet hakkı ve hukuki yararı bulunmadığı nazara alınarak, bu taşınmaza yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, borçlunun maliki olmadığı bu taşınmazı da kapsar biçimde şikayetin tümden kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir....

Büyükşehir Belediyesi’ndeki kiracılık haklarının haczinin talep edilmesi üzerine icra müdürlüğünce 3. kişiye gönderilen 25.7.2016 tarihli yazı, İİK'nun 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi olup, 3. kişi aleyhinde İİK'nun 89. maddesinde yazılı sonuçları doğurmayacağından, şikayetçinin haciz müzekkeresinin iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Alacaklı, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacaklarının haczini İİK’nun 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi ile talep edebileceği gibi üçüncü kişiye haciz müzekkeresi çıkarılmasını talep etmesinde de yasal bir engel söz konusu değildir. Öte yandan; şikayetin haczedilmezlik şikayeti olduğu açık olup, haczedilmezlik şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup, takipte borçlu sıfatı taşımayan üçüncü kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur....

İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihi itibariyle yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir (Dairemizin 30/09/2013 tarih ve 2013/22091 E.-30456 K. sayılı kararı). Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir....

İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. (Dairemizin benzer nitelikte 30.09.2013 tarih ve 2013/22091 E. - 30456 K. sayılı kararı) Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... İlçesi, ... Mahallesi, 144 ada 7 parsel ve 152 ada 25 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde, her iki taşınmaz üzerinde de 3083 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince haczedilmezlik şerhi bulunduğu, bu taşınmazların haczi için ......

Somut olayda, şikayete konu taşınmaza 31.5.2013 tarihinde haciz konulduğu, şikayet tarihi olan 25.7.2014 tarihine kadar da satış talebinde bulunulmadığı, şikayet tarihi itibariyle haczin düşmüş olduğu, bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece belirtilen nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin incelenmesi sırasında haciz düştüğünden konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca tarafların şikayet tarihindeki haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. VI....

Öte yandan, borçlunun ölümü ile İİK'nun 53. maddesi uyarınca; alacaklı tarafından takibin mirasçılara yöneltilmesi ve bu konuda muhtıra tebliğinden sonra, mirasçılar haczin kendilerine tebliğ tarihinden ya da öğrenmeleri halinde bu tarihten itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde ön görülen yasal yedi günlük sürede İİK'nun 82/1-12. maddesi uyarınca kendileri adına haczedilmezlik şikayetinde bulunabileceklerdir. Somut olayda, borçlu ...’nün haczedilmezlik şikayetinde bulunduktan ve söz konusu şikayet incelenip karara bağlandıktan sonra 20.02.2020 tarihinde öldüğü dosyada mevcut mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır....

Menkul veya gayrimenkul üzerindeki haciz, paraya çevirme ile birlikte kalkacağından, haczedilmezlik şikayeti, en geç ihale tarihine kadar ileri sürülmelidir. Somut olayda, haczedilmezlik şikayetine konu menkuller 09.05.2013 tarihinde talimat icra dairesince ihale yolu ile satılmış ve anılan ihale, borçlunun icra mahkemesine başvuru tarihinden önce kesinleşmiştir. O halde mahkemece, ortada şikayete konu bir haciz olmadığından istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Müd. 2015/2131 Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı vekilinin 29.06.2020 tarihli talebi üzerine dava konusu araçlara bu icra dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, 03.07.2020 tarihinde hacizlerin kaldırıldığını, bu hususun icra müdürlüğünün göndermiş olduğu yazı cevabı ile de sabit olduğunu, mahcuz araçların kaydındaki haczin kaldırılması ile haczedilmezlik şikayeti ile elde edilmek istenen gayenin fiilen gerçekleştiğini, bu durumda, şikayet tarihinden sonra davaya konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak asıl dava bakımından "şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulmasının isabetli olduğunu, öte yandan, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda şikayet tarihi itibariyle tarafların haklılık durumları gözetilerek karar verilmesinin gerekeceğini, buna göre asıl davanın dayanağı olan icra dosyasında bizzat davalı alacaklı vekili hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğundan, bu nedenle asıl dava yönünden yargılama...

UYAP Entegrasyonu