İİK'nun 82/1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Somut olayda, taşınmaz üzerine 21.01.2014 tarihinde ihtiyati haciz konulmuş olup, takip dosyasında borçlunun haczi öğrenmesini sağlayacak herhangi bir tebligat bulunmamaktadır. Kararda esas alınan, ödeme emrinin borçlulara tebliğ tarihi olan 20.01.2014 tarihinde taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati hacizden haberdar olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Zira, mahkemece öğrenme tarihi olarak kabul edilen 20.01.2014'te ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmediğinden, borçlunun hacizden o tarihte haberdar olduğu ve şikayet süresinin geçtiği kabul edilemez. Diğer taraftan, mahkemece şikayete konu taşınmazın haczedildiğinin borçlularca öğrenildiği kabul edilen, ......
Davalı alacaklı vekili, taşınmazın tarla niteliğinde olduğunu, borçlunun açtığı haczedilmezlik şikayet başvurusunun reddedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, fabrikanın bulunduğu taşınmazın kayıtlarda tarla vasfında olduğu, taşınmaz üzerindeki yapıların mütemmim cüz sayılabilmesi için bunların tescili gerektiği, davacının ipotek tesis etmeden önce söz konusu taşınmaz kaydına bu fabrikayı şerh verdirmesi gerektiği, yapılan haciz ve değer tespitinde de davaya konu fabrika parçalarının ayrı ayrı satılmasının mümkün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Davalı alacaklı vekili, borçlunun yaptığı haczedilmezlik şikayet başvurusunun reddedildiğini bildirmiş olduğundan, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, ......
Taraflar arasındaki maişet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti ile dosya hesabına ilişkin şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ve kısmen reddine, haczedilmezlik şikayetinin reddine, dosya hesabına yönelik şikayetin kabulü ile, takip dosyasındaki 18.10.2021 tarihli bakiye borç muhtırasının 6.050 TL'lik kısmının iptaline, şikayetçi borçlunun 89.320,84 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ve kısmen reddi ile haczedilmezlik şikayetinin reddine, dosya hesabına yönelik şikayetin kabulü ile 29.11.2018 tarihli itibariyle kapak hesabında bakiye borç miktarının 28.605,29 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir....
Diğer taraftan, İcra ve İflas Kanunu'nda taşınmaz haczinin yenilenmesine dair bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından da olsa, konulan her haciz yeni bir işlem olup, borçlunun her haciz için şikayet hakkı vardır. Somut olayda, meskeniyet şikayetine konu edilen ve mülkiyeti borçluya ait olan ... ili, Merkez ... mahallesi 5310 ada 2 parsel 5 nolu bağımsız bölüm ve garaj üzerine ilk haczin 06.03.2012 tarihinde konulduğu, takip dosyasındaki alacağın temlik edilmesi ve temlik alacaklısının talebi üzerine icra müdürlüğünce 24.07.2014 tarihinde taşınmaz üzerine yeniden haciz konulduğu, hacze ilişkin 103 davetiyesinin 29.12.2014 günü borçlu adına tebliğ edildiği, borçlunun 26.08.2014 tarihli icra müdürlüğüne sunduğu dilekçesi ile taşınmaz üzerine haciz konulan takip dosya numarasının düzeltilmesini istediği,......
İcra Müdürlüğü’nün 2015/29460 Esas sayılı dosyalarından da ihtiyati haciz konulduğu, ... 3. İcra Müdürlüğü ve ... 9. İcra Müdürlüğü dosyalarından ayrıca yakalama şerhi işlendiği ve ... 9. İcra Müdürlüğünün 2016/31132 Esas sayılı dosyasından da kesin haciz konulduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tüm haciz ve yakalama şerhlerini gösterir şekilde (dayanak evraklarıyla birlikte) ayrıntılı trafik kayıtlarının getirtilip incelenerek, şikayet tarihi dikkate alınarak, ... 1....
O halde mahkemece, keşif ve bilirkişi masrafları ve harçlar ayrı ayrı gösterilerek ve yatırılacak yer belirtilerek usulüne uygun ihtar ile delil avansını yatırılması için şikayet eden-borçluya kesin süre verilmesi, usule uygun ihtara ve kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı haczedilmezlik şikayetinin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın sonuçlandırılması mümkün olmadığından ispat edilemeyen şikayetin esastan reddine karar verilmesi, aksi halde bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. VI....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Şikayet K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde haczedilmezlik şikayeti istemine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilen, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 13.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet K A R A R İnceleme konusu karar haczedilmezlik şikayeti ve İİK.nun 89. maddesine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun hukuk dairelerinin iş bölümüne dair 09.02.2012 gün 2012/1 nolu Kararı gereğince 12. Hukuk Dairesinin görevine ilişkin 8.maddesi kapsamında kalmaktadır. Bu durumda hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (12.) Hukuk Dairesine aittir. Ne var ki, anılan Dairece görevsizlik kararı verilmekle dosyanın inceleneceği görevli Dairenin belirlenmesi için Hukuk Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yüksek Yargıtay Birinci Başkanlığına SUNULMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çiftçilik nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi, İİK 82/4. 3. Değerlendirme İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. İİK'nın 106. maddesinin haciz tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir....
DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde; aleyhine genel haciz yolu ile takip yapıldığı, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, ....., Mah. ...Ada, .....Parselde bulunan ve mesken olarak kullanılan taşınmazına haciz konulduğu, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği beyanıyla taşınmazın haczedilmezlik şikayetinin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesiyle; borçlunun, hemen hemen tüm gayrimenkulleri üzerinde sair alacaklı bankaların çok yüksek meblağlı ipoteği bulunduğu, alacak tahsilinin bu gayrimenkullerle mümkün olmayacağı, haczin kaldırılması istenen gayrimenkulünde borçlu tarafından 1.000,000 TL bedelle Ziraat Bankasına ipotek edildiği, haczedilmezlik iddiasının kötü niyetli olduğu, kendisine ait birçok mesken bulunduğu beyanıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....


