Esas sayı ile yapıldığı anlaşılan şikâyet başvurusu sonucunda verilmiş bulunan ve temyiz incelemesinde olduğu anlaşılan haczin kaldırılması kararının eldeki istihkak davasının sonucuna etkisinin araştırılması istenmişse de, anılan şikayet dosyasının akıbeti, kesinleşip keşinleşmediği yöntemince araştırılmamış ve karar yerinde bu husus değerlendirilmemiştir. Zira, istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler ve yapılan UYAP sorgulamasına göre, dava konusu araçlar üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle 3. kişi şirket tarafından alacaklı ve borçlu aleyhine... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan şikayet üzerine mahkemece şikayetin kabulü ile araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Dairemizin 31.10.2013 tarih, ......
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mülkiyetin tespitine ilişkin ilamında bu haczin kaldırılması yönünde verilmiş bir karar da bulunmadığına göre; salt tespit hükmü içeren karara dayanarak ihalenin feshi isabetsizdir. Öte yandan, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi halinde dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmaz. Tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımaması halinde, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden, haczin kaldırılması istemi 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir ve bu karar sebebiyle ihalenin feshine karar verilemez. O halde mahkemece, şikayetçinin sair fesih iddiaları incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haczin kaldırılması sonucunu doğurmaz. Tescil kararı hacizden sonra kesinleştiğinden ve bu kararda tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de bulunmadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir. İcra dosyasının incelenmesinde; taşınmaz üzerine konulan haczin 05.02.2014 tarihinde tapuya işlendiği, ... 2. Tüketici Mahkemesi’nin tapu kaydının iptali ve tescile ilişkin kararının ise 22.10.2012 tarihli olduğu ve kararın 21.3.2014 tarihinde kesinleştiği görülmekte olup bölge adliye mahkemesince haczin kaldırılması yerinde değildir. Öte yandan; icra mahkemesi kararlarının, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeseler de, kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir....
İcra Müdürlüğünün 2004/5275 ve 5762 Esas sayılı icra takip dosyalarına konu olan alacaklarının tahsili amacıyla hissedarı olduğu 2872 ada 19 ile 28931 ada 3 parsel sayılı taşınmazlardaki hacizlerin kaldırılması için mi yoksa sanık Avukatların vekilleri olan diğer alacaklıların koydurdukları hacizlerin de kaldırılması için mi verildiği hususunda yeniden beyanlarının alınmasından, bu hususta adı geçenin ... C.Başsavcılığında alınan 01/02/2012 günlü ifadesi ile son beyanları arasında mübayenet oluşması halinde çelişkinin giderilmesinden, sanıklardan ...'in 15/07/2013 havale tarihli dilekçesinde bahsi geçen ... İcra Müdürlüğünün 2004/5418-5793-6027 Esas sayılı dosyalarının onaylı ve okunaklı birer suretinin temini ile aynı dilekçede katılan adına takip ettiklerini beyan ettiği icra, hukuk ve ceza dosyaları dosya arasına alınıp yukarıda hapis hakkına ilişkin yapılan açıklamalar da nazara alınarak dava konusu paranın tanıktan tahsil edildiği 05/07/2011 tarihi itibariyle sanık ...'...
Bakanlığı'nın Oluru ile yenilenen takip dosyasında düşmüş olan hacizlerin de kaldırılması gerektiğini, kaldı ki İİK 'nın 106-110. maddeleri gereğince hacizlerin düştüğünü ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetten etkilenecek olan tarafın şikayetçi tarafından bildirilmediği, mahkemenin bu konuda re'sen tespit yükümlülüğü bulunmadığı, icra dosyasının ihyası sağlanmış ise de, takip dosyasına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge elde edilemediği, şikayete konu taşınmazların satışının yapılıp yapılmadığına dair kesin bir belgeye ulaşılamadığı gerekçeleri ile şikayetçi 3. kişinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Bu durumda asıl dosyadaki şikayet talebi yönünden şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılması doğru değildir. Birleştirilen dosyada 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine dayalı şikayet talebi yönünden ise haciz yazısında belirtilen hesap numarasına uygun hesap ekstreleri getirtilerek, hesaptaki paraların mahiyeti ve kaynağı belirlenip, alanında uzman bilirkişi marifeti ile şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi için hükmün bozulması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 18.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, 6552 sayılı Yasa gereği tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nce İcra Müdürlüğü'ne 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına eklenen hüküm gereğince işlem yapılması yönünde talimat verilmekle yetinilmesi gerekirken, anılan yasal prosedürün işletilmesi sağlanmadan mevcut hacizlerin kaldırılması şeklinde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak İcra Müdürlüğü'ne talimat verilmesine karar verilmiş, hüküm bu kez de alacaklı ve borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İlk derece mahkemesince, üçüncü kişinin talebi şikayet olarak nitelendirilerek haczedilen araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, sahte vekaletname ile borçluya satışı yapıldığı iddia olunan araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemi istihkak davasına ilişkin olup dava konusu aracın haciz anında kayden maliki takip borçlusu görünmekte ise de gerçekte davalı borçlunun aracın maliki olmadığı, borçlu dışında üçüncü kişiler tarafından aracın sahte vekaletname yoluyla satışının yapılarak davalı borçlu adına tescil edildiği, mahcuz aracın mülkiyetinin davalı borçluya ait olmayıp davacı 3. kişiye ait olduğunun kesinleşen yargı kararlarından anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince davanın doğru şekilde istihkak davası olarak nitelendirilerek davanın kabulüne dair kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlu vekilinin, iflas erteleme davası sırasında verilen tedbir kararından sonra başlatılan takibin iptali ve iflas erteleme kararından sonra konulan hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/204 Esas no’lu dosyası ile borçlu şirket tarafından açılan hasımsız iflas erteleme davasının yargılaması sırasında 21.03.2013 tarihli tensiple; “…İİK.l79/b maddesindeki sınırlamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı şirketler aleyhindeki 6183 sayılı Kanuna göre yapılan...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde, borçluların icra mahkemesine yaptığı başvuruda; asıl davada ihalenin feshini talep ettikleri, birleşen 2016/673 Esas sayılı davada taşınmaz satışının iptalini, hacizlerin kaldırılması talep ettikleri, mahkemece asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür....


