WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, şikayet devam ederken, davalı vekilinin talebi üzerine şikayete konu hacizlerin kaldırıldığı bu nedenle şikayetin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Şikayetçi boçlu vekilinin temyizi üzerine, haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel teşkil etmediği, bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Mahkemece Yargıtay 8....

Somut olayda dayanak ilamda; "8.000-TL’nin davalılardan alınarak davacı şirkete ödenmesine" ve yine "vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davalılardan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verildiği, dolayısıyla davalılar hakkında müşterek ve müteselsil hüküm kurulmadığı, her bir davalının borçtan eşit oranda sorumlu olduğu ve iki davalı olmakla şikayet eden borçlunun alacak kalemlerinin 1/2’sinden sorumlu olduğu görülmekle, mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle borçlunun ödeme iddiası ve hacizlerin kaldırılması talebi de değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.07.2011 tarih ve 2010/161 Esas, 2011/357 Karar sayılı ilamında hükmedilen kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığı, borçlu vekili tarafından 2942 ve 6111 sayılı Yasa hükümleri ile 5593 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine dayalı olarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.Borçlu belediyenin haczedilmezlik 2942 ve 6111 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde haciz yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Şikayetin bu gerekçe ile reddi yerinde ise de, borçlu vekilinin şikayet nedenleri arasında hesaptaki paranın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi gereği de haczedilmezliği iddiasıda bulunmaktadır....

Alacaklı adının yanlış yazılması ise maddi hataya dayalı olup, bu husus 3. şahsın şikayet haklarını ihlal eder mahiyette bulunmadığından onun hakkında olumsuz bir sonuç doğurmaz ve İİK'nun 89.maddesine dayalı işlemlerin iptalini gerektirmez. Aksinin kabulü, aşırı şekilcilik olup hak kaybına sebebiyet verir. Bu nedenle mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Ancak, şikayetçi adına 22.01.2014 ve 04.03.2014 tarihlerinde yazılan muhtıralar, İİK'nun 78. maddesi anlamında haciz müzekkeresi niteliğinde olup, gereğinin 3.kişi tarafından yerine getirilmemesi, İİK'nun 89.maddesindeki sonuçları doğurmayacağından şikayetçi aleyhinde haciz işlemi yapılmasını gerektirmez. O halde mahkemece, şikayetçi aleyhinde yapılan hacizlerin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Somut olayda, borçlu, hacizlerin 6552 sayılı Yasa ile eklenen 5393 sayılı Yasa'nın 15/son fıkrası kapsamında da usulsüzlüğü ve kaldırılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece borçlunun bu başvuru nedeni hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, borçlu, hacizlerin 6552 sayılı Yasa ile eklenen 5393 sayılı Yasa'nın 15/son fıkrası kapsamında da usulsüzlüğü ve kaldırılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece borçlunun bu başvuru nedeni hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinde belirtilen alacak miktarının 89/1 haciz ihbarnamesinde belirtilen miktardan farklı olduğu gerekçesiyle HMK'nun 353-(1)-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile, Diyarbakır İcra Dairesinin 2019/117829 Esas sayılı takip dosyasında şikayet eden borçlu hakkında çıkarılan İİK’nun 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline, İİK’nun 89. maddesi gereği yapılması gereken işlemler henüz tamamlanmamış olduğundan bu madde gereği şikayet edenin borçlu olarak icra dosyasına yapılan kaydının silinmesine ve malvarlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına, şikayet edenin sair şikayetlerinin ve taleplerinin reddine karar verilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Ödeme emri tebliğ edilmeden önce yapılan itirazın süresinde ve geçerli olduğu, tebliğin daha sonradan tamamlandığı, icra müdürlüğünce de yapılan itiraz geçerli kabul edilerek alacaklı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak alacaklı tarafça süresi içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığı, geçerli olan itiraz alacaklıya 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğinden 12.01.2022 tarihine kadar dava yoluna başvurulması gerektiği, alacaklı tarafça 13.01.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığı tespit edilmiş ise de İİK'nın 264/2 maddesinde belirtilen süre geçtikten sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından ihtiyati hacizlerin hükümsüz kaldığı sonucuna varılarak şikayetin kabulü ile 25.01.2021 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptaline, dosyada mevcut ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli, 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı ve İBK kararları gereğince) Somut olayda, şikayet tarihi 04.07.2012, dosya borcunun ödenerek, dosyanın infazen işlemden kaldırılma tarihi ise 20.07.2012 tarihi olup dosya borcunun şikayet tarihinden sonra ödenerek, dosyanın infazen işlemden kaldırılması, şikayetin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 ....; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 ....; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 ....). Somut olayda, 3.kişi hissedarı olduğu taşınmaz üzerindeki binanın haczinin kaldırılmasını talep ettiğinden, Mahkemece istem şikayet olarak kabul edilmeli ve işin niteliği gözetilerek süreye tabi olmadığı da nazara alınarak, işin esası incelenip neticelendirilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olmuştur....

UYAP Entegrasyonu