Mahkeme kararı bu yönüyle doğru olup bu çek yönünden borçlunun temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır. 2-Borçlunun takibe konu 30.10.2005 keşide tarihli çek yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; İcra takip dosyasının incelendiğinde; 30.10.2005 keşide tarihli çek yönünden ibraz süresinin bitim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nun 726. maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olup, menfi tespit davası kararının kesinleştiği 17.03.2011 tarihinden, şikayet tarihi olan 30.05.2014 tarihine kadar alacaklı tarafından zamanaşımını kesen bir takip işlemi yapılmadığıve belirtilen çek yönünden 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu görülmektedir. O halde mahkemece 30.10.2005 tarihli çek yönünden zamanaşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesis isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetin konusu, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede, ibranameye dayanarak borcun sona ermesi nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkin olup, icra mahkemesince istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 33/2. maddesinde; "İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir....
E sayılı takip dosyasındaki icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek, icra dosyasına konu alacağın finansal kira sözleşmesinden kaynaklanması ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması nedeniyle zamanaşımına uğramadığının tespitini talep etmiş, davalı yan ise, takip konusunun kambiyo senedi olup, vadeden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, talebin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İncelenen .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...-... E/K sayılı, 26.09.2019 tarihli kararı kapsamına göre; takip dosyasındaki son işlemin 28.10.2013 tarihli olduğu, 03.03.2017 tarihinde yenileme istendiği, 16.03.2017 tarihinde takibin yenilendiği, bu arada zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı, 14.08.2014 tarihli teminatın iadesi talebinin takibin devamına yönelik bir icra takip işlemi olmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/449 sayılı esasında alacağın zamanaşımına uğradığının tespiti,takibin iptali talebi ile dava açtıkları ve mahkemenin 11.04.2013 tarihli kararı ile ilamlı takibe konu alacak öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına kesin olarak karar verildiği, davacı Kurum tarafından icranın geri bsırakılması kararının kaldırılarak icranın devamına karar verilmesi talebi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/182 sayılı esasında işbu davanın açıldığı ve mahkemenin 25.12.2013 tarihli kararı ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. TBK 146. Maddesine göre kununda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı kanunun 154. Maddesinde zamanaşımını kesen nedaenler arasında dava açılması (takip başlatılması) sayılmış olup,156....
İcra Hukuk Mahkemesinin sırasıyla 2009/1239-1301, 2009/1237-1299, 2009/1238-1300 ve 2009/1236-1298 sayılı kararları ile İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle 2010/9825 210/10495 icranın geri bırakılması kararı ile icranın ertelenmesine karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açmış olduğunu bildirdiği ancak dosya numarasını bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açılıp açılmadığının araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, davacı tarafından dava açılmamış olması ve borçlu davalı tarafından açılan icranın geri bırakılmasına dair kararların kesinleşmiş olması halinde geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan ... Ltd....
İİK'nun 16/2. maddesinde belirtilen süresiz şikayet halleri dışında, borçlunun icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde şikayet sebeplerini ya da İİK'nun 149/a maddesi göndermesiyle İİK'nun 33. maddesi uyarınca borcun zamanaşımına uğraması, imhal veya itfa edilmesi sebebiyle icranın geri bırakılması talebini icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Başvuru süresi icra emri tebliği ile başlayıp borçlunun daha önce takibi öğrenmesi süreyi başlatmaz. Somut olayda borçlu şirkete gönderilen icra emri bila tebliğ iade edilmiş olup, icra emrinin tebliğe çıkartılmış olduğu ve alacaklının (takipten feragat etmediği sürece) takibi sürdürme iradesinin varlığı dikkate alındığında borçlunun şikayet hakkı vardır. O halde mahkemece, borçlunun takibe ve borca yönelik şikayet ve istemleri değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Siirt İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 03/01/2013NUMARASI : 2012/75-2013/1 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :05.08.2010 keşide tarihli çeke ilişkin olarak yapılan takipte, borçlular vekili takibin 6 aydan fazla işlemsiz bırakıldığından dolayı zamanaşımının gerçekleştiğini, bu nedenle icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece istemin kabulü ile İİK.'nun 71/2 ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.Somut olayda, 19.01.2011 tarihinde çeke ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, borçlu M. A.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, en aleyhe kabulle şikayet tarihi 08.10.2007 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.03.2016 tarihine kadar bazı kesintilerle dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 26.11.2019 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.03.2016 tarihinden deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 03.10.2016 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç...
Esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması davası açtıklarını, kambiyo takiplerinde TTK gereği zamanaşımı süresinin son haciz işleminin yapıldığı tarihten itibaren üç yıl olduğunu, üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra bu süreden itibaren davalı alacaklı tarafından TTK gereği 1 yıllık süre içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalı alacaklı tarafından dava açılması gerekirken bu süre içerisinde de dava açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Adı geçen kişilerin İİK.nun 89. maddesi kapsamında şikayet hakları olup bunun dışında, somut olaydaki gibi, çekin zamanaşımına uğradığından bahisle icra takibinin geri bırakılmasını talep etmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, her ne kadar ... ve ... yönünden istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken işin esası incelenerek istemin reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden haklarında verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla şikayetçilerin temyiz itirazlarının reddine, 2) Takip borçlusu ... İnşaat … Ltd. Şti.nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6762 Sayılı TTK.'nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi altı ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK.nun 6273 sayılı kanunun 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır....


