Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/556 Esas sayılı menfi tespit davası konularından birinin takibe konu bonolar olduğu, dava dilekçesindeki açıklamalara göre takibe konu senetlerin davacı/borçlu tarafından paraf atılmak suretiyle imzalandığının kabul ve ikrar edildiği, bu ikrarın eldeki imzaya itiraz davası bakımından da bağlayıcı olduğu, bu nedenle mahkemece imzaya itirazın reddine karar verilerek, davacının borca ve faize yönelik itirazlarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, mahkemece, menfi tespit dava dilekçesindeki beyanların borçlu aleyhine mahkeme içi ikrar kabul edilerek imzaya itirazın reddine, faize ve borca yönelik itirazlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 esas 2014/929 karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Mesela ödeme, …sıfat itirazı gibi…. Borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır.” (Prof. Dr....
İTİRAZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesi gerektiğine, sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan dönüşen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun katılanın şikayetine bağlı bir suç olup, katılanın fiil ve faili öğrenmeden itibaren 6 aylık süre geçtikten sonra şikayetçi olduğuna, her ne kadar katılanın annesi olan diğer katılan olayı öğrendiği andan itibaren süresi içinde şikayetçi olmuş ise de, şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu, katılanın 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile şikayet hakkının kendisine ait olduğu ancak şikayet süresini geçirdiği, bu nedenle bu suç yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediğine, dönüşen suç yönünden İtirazname No : KD - 2024/18935 vaki şikayetin kanuni süresinden sonra gerçekleşmesi nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, ayrıca katılanın annesinin de bu nedenle hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından...
Müştekinin şikayet dilekçesinde belirtildiği 7 adet mesaj, Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat telefondan kontrol edilmiş ve içerikleri doğrulanmış olduğundan şikayet dilekçesinde yazan mesajların doğruluğuna itibar edilerek, mesaj içeriklerinin tehdit hakaret içermediği, var olan bir borca ilişkin icra süreci hakkında bilgilendirmeden ibaret olduğu kanaatine varılmıştır. Müşteki hem mahkememizdeki ifadelerinde borcumu ödedim diyerek tevilli ikrarında hem de icra dairelerinden getirtilen dosya kapsamları incelenerek müştekinin borçlu olduğunun sabit olduğu, aynı borç nedeniyle iki adet biri ilamsız biri kambiyo senetlerine dair takip başlatıldığı görülmüştür. Yargıtay yerleşik uygulamalarında kişilerin huzur ve sukünu bozma suçunun oluşabilmesi için icra takibi kesinleştikten sonra mesaj ve arama ile istikrarlı bir eylem aramakta olup, icra takibi kesinleşmeden önce atılan bilgi içerikli mesajların sadece bilgilendirme içeriği olduğunun kabulünün gerektiğini belirtmiştir....
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan davaya konu olayda takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK'nun 661. maddesi uyarınca bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. Diğer yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK’nun 662. maddesinde “müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmektedir. İcra mahkemesinde icra takibine itiraz, icra takibinin veya ödeme emrinin iptaline yönelik şikayet bu dava kapsamı içine girmez....
-K A R A R- Şikayetçi vekili asıl ve birleşen şikayetlerinde, müvekkilinin şikayet dışı borçlu aleyhine başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun paylaşıma konu istihkakı üzerine haciz konulduğunu, paranın 16.06.2007 tarihli sıra cetveline göre müvekkili ile şikayet olunanlar arasında garameten paylaştırılarak ödendiğini, mahkemece sıra cetvelinin iptali üzerine 17.12.2010 tarihli sıra cetveli düzenlenerek müvekkiline sehven ödendiği belirtilen paranın iadesinin istendiğini, oysa paranın müvekkiline düzenlenen sıra cetveline göre ödendiğini, kambiyo senetlerine özgü yolla takiplerde 5 günlük itiraz süresinin geçmesiyle haciz konulabileceğini, 10 günlük ödeme süresinin beklenmesine gerek bulunmadığını savunarak, paranın iadesine ilişkin memur işleminin ve 17.12.2010 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunanlar vekili, istemin reddine karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçluların tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların sair şikayetleri ile birlikte, senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla borca ve faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faiz miktarına itirazda bulundukları, mahkemece borca itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin...
Borçlunun, takip dayanağı bonoların, sözleşme gereğince teminat senedi olarak verildiği iddiası, İİK'nun l69. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu iddianın kabulü halinde, aynı Kanunun 169/a-.... maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ........2015 tarih ve 2015/367 E. - 2015/745 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (...) ve (...) nolu bentlerinde yer alan; “...-..... İLE, ...-.... .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/2511 Esas sayılı dosyasındaki ....." cümlesinin karar metninden çıkartılmasına, yerine; “......
Somut olayda davacı borçlu firma vekilinin 24.07.2017 havale tarihli şikayet dilekçesinde taraf ehliyeti olmadığından takibin iptali talebinin yanında borca ve imzayada itiraz ettiği görülmüştür. Borçlunun temyiz talepleri ile bağlı olarak yapılan incelemede; borçlunun diğer itirazlarının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sadece adi ortaklığın taraf ehliyeti itirazlarının değerlendirilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair şikayet ve imzaya itirazının yanı sıra, borca ve takipte talep edilen avans faiz oranına da itiraz ettiği, mahkemece, borçlunun imzaya itirazının feragat nedeni ile, diğer itirazlarının ise esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verildiği görülmektedir....


