İcra Hukuk Mahkemesi 06.07.2015 tarih 2015/99 E. 2015/104 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararı vermiş, akabinde 28.08.2015 tarihli ek kararı ile de HMK'nun 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına hükmetmiş, bu karara karşı temyiz kanun yoluna gidildiği anlaşılmıştır. Kıymet takdirine ilişkin şikayete dair icra mahkemesince verilen kararlar, İİK'nun 128/a-son. maddesi uyarınca temyizi kabil kararlardan olmayıp, kararın temyiz edilmiş olması İİK'nun 365/2. maddesi uyarınca satışın durdurulması sonucunu doğurmaz. Bir başka deyişle, kıymet takdirine ilişkin şikayet hakkında mahkemece verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararla kıymet takdiri artık kesinleşmiş olup, bu aşamadan sonra, kıymet takdirine yönelik itirazlar ancak ileri sürülmesi halinde ihalenin feshi davasında irdelenebilir....
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen şikayet hakkının düşürülmesi kararlarına yönelik yapılan incelemede; Şikayet hakkının düşürülmesi kararlarına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde ise; Suça konu 99. parsele yönelik tasarrufun iptaline ilişkin dava dosyası bekletici mesele yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan...
İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 99 ] 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 179 ] 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 44 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Uyuşmazlık İİK. 99 ve devamı maddelerine dayalı alacaklı tarafından açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Haciz, uygulanan iş yerinin tapu ve vergi kaydı davalı 3.kişi adınadır. Hacizde hazır bulunan davalı şirket yetkilisi A... Birinci borçlunun kuzeni olduğunu ve muhtelif faturalar karşılığında borçludan mal satın aldıklarını bildirmiştir....
K A R A R Asıl dosya, alacaklının İİK’nin 97. ve 99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet talebi ile birleşen dosya alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen dosyalarda davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki; vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davalı üçüncü kişi vekili Av.... sunmuş olduğu 18.2.2020 havale tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirmiştir. SONUÇ: Davalı üçüncü kişi vekilinin 18.2.2020 havale tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından, temyiz isteminin vaki feragat nedeniyle REDDİNE, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İİK. 16/1. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı İcra Mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği, tarihten itibaren yedigün içinde yapılır 2. maddesinde ise “bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir” hükmü yer almaktadır. Kamulaştırmasız elatma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamda taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmayıp tazminat hususu tartışıldığından ilam taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemez. Bu hali ile HMK 367/2. maddesi kapsamına girmediğinden kesinleşmeden takip konusu yapılabilir. İlâmın kesinleşmeden takibe konulamayacağı ve 6111 sayılı Yasa nedeniyle takip yapılamayacağı yönündeki şikayet ilama aykırılık iddiası da içermediğinden İİK.16/1. madde kapsamında kalıp incelenmesi süreye tabidir....
İİK 100/2. maddesi uyarınca şikayet edilen haczinden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama bağlı bir alacak nedeniyle daha sonra haciz konulması halinde, ilama bağlı alacak ilk hacze iştirak eder. Dosya kapsamında şikayet edilenin haciz tarihinin 23.11.2012 olduğu, süresinde satış isteyip satış avansını yatırdığından haczinin ayakta olduğu, şikayetçi kurumun 2007 tarihinde açtığı davaya istinaden alacağın ilama bağlandığı, şikayetçi kurum tarafından bedeli paylaşıma konu mallar üzerine haciz konduğuna göre İİK 100 maddesi uyarınca SGK nın ilk haciz koyan şikayet eden alacağına iştirak etmesi gerekir. İcra memurunun iştirak şartını araştırmadan sıra cetveli düzenlemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bir muamelenin şikayet konusu olabilmesi için, şikayet edenin mutlaka zarar görmesi gerekmediği gibi, icra organının kusurlu olması da gerekmez. Şikayet konusu işlem, icra veya iflas dairesince yapılmış olmalıdır. Ancak, icra ve iflas dairesi işlemlerine karşı icra mahkemesine başvurulabilir. Kanunda açıkça öngörülen hallerde, icra ve iflas dairesi dışındaki bazı organların da işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulabilir. İcra ve iflas dairelerinin işlemleri dışında, iflas idaresi (İİK. m. 227), alacaklılar toplanması (İİK. m. 225), iflas bürosu (İİK. m. 221, IV), konkordato komiseri (İİK. m. 287, III), malvarlığının terki suretiyle konkordatoda alacaklılar kurulu kararlarına karşı (İİK. m. 309/ç, I) şikayet yoluna başvurulabilir. Şikayet, icra mahkemesince incelenir ve karara bağlanır(İİK. m.16). İcra mahkemesinin şikayeti inceleyebilmesi için kendisine talepte bulunulması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın haczin İİK.nin 96-97 maddesine göre yapılmasına ilişkin 4.7.2012 tarihli memur işleminin iptali ile 2.7.2012 tarihli haczin İİK.nin 99....
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: “davanın İcra Müdürlüğü’nün 02.01.2012 tarihli kararının iptali istemi ile açıldığı, bu davaya konu haciz işlemi ile ilgili Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi’nde ...Esas sayı ile istihkak davası açıldığı, bu davaya ilişkin taleplerin istihkak davası sırasında ele alınıp reddedildiği, bu husus- lara ilişkin karar verilmeyeceği yönündeki müdürlük kararının yerinde olduğu“ gerekçesi ile şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, şikayet eden üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden şikayet eden 3.kişiden alınmasına 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK 268 maddesi ihtiyati haczin iştirak şartlarını düzenlemiştir. Buna göre ihtiyati haczin kesinleşmesinden önce gerek İİK gerekse diğer kanunlar uyarınca kesin haciz konulması halinde ihtiyati haczin bu hacze iştiraki İİK 100 maddede yazılı şartların bulunması halinde mümkündür. Somut olayda şikayet edilenin 21.09.2010 tarihli ihtiyati haczi sonrası takibe itiraz edilmesi üzerine kamu haczinden önce itirazın iptali davası açıldığı, önce kabul üzerine ihtiyati haczin 13.05.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Şikayet olunanın şikayetçinin kesin haczinden önce açılmış bir davası olması nedeniyle kamu haczine iştiraki mümkün bulunduğundan şikayetin reddinde ve istinaf talebinin esastan reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kararın bu nedenle onanması gerekmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir....


