WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Dava dilekçesinde itirazın iptali istendiği halde, infazda tereddüte yol açacak şekilde alacağın tahsiline hükmedilmesi ve itirazın iptaline karar verilmemiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2020 tarihli, 2020/3360 E. ve 2020/6989 K. sayılı ilamı)"İcra takibine vaki itirazın iptali davası, bir eda davası olmadığından, alacağın tahsili için açılan eda davasından niteliği ve sonuçları itibariyle farklılık arz etmektedir." (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2018 tarihli, 2016/2717 E. ve 2018/11306 K. sayılı ilamı)"İtirazın iptali ve alacak davası nitelikleri ve sonuçları itibarıyla birbirinden farklı dava türleridir. Talep itirazın iptali ise ıslah ile eda davasına çevrilmediği sürece tahsil hükmü kurulamaz. (...)...

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali iken ıslah ile 21/11/2011 tarihli protokolden kaynaklanan alacak istemine dönüşmüştür. Taraflar arasında 2005 yılından kalan 110.000,00 USD tutarlı senetlerin tasfiyesi için düzenlenen 15.01.2012 vadeli senedin/borcun tasfiyesi amacıyla 21/11/2011 tarihli protokol imzalandığı, ...'un borçlu, ...'nin ise alacaklı sıfatıyla imzaladıkları protokole göre, 210.000,00 USD'nin ödenmesinin kararlaştırıldığı hususlarında çekişme bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı borçlu protokolde bulunan imzasını inkar etmiş ise de; gerek Polis Kriminal Laboratuvarının 13.05.2019 tarihli raporu ve gerekse 18.04.2018 tarihli rapor kapsamına göre protokoldeki borçlu ... ismi altındaki imzanın ... eli ürünü olduğu anlaşılmıştır....

DAVA : İtirazın İptali (Trafik- Araç Değer Kaybından Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/08/2021 KARAR TARİHİ : 23/03/2022 KARAR YAZMA TARİHİ : 28/03/2022 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Mülkiyeti müvekkili davacıya ait ... plakalı aracın dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki iken 06/01/2021 tarihinde Ankara İli Çankaya İlçesi Mevlana Bulvarı üzerinde ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının kusursuz olduğunu, ekspertize başvurduklarına müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının 12.075,00 TL olduğunun belirtildiğini, ekspere de 250 TL ücret ödediğinden kazaya karışan ... plakalı araç davalı sigorta şirketinde ZMMS trafik sigortası ile sigortalı olduğundan toplam 12.325,00 TL üzerinden,Ankara ......

Somut olayda davacı vekilinin itirazın iptali davası olarak açmış olduğu davayı, sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda alacak davası olarak ıslah etmesi tam ıslah niteliğindedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.11.1997 tarih ve 19-761/999 sayılı ilamında da, bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan itirazın iptali davasının ıslah yolu ile alacak davasına dönüştürülmesinin ve alacak davası olarak karara bağlanmasının mümkün ve geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkememizce tam ıslah talebi ile ilgili gerekli usuli eksiklikler tamamlanmış, davayı alacak davası olarak devam edilmesi noktasında ara karar oluşturulmuştur. Buna göre ıslah ile değiştirilen davadaki ilk talebin dikkate alınabilmesi mümkün değildir....

Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce dosyanın Elektrik Mühendisi ve Güvenlik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, alınan 07/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmında,"1. Davacı sigortalısı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından kaynaklı hasar poliçe teminatları esas alınarak 3.657,68 TL belirlenmiş iken tarafımca yapılan tespit ve incelemeler ile kablo hurda fiyatlarından kaynaklı fark bulunduğu, 2. Davacının 5.778,65 TL teminat ödemesi gerekirken 3.657,68 TL ödediği, dolayısıyla bu tutara selef olduğu, istenen bedelin hesaplanandan az olması ve fazlaya dair başkaca bir talep olmadığı dikkate alındığında asıl alacak yönünden herhangi bir sorun bulunmadığı, 3. Güvenlik Yönü ile davalı şirket çalışanları sorumluluklarını yerine getirmediği 4....

ün kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 70 (yüzde yetmiş ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesinin tarafın ve akidi olan davalı sigortalısına olay yeri terke dayalı olarak rücu edebileceği, davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yapılmış ve davacı tarafın icra takibinde 15.915,00 TL asıl alacak, 101,92 TL faiz toplamda 16.016,92 TL tutarındaki toplam alacak ve asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte alacak talebinde bulunmuş olup, takip tarihi itibari ile davacının talep edilen tutarlarda alacaklı olduğu görüş ve kanaatiyle; "Neticeten işbu itirazın iptali davasına konu itirazın iptali talepli ... 28. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı İcra Takip Dosyası kapsamındaki talepleri bakımından davalı'nın sorumlu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla..." yönünde görüş bildirilmiştir....

ün kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 70 (yüzde yetmiş ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesinin tarafın ve akidi olan davalı sigortalısına olay yeri terke dayalı olarak rücu edebileceği, davacının davalı şirketten takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunup bulunmadığının tespiti yapılmış ve davacı tarafın icra takibinde 15.915,00 TL asıl alacak, 101,92 TL faiz toplamda 16.016,92 TL tutarındaki toplam alacak ve asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte alacak talebinde bulunmuş olup, takip tarihi itibari ile davacının talep edilen tutarlarda alacaklı olduğu görüş ve kanaatiyle; "Neticeten işbu itirazın iptali davasına konu itirazın iptali talepli ... 28. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı İcra Takip Dosyası kapsamındaki talepleri bakımından davalı'nın sorumlu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla..." yönünde görüş bildirilmiştir....

Tarafların --- kullanım anlaşması ve sahip ----- yeni kararı olmaksızın davalının aylık sistem --- bedelini değiştirdiği, bu değişiklik doğrultusunda bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı şirketten faturalanmış 197.173,31 TL fazla tahsilat yaptığı, bu uygulanan ---- verdiğine dair bir bilgi veya belge de sunulmadığı, ayrıca bilirkişi heyeti tarafından belirlendiği üzere asıl alacağı ödeme tarihinden itibaren fatura ödeme tarihleri de gözetilerek kamu alacak faizlerine göre faiz talep edebileceği (temerrüt faiz) gözetilmekle yapılan hesaplama sonucu faiz alacağının 364.486,86 TL olduğu, toplam alacağın ana para 197.173,31 TL iken davacı yanca 191.345,92 TL olarak istendiğinden talebe bağlılık ilkesi gereği asıl alacak 191.345,92 TL kabul edilerek hesaplanan faiz ile birlikte toplam alacağın 555.832,78 TL olduğu belirlenerek asıl dava açısından tüm dosya kapsamıyla dayanak icra dosyasına yapılan itirazın iptalinin yasal koşulları oluştuğundan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin...

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; usul ve esas bakımından fahiş derecede hatalı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kabul hatalı olup hükmün kaldırılması gerektiğini, zira icra takibinin usulüne uygun şekilde başlatıldığını ve itirazın iptali davasının da yasal süresi içerisinde ikame edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından açılan itirazın iptali davasına konu olan alacak bakımından zamanaşımı söz konusu olmadığını, zira başlatılan icra takibine itiraz edilmesinin öğrenilmesiyle işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, ancak söz konusu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, itirazın varlığı taraflarınca haricen öğrenilmiş olup öğrenme tarihinden itibaren yasal süre içerisinde davanın açıldığını, İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü süreyi hatalı yorumlamak...

Bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi: Genel Bankacılık uygulaması ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak , takip tarihindeki alacak tutarı, kat tarihindeki alacak tutarına temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp kapitalize edilmek ve bu suretle tespit olunan asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu asıl borçlu bakımından tespit edilen borç miktarı taleple bağlılık ilkesine göre, 142.891,69TL Asıl Alacak, 6.049,34 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 302,46 TL BSMV, toplam 149.243,49 TL olarak , borçlu Kefil yönünden de 142.891,69 TL Asıl Alacak, 2.135,94 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 106,80 TL BSMV olmak üzere topalam 145.134,43 TL olarak belirlenmiştir....

UYAP Entegrasyonu