Maddesi gereğinde de reddinin gerektiği, icra takibine yapılmış bulunulan itirazın devamına davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali talebinin reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davanın görevli mahkemede açılmadığına, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: İcra Dosyası: İzmir 16. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında, 23.09.2020 tarihli ilamsız takip talebinde, alacaklının SGK., borçlunun ... Sigorta A.Ş. olduğu, 2.185,00.-TL asıl alacak ile 507,22.-TL işlemiş faiz olmak üzere 2.692,22.-TL toplam alacak ile asıl alacak için takip tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi talep edildiği, yapılan borca itiraz ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
Davacı vekili 27/08/2021 tarihli dilekçesinde asıl davada davanın itirazın iptali davası olup, alacak davasına çevirdiklerini, 790.635,00 TL asıl alacak, 384.808,81 TL temerrüt tarihinden itibaren işleyecek akdi faiz üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi isteğinde bulunmuş, 26/10/2022 tarihli oturumda bu beyanını tekrarlamıştır. ......
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davacı alacağının varlığını ve miktarını, davalı sigortacı cevaplarında ileri sürdüğü hususları ispatla yükümlüdür....
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken istifa ettiğini, ödediği aidatın geri ödenmesi için Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2422 sayılı icra dosyası ile icra takibi yaptığını davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 26/09/2019 tarihli dilekçe ile itirazın iptali davasını alacak davası olarak tamamen ıslah ederek 232.290,00 TL asıl alacak ve 62.030,98 TL yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İtirazın iptali davalarının en önemli niteliği, bu davaların icra takibine bağlı, takibin devamına ya da iptaline yol açacak davalar olmasıdır. Bu nedenle, bu davalarda takip talebinde takip dayanağı olarak gösterilen belgeye bağlı olarak yargılama yapılmalıdır. İtirazın iptali davalarının icra takibine bağlı davalardan olmasının doğal sonucu; davacının icra takibine konu edilen alacağının varlığını kanıtlamasının zorunlu olmasıdır. İtirazın iptali davasının konusu, ilamsız icra takibine borçlunun yaptığı itirazın haklı olup olmadığıdır. Mahkeme itirazın haklı olup olmadığını tespit ederken icra takibinin dayandığı takibi esas almalıdır. Alacaklı takip yapılırken dayanmadığı bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamayacağı gibi icra takibinde dayanılan belge ya da alacak dışında başka belgeye veya alacağa istinaden hüküm kurulamaz....
Daha sonra aynı alacak için dava konusu yeni takip yapılmıştır. Bu durumda mükerrer takip yapılıp yapılmadığının icra dosyası incelenerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre İİK’nın 43/2. maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek 20/06/2017 tarihli 2016/290 Esas 2017/252 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin BAM 16. HD.'nin esastan reddine ilişkin kararı bozularak kaldırılmıştır. Davacının derdest takibi var iken ikinci bir kez aynı alacak için yeni bir ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğinde olduğundan kesinleşen menfi tespit kararı içeriğine göre, mükerrer takip nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece, davalı lehine karar tarihindeki tarife uyarınca 43.469,49-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir....
Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen (oyolda istek bulunması koşuluyla, ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizi ve varsa diğer ferileriyle birlikte) öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olamayacağı açıktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre; gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır şeklinde belirtildiğini, dava konusu ana para borcunun tamamı müvekkil şirket tarafından dava tarihinden önce ödenmiştir....
Ancak HGK’nın 30.03.2005 gün, 2005/19-200 Esas- 2005/210 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere, itirazın iptali davasına konu alacağın takipten sonra ancak henüz itirazın iptali davasının açılmadığı dönemde ödendiği durumlarda ödenen kısım bakımından davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmelidir. İtirazın iptali davasına konu alacağın itirazın iptali davasının açılmasından sonra ödendiği durumlarda ise ödenen kısım bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilmeli ve alacağın ödenen kısmı bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmelidir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/253 Esas KARAR NO : 2023/386 DAVA : İtirazın İptali (Alacak) DAVA TARİHİ : 28/12/2016 KARAR TARİHİ : 11/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlular hakkında ... 19. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalıların itiraz ettiğini, davalı ile borçlulardan dava dışı ... Ltd. Şti., ...ve davalı ... arasında varılan anlaşma neticesinde gerek ... 5....
İcra takibinde talep edilmeyen ancak 04/08/2021 tarihli ıslah dilekçe ile talep edilen işlemiş faize ilişkin ise; Huzurdaki dava itirazın iptali davasıdır. “İtirazın iptali” olarak açılan dava, “ıslah” yoluyla “alacak (tazminat) davasına” dönüştürülebilir. Ancak davacı vekili 11/10/2021 tarihli beyanından da anlaşıldığı üzere davaya alacak davası olarak devam etmediğini, itirazın iptali davası olarak devam ettiğini ifade etmiştir. Bu kapsamda huzurdaki itirazın iptali davasında icra takibinde talep edilmeyen alacak kalemlerinin ıslah yolu ile istenemeyeceğinden ıslah dikçesi ile talep edilen işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle avans faiz uygulanması gerekmiştir. Alacak baştan beri likit olmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir....


