"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlu icra mahkemesine verdiği dilekçede, takibe konu senedin taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 169/a-1. maddesi gereğince; borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır....
İİK'nun 168/5. maddesi hükmü gereği borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı ve borca itiraz, İİK'nun 168/5. maddesi kapsamında olup anılan itirazların da yasal beş günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda; bonoya dayalı olarak 26.03.2004 tarihinde takibe başlandığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 08.4.2016 günü tebliğ edildiği, borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin bulunmadığı, icra mahkemesine başvuru tarihinin ise 26.08.2016 olduğu, itiraz dilekçesinde zamanaşımının gerçekleştiğini belirttiği, tarihlere göre başvurusunun takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı niteliğinde olduğu, ancak itirazın beş günlük yasal süresi içerisinde yapılmadığı görülmektedir. O halde mahkemece, borçlu ...'...
Somut olayda, şikayetçi takibe dayanak ilamda davalı olarak yer almadığını, ihbar olunan konumunda olduğunu ve aleyhine hüküm kurulmadığını iddia ederek, takibin iptalini talep etmektedir. Şikayetçinin talebi görüldüğü gibi İİK'nun 33. maddesi hükmü kapsamında bir itiraz değildir. Talep İİK'nun 41. maddesi yollamasıyla İİK.nun 16. maddesine dayalı şikayet olarak değerlendirilebilir. Yerel mahkeme kararında da yerinde olarak değerlendirildiği gibi,takibe dayanak ilamda şikayetçinin ihbar olunan olarak yer alması,leh ve aleyhine hüküm kurulmaması nedeniyle şikayetçi aleyhine ilamlı takip yoluna başvurulması usul ve yasaya uygun değildir. O halde mahkemece şikayetçi yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, İİK.nun 33/1. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir....
Borçlu tarafça 13.06.2013 tarihli feragat sözleşmesi aslının sunulmaması halinde 13.06.2013 tarihli protokolde bulunan imzanın alacaklıya ait olup olmadığı yönünde alacaklı tarafın açık beyanının alınması, protokoldeki imzanın inkar edilmesi halinde ise; İİK'nun 71. maddesinde "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir." hükmü gereğince imza incelemesi yapılamayacağı ve takibin iptali talebinin reddi gerekeceği düşünülmelidir. Bu halde, Mahkemece belirtilen ilkelere göre inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir....
sürerek itfa nedenine dayalı olarak icranın geri bırakılması ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemin kısmen kabulü ile itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına, aylık nafakanın 20.000 TL olarak devamına, dayanak ilamdaki artış oranlarının dikkate alınmasına ve hacizlerin kaldırılmasına hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir....
T.A.Ş'nin 18.12.2017 tarihli yazısına göre ipotek nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının bildirilmesinin yanı sıra 24.06.2016 tarihli temliğe konu alacağın sadece asıl borçlu ... Şirketinden olan alacaklarla sınırlı olduğunun bildirilmesi karşısında temlik alan şirketin borçlu ... yönünden takibe devam etmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5039 Esas sayılı dosyasında şikayetçi borçlu hakkında başlatılan icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 71/1. maddesinde; "Borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir müddet verdiğini, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir." hükmü yer almaktadır....
Bu nedenle icra takibinin iptali için menfi tespit davasının kabul kararının kesinleşmesi gereklidir. Kesinleşmeyen menfi tespit ilamına dayalı olarak borçlu E… …. T… …. yönünden takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünün 2010/12750 takip sayılı dosyası üzerinden düzenlenen icra emrinde fazladan talep edilen 1.877,48 TL yönünden iptali ile takibin toplam 9.573,63 TL yönünden devamına ve fazlaya ilişkin talebin reddine hükmolunduğu görülmektedir. İİK'nun 33. maddesinde ise; “İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır” hükmü düzenlenmiştir....
Mahkemenin kabulüne göre, borçlunun borca itirazı kısmen kabul edilmesi nedeniyle İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi, ayrıca bozma kararında alacaklının yapılan ödemeden haberdar olmadığı ve de ödemelerin kısmi ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği hususuna yer verilerek bir bakıma alacaklının, borçlular hakkında takip başlatmasında kötü niyeti veya ağır kusuru bulunmadığı kabul edildiğinden ödeme emrinin tebliğinden önceki itfa itirazının kısmen kabul edilmesi nedeniyle alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir....
İTİRAZ Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı tarafından İstanbul 30 .İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı dosyasında düzenleyeni dava dışı İnci Deri, lehtarı müteriz borçlu şirket olan bonoya dayalı olarak e kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesinden sonra 10.02.2020 tarihinde dosya alacaklısı olarak görünen ... ve dava dışı Mass Ayakkabı San. Ve Tic. Ltd. Şti ile davaya konu edilen takip dosyası da dahil olmak üzere toplam 8 dosya hakkında birbirlerini ibra ettiklerine dair "Protokol/İbraname" tanzim edildiğini, icra takibine konu edilen kambiyo senetlerine dayanan borcu sona erdiren hallerden olan "ibra" mevcut olduğundan, takipten sonra borcun itfa edilmiş olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı sürdürülen takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II....


