Mahkemece, borçlunun borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca kabul edilen miktar ve ferileri için takibin durdurulması yerine, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, taraflar arasında 18.07.2009 tarihinde düzenlenen protokol gereğince yapılan ödemeler sonucu borç sona ermiş olmasına rağmen icra dosyasının yenilenerek mükerrer tahsilat yapılmak istendiğinden bahisle takibin iptalini vekil edeni lehine % 40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ise, 08.07.2009 tarihli 18.000 TL alındığına ilişkin belgedeki imzayı kabul ettiğini, ancak, Avukat ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR ...nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceği, itfa veya imhal iddiasının yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle ispat ettiği takdirde icranın geri bırakılacağı düzenlenmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R ...nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceği, itfa veya imhal iddiasının yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle ispat ettiği takdirde icranın geri bırakılacağı düzenlenmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 30.11.2011 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinden doğan 20.07.2012 tarihli fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe davalı tarafça fatura içeriğine itiraz edilmemekle birlikte dilekçesine ekli müvekkili şirketin antetli kağıdına yazılı müvekkili şirket kaşe ve imzasını taşıyan 13.11.2012 tarihli belge ile itfa itirazında bulunulduğunu, belge üzerinde yapılacak inceleme sonucu imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edileceğini ileri sürerek davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine ve borca yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibi üzerine, borçlunun itfa sebebi ile takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itfa itirazı yönünden bilirkişi raporu aldırıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. HMK'nun 297/2. maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ait itfa iddiasına ilişkin olup, yasal dayanağı İİK'nun 71/1. maddesidir. Buna göre itfa iddiasının kabul edilebilmesi için borçlunun dayandığı belgenin, noterden tasdikli veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge olması gerekir. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, borçlunun, ödeme belgesinde ödemeyi hangi borç için yaptığını belirtmemesi halinde, alacaklı, yapılan ödemeyi istediği borca mahsup edebilir. Somut olayda,borçlunun itfa iddiasına dayanak yaptığı 40.000 Euro'luk ödeme dekontunda, ödemenin hangi borç için yapıldığı açıklanmadığından, ödemenin şikayete konu takip dosyası için yapıldığı sonucuna varılamaz.Ancak alacaklı vekilinin icra mahkemesine sunduğu 04.06.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, ödemenin bir kısmının bu takip dosyasına mahsuben yapıldığının kabul edildiği görülmektedir....
İ.İ.K'nın 33. maddesi gereği, borçlu icra emrinin tebliği üzerine 7 gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak, borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası, yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin ödeme itirazı olup; itiraz, İİK'nın 33/l. maddesi uyarınca 7 günlük süre içerisinde yapılmış olduğundan, mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takibe dayanak ilamın bozulduğu gerekçesi ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Müdürlüğünün 2011/20729 E.) dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı borçlunun yönetim kurulu üyeleri ve huzurdaki davanın davacısı olan genel müdürünün, söz konusu bu takipleri semeresiz bırakmak maksadıyla kanuni iş merkezini bir günde terk edip, şirket mal varlığını da yasaya aykırı ve hileli işlemlerle kaçırarak borcu ödemediğini, hileli tasarrufların iptali için dava ikame edilmesi üzerine, başka çaresi kalmayan mütemerrüt borçlu şirketin, her iki icra dosyasındaki alacağı uzun yıllar sonra, 2014 yılı Mayıs ayında peyder pey ödediğini, müvekkilinin kesinleşen ilamla sabit olan net ücret alacağının temerrüt tarihinden tam 11 yıl sonra tahsil edilebildiğini, borçlu şirketin edimlerinden sadece birini 11 yıl gecikme ile ifa ettiğini, müvekkilinin vekalet akdinden kaynaklanan tüm alacağının ödenmediğini, ilamların ve yapılan icra takiplerinin farklı olduğunu, davacının sorumlu olduğu borç yönünden borcun itfa edilmediğini, davanın reddini istemiştir. 2....
İcra Müdürlüğünün 2011/20729 E.) dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı borçlunun yönetim kurulu üyeleri ve huzurdaki davanın davacısı olan genel müdürünün, söz konusu bu takipleri semeresiz bırakmak maksadıyla kanuni iş merkezini bir günde terk edip, şirket mal varlığını da yasaya aykırı ve hileli işlemlerle kaçırarak borcu ödemediğini, hileli tasarrufların iptali için dava ikame edilmesi üzerine, başka çaresi kalmayan mütemerrüt borçlu şirketin, her iki icra dosyasındaki alacağı uzun yıllar sonra, 2014 yılı Mayıs ayında peyder pey ödediğini, müvekkilinin kesinleşen ilamla sabit olan net ücret alacağının temerrüt tarihinden tam 11 yıl sonra tahsil edilebildiğini, borçlu şirketin edimlerinden sadece birini 11 yıl gecikme ile ifa ettiğini, müvekkilinin vekalet akdinden kaynaklanan tüm alacağının ödenmediğini, ilamların ve yapılan icra takiplerinin farklı olduğunu, davacının sorumlu olduğu borç yönünden borcun itfa edilmediğini, davanın reddini istemiştir. 2....


