Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde takibin şekline göre İİK.nun 170/b maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı yasanın 71/2 ve 33/a-1 maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilir. Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 3....
O halde, mahkemece; borçlunun İİK’nun 71 ve 33/a maddelerine göre icranın geri bırakılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin yenilenmesi gerektiğine ilişkin yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi ve icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması için dava açtıklarını, icranın geri bırakılması davası açılmasının menfi tespit davası açılmasına engel teşkil ettiğine dair Yargıtay kararı bulunmadığını, Emsal Yargıtay kararından da görüleceği üzere zaman aşımı nedeniyle menfi tespit davası açılabileceği yönünde hüküm bulunmadığını, zaman aşımı nedeniyle İcranın geri bırakılması davası açılması gerektiği şeklinde mahkeme kararının Yargıtayca bozulduğunu, her ne kadar mahkemece görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, somut olayda davacı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre uyuşmazlığın İİK’nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olduğunu ve bu çerçevede taraf delilleri toplanıp birlikte değerlendirildikten sonra, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın nitelendirilmesinde ve hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar...
Esas sayılı dosyası nezdinde takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle şikayette bulunduğunu, yapılan yargılama neticesinde itirazlarının dinlenmeden Davanın kabulüne, İcranın geriye bırakılmasına, takibin olduğu yerde durdurulmasına, takip miktarı itibariyle kesin olarak karar verildiğini, akabinde davalı borçlu tarafından İcra Müdürlüğüne hacizlerin fekki ve takibin iptali için talepte bulunduğunu, İcra müdürlüğünün ise; İİK 33/a-2 maddesi uyarınca; "Alacaklı icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, Zamanaşımının vaki olmadığının sadedinde ve 7 gün içinde umumi Mahkemelerde dava açabilir....
İcra Hukuk Mahkemesi’nin 31.12.2010 gün, 2010/963-2289 sayılı kararı ile İİK’nun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılması kararı verilmiştir. İİK’nun 71/son maddesinde: “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” düzenlemesi; aynı Kanun’un 33/a maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.” düzenlemesi yer almaktadır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İİK'nın 33. maddesi uyarınca borçlunun ilamlı icra emrine yalnızca zamanaşımı, itfa veya imhal itirazında bulunabileceğini veya istinaf ve temyiz yoluna başvurulurken teminat gösterilerek icranın geri bırakılmasını isteyebileceğini, bunun dışında ilamlı icra takibinde icranın geri bırakılması veya icra işlemlerinin devam edilmesine engel olunmasının mümkün olmayacağından takibin kesinleşmesi sonrası alacaklının haciz talebinin reddine ilişkin 09.06.2021 tarihli İcra Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III....
Somut olayda davanın dayanağını teşkil eden icra takibinde icranın geri bırakılmasına karar verildiğine dair ilamın ibraz edildiği bu kararın da onandığı sistem kayıtlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca öncelikle davanın dayanağı takipte icranın geri bırakıldığı nazara alınarak geri bırakmaya ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleştikten sonra davacının İİK’nin 33/a-II fıkrası uyarınca, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açıp açmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ...,...'...
Davalı, yasa gereği ceza mahkemesine infazın ertelenmesi için taahhüt verdiğini, ikrar olmadığını, icra mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verildiğinden davacının yaptığı davaya konu takibin mükerrer olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %15 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından Alaşehir İcra Müdürlüğü' nün 2003/3358 sayılı icra dosyasından davalı hakkında takibe girişilmiş olduğu, bu takibin kesinleşmesi sonrası dosyanın işlemsiz bırakılması üzerine davalının Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2010/260 E.-2010/265 K. sayılı dosyasında zamanaşımı def'inde bulunduğu, bunun üzerine mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu, davalının davacının şikayeti üzerine Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2004/298 E.-2004/845 K. sayılı dosyasından karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle ceza almış olduğu, cezasının infazı sırasında davalının 5941 S....
Belirtmek gerekir ki, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, icra emrinin iptali istemli şikayet niteliğinde olup, itfa ve imhal iddiasına dayalı icranın geri bırakılması istemini içermediğinden İİK'nın 149/a-2 maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda şikayetin kabulü ile şikayete konu ihalelerin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İCRA HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, icra takibinin iptali ve icranın geri bırakılması talebinden kaynaklanmaktadır ve hüküm icra Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 12. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....


