A.Ş. tarafından yapılan faktoring işlemi gereğince ciro edilen 28.01.2009 tarihli 75.000 TL bedelli çeke dayanılarak girişilen kambiyo senetlerine özgü takibin 6 aylık zamanaşımı nedeniyle icra mahkemesi kararı ile icranın geri bırakıldığını, borçlular aleyhine yapılan ilamsız takibin itiraz nedeniyle durduğunu, borçluların art niyetli olarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 75.000 TL alacağın, 28.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline %40 tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, çekte zamanaşımı nedeniyle sebepsiz iktisap davasının ancak keşideciye karşı açılabileceğini, icranın geri bırakılması kararının yalnızca davalı ...Ltd. Şti. ile ilgili olduğunu, kambiyo senelerine özgü takibin davalı ... Madencilik A.Ş. yönünden devam etitğini, davalı ...Ltd. Şti.'nin sebepsiz zenginleşmediğini, verdiği çeke karşılık taahhüt edilen makine ve techizatını alamadığını, ... Madencilik A.Ş.'...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki icranın geri bırakılması talebi ve ilam niteliğinde olmayan sözleşmeye dayalı takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların, İİK'nın 71/2. maddesi gereğince zaman aşımı gerçekleştiğini belirterek icranın geri bırakılması istemi ile İcra Mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kabulü ile borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yoluyla takibe başlandığını, icra takip dosyasının 09/05/2017 tarihinde, takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılmış olduğunu ve Mahkememize sunulan başvuru tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkiline ait araç üzerinde dava tarihi itibariyle haciz bulunduğunu ve anılan tarihler arasında dosyada zamanaşımını kesmeye matuf herhangi bir işlem yapılmamış olduğundan takibe konu bononun, TTK. hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığını; "zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebinin", ......
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İlamlı takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; dayanak ilamın Yargıtayca düzeltilerek onanmasından sonra icra müdürlüğünce taraflarına gönderilen 18.12.2015 tarihli 351.979,06 TL tutarındaki borç muhtırasının icra emri tebliğinden sonra itfa nedeniyle iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince muhtıranın iptaline, muhtıra tarihi itibarıyla borç tutarının 247.549,59 TL olduğunun tespitine ve bu miktar üzerinden bakiye muhtıra hazırlanarak gönderilmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce; borçlunun başvurusunun kabulü ile icranın geri bırakılmasına...
Bu nedenle icranın geri brakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/167 Esas sayılı icranın geri bırakılması istemine ilişkin dava dosyasında avukatlığını üstlendiği halde, dava sonunda 23/09/2011 tarih ve 2011/250 sayılı katılan aleyhine verilen icranın geri bırakılmasına ilişkin kararın 17/10/2011 tarihinde tebliğ edildiği, ancak hükmün sanık Avukat tarafından temyiz edilmemesi sonucunda 28/10/2011 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde katılanın mağduriyetine neden olduğu iddia edilen olayda; eyleminin TCK'nın 257/2. maddesinde tanımlanan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu tüm unsurlarıyla oluşturduğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu, İİK'nun 33. maddesi kapsamında icra emrinin tebliğinden önceki ve sonraki dönemde borcun itfa edilmiş olduğu iddiasıyla icra emrine itiraz ederek, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Borçlu vekilinin ödeme nedeni ile icra takibinin iptali talebini inceleme görevi İİK.33. maddesi gereğince İcra Mahkemesine aittir. Hal böyle iken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.06.2017 tarihinde oybirilğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtiraz Nedeniyle İcranın Geri Bırakılması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R İİK'nun 4949 sayılı Kanun'la Değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanunun Ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında temyize konu değerin 5.980,00 TL'yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur....
Bu düzenlemeye göre alacaklı icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde yerel mahkemelerden dava açılabileceği düzenlenmiştir. Buna göre eldeki davada alacağın zamanaşımı süresinin dolmadığının ispatı aranmaktadır. Dava konusu takibin kambiyo senetlerine dayalı olarak yapıldığı, takip borçlusunun İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/236 E. sayılı dosyasında takibe konu bonoların takipten sonraki dönemde zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması istemiyle açmış olduğu davanın kabulüne, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına kesin olarak karar verildiği dava dilekçesinden ve dosya ekindeki icra takip dosyası ile karar suretlerinden sabittir. Takip dayanağı belgeler kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, davaya konu olayda takip dayanağı senedin tanzim ve takip tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir....


