faize yönelik şikayetinin kabulü ile diğer taleplerinin reddine karar verildiği,borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuru talebinin reddi ile yasal zorunluluk gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,borçlunun icranın geri bırakılması talebinin kabulü ile İİK'nun 71. ve 33/a maddeleri uyarınca davacı yönünden takibin durdurulmasına, davacının sair taleplerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir....
banka kredisi temin edememekte olduğunu, bu nedenle okulun sabit giderlerinden kaynaklı nakit ihtiyacını karşılamak için ortaklara müracaat edilmesinden başka bir çare bulunmadığını, bu yönüyle bakıldığında müvekkilinin söz konusu icranın geri bırakılması kararıyla birlikte geri dönülmesi imkansız büyük bir zarara uğrayacağının açık olduğunu, böyle bir durumda öncelikle icranın geri bırakılmasına karar verilmemesi, eğer karar verilecekse de teminatsız olarak verilmemesi gerektiğini, bu nedenle teminatsız verilen icranın geri bırakılmasına kararına itiraz ettiklerini, öncelikle mahkemenin 15.01.2025 tarihli icranın geri bırakılması kararlarının kaldırılmasını, aksi halde icranın geri bırakılması kararının ne şekilde uygulanacağına ilişkin hükmün açıklanmasına (tavzihine) karar verilmesini talep etmiştir....
Şti yönünden de icranın geri bırakılmasını öngören 13.01.2015 tarihli 2014/26092 E. - 2015/384 K. sayılı bozma ilamının maddi hataya müstenit olduğu, maddi hataya dayalı bozma kararına uyulmasının ise usuli kazanılmış hak doğurmayacağı gözetilerek mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu ... 2000 Tur...Ltd. Şti yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken; icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının borçlu ... 2000 Tur...Ltd. Şti yönünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde mahkemece icranın geri bırakılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : .Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK.nun 36.maddesi uyarınca verilen icranın geri bırakılması kararı, ancak lehine tehiri icra kararı tesis edilen borçlu yönünden hüküm ifade etmekte olup, bu maddeye göre sunulan teminat mektubu da, teminat mektubunu ibraz eden borçlunu borcunun temin eder ve koşulların oluşması halinde ancak onun borcuna karşılık paraya çevrilebilir. Somut olayda şikayetçi borçlu tarafından İİK.nun 36.maddesi gereğince icra müdürlüğüne yapılmış bir başvuru, bu başvuru doğrultusunda verilmiş bir teminat mektubu ve dolayısıyla bunun sonucu olarak sunulmuş icranın geri bırakılması kararı bulunmadığına göre, adı geçen hakkında icra takibine devam edilmesinde ve hakkında haciz uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Mahkemesi'nin 14.06.2005 tarih ve 2005/204-379 sayılı ve İİK'nun 71/son, 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına ilişkin kararının Dairemizce 17.12.2005 tarih ve 2005/16431-20072 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de 06.02.2006 tarih ve 2005/25504 E. 2006/1562 K. sayılı kararla reddedildiği anlaşılmış ve böylece kararın 06.02.2006 tarihinde kesinleştiği tesit edilmiştir.İİK'nun 33/a-2. maddesi gereğince alacaklının bu kararın kesinleştiğinin kendisine 15.03.2006 tarihinde tebliğinden sonra 7 günlük süresi içinde 22.03.2006 tarihinde zamanaşımının vaki olmadığını ispat için asliye hukuk mahkemesinde dava açtığı görülmektedir. Bu durumda, icra mahkemesince icranın geri bırakılması yönündeki kararın kesinleştiğinden söz edilerek hacizlerin kalktığının kabul edilmesi ve aksine oluşan memurluk kararının kaldırılması yasaya aykırıdır....
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde takibin şekline göre İİK'nun 170/b. maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı Kanunun 71/2. ve 33/a-1. maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilir. Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......
Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde, takibin şekline göre İİK'nun 170/b. maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı Kanunun 71/2. ve 33/a-1. maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin talikine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde takibin şekline göre İİK.nun 170/b maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı Yasanın 71/2 ve 33/a-1. maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilir. Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......


