WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Esas sayılı dosyasından icranın geri bırakılması davası açtıklarını, dava devam etmekte olduğunu, icranın geri bırakılması davası açılmasının menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmediğine dair Yargıtay kararı bulunduğunu, emsal Yargıtay kararında görüleceği üzere zaman aşımı nedeniyle menfi tespit davası açılabileceği hükmü bulunduğunu, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davası açılması gerektiği şeklinde mahkeme kararı Yargıtayca bozulduğunu, Kambiyo takiplerinde TTK gereği zamanaşımı süresi son haciz işleminin yapıldığı tarihten itibaren 3 yıl olduğunu, (TTK'nun 661/1. maddesi; "Poliçeyi kabul edene karşı açılacak davalar, vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenlenmiştir. ) buna göre poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıl olduğunu, 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra bu süreden itibaren davalı alacaklı tarafından TTK gereği ( yıllık...

Esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması için dava açtıklarını, icranın geri bırakılması davası açılmasının menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmediğine dair Yargıtay kararının bulunduğunu, emsal Yargıtay kararından da görüleceği üzere zaman aşımı nedeniyle menfi tespit davası açılabileceği yönünde hüküm bulunduğunu, zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması davası açılması gerektiği şeklinde Mahkeme kararının Yargıtay'ca bozulduğunu, kambiyo takiplerinde TTK gereği zaman aşımı süresi son haciz işleminin yapıldığı tarihten itibaren 3 yıl olduğunu, buna göre poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı yapılacak takiplerde zaman aşımı süresinin vadeden itibaren 3 yıl olduğunu, 3 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra bu süreden itibaren davalı/alacaklı tarafından TTK gereği 1 yıllık süre içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalı/alacaklı tarafından dava açılması gerekirken bu süre içerisinde de herhangi bir davanın açılmadığını...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlunun itfa sebebiyle icranın geri bırakılmasını talep ettiği; mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın alacaklı ve borçlu taraflarca temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 1)Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE; 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair itirazları yerinde değil ise de; Dosyada mevcut bilirkişi raporunun ve banka hesap dökümünün incelenmesinde...

in bu hususta 24.05.2012 tarihli belge imzalayıp verdiği, ilamda belirtilen ve ödenmeyen 1.000 Lira mahkeme ücreti vekaleti ile 50,80 Lira yargılama gideri ve ayrıca bu meblağların işlemiş faizi olmak üzere hesaplanan 190,20 Lira yasal faiz olmak üzere toplam 1.240 Lira borcu olduğu, bunun dışında herhangi bir borcunun olmadığı belirtilerek, icra emrinin iptali talep edilmiş; mahkemece alacaklı tarafça imzasına itiraz edilmeyen belge dikkate alınarak itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir....

KARAR Borçlu vekili, 17.07.2014 tarihli takip talebi ile 2014 Haziran ayı nafakasının ödenmediğinden bahisle icra emri gönderildiğini, takipten önce nafaka borcunun ödendiğini belirterek itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili, nafaka borcunun ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Haziran 2014 ayı nafaka bedeli ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla toplam 6.003,70 TL lik ilamlı icra takibi başlatıldığını, bilirkişi raporuna göre nafaka borcunun ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. Somut olayda, ... 2. Aile Mahkemesi’nin 16.01.2013 tarih 2012/1716 Esas ve 2013/48 Karar sayılı ilamında, alacaklı lehine dava tarihinden (20.12.2012) geçerli olmak üzere 2.500,00 İsviçre Frangı yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için 2.500,00 İsviçre Frangı iştirak nafakasına hükmedilmiştir....

Takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı şikayetinin kabulü halinde İİK'nun 71. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 33/a maddesi gereğince, "icranın geri bırakılmasına" karar verilmesi gerekirken, "takibin iptaline" hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu vekilinin, takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımının oluştuğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasını istediği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, takip dayanağı çekin ibraz süresinin bitim tarihi 03.02.2012 tarihinden önce olduğundan 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu vekilinin, takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımının oluştuğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasını istediği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere takip dayanağı çekin ibraz süresinin bitim tarihi 03/02/2012 tarihinden önce olduğundan 6 aylık zamanaşımı süresine tabidir....

Takibin icra kefalet tarihinden sonra zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi de bu yönden sonuca etkili değildir. Somut olayda, şikayetçi ...'ın dosya borcuna takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde 08/09/2008 tarihinde icra kefili olduğu, adı geçene 14.11.2014 tarihinde icra emrinin tebliğ edildiği, her ne kadar takip dosyası 30.10.2008 tarihinden 24.04.2014 tarihli yenileme talebine kadar işlemsiz bırakılmış ve bu tarihten itibaren icra takip işlemlerine devam edildiği asıl takip borçlusu yönünden 15/01/2015 tarihinde zamanaşımı dolayısı ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş ise de bu hususun icra kefaletinin geçerliliğini etkilemediği gibi icra kefili yönünden İİK'nun 39. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır....

O halde, mahkemece, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede, ipotekli alacağa karşılık tahakkuk etmiş itfa nedeniyle İİK'nun 149/a maddesi göndermesiyle, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 33/2. maddesi uyarınca, icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu