İcra Müdürlüğü'nün 2007/1907 E. sayılı dosyası ile 24/09/2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ve dosyada işlemler yapıldığını, ancak takip dosyasında 25/10/2007 tarihinden sonra 4 yıla yakın bir süre hiçbir işlem yapılmadığını, dosyanın düşmesi nedeniyle 4 yıla yakın süre geçtikten sona yenileme talep edildiğini, bu sefer dosya borçluları tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/126 E. sayılı dosyası ile icranın geri bırakılması için davası açıldığını ve mahkemece bono için geçerli olan 3 yıllık zamanaşımı dolduğundan bahisle icranın geri bırakılması kararı verildiğini, verilen bu kararında davalı tarafından temyiz edilmeden kesinleştiğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.000,00 TL maddi tazminatın işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
Mahkemece; zamanaşımına uğrayan bir borcun eda edilmesinde yasal bir engel olmadığı, davalının borçsuzluğunu ileri sürmeyip yalnızca zamanaşımına dayandığına göre bu borcun rızaen veya icra dosyasından yapılan tahsilat ile ödenmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği, icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının alacaklının tahsilatından sonra olması nedeniyle davalının borçsuzluğunu sağlamayacağı gerekçesiyle davalının davacı hakkında yürüttüğü istirdata yönelik takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 3250 TL manevi, 2000 TL vekâlet ücretinindavalıdan alınıp davacıya verilmesi Tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin icranın geri bırakılması hususundaki talebi hakkında mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması isteğine ilişkin olup Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, 7267,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından bu meblağ üzerinden icranın geri bırakılmasına, kalan kısım yönünden takibin devamına karar verilmiştir. Hükmün, davacı borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Borçlunun İcra Mahkemesi'ne şikayet nedenleri arasında icra takibiyle istenen 170,75 TL harcın ödenmiş olması nedeniyle icra emri ile istenilmesinin haksız olduğu ve iptali istemi de olduğu halde mahkemece bu konuda olumlu/olumsuz karar verilmemesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'Nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Temyiz, 18.976,24 TL kısmi itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkindir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur. 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünün 2008/9233 esas sayılı icra takibi için, borçlu Şirket tarafından İİK’nın 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına yönelik olarak dava açıldığı ve açılan davada verilen red kararına yönelik yapılan temyiz itirazı üzerine Yargıtay ilgili Dairesi tarafından davanın kabul edilmesi gerektiğine dair bozma kararı verildiği ve karar düzeltme isteminin dahi reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca öncelikle yukarıda belirtilen takipte icranın geri bırakılmasına ilişkin açılan davadaki karar beklenerek o davada şayet davanın kabulüne karar verilip kesinleşir ise davacının İİK’nın 33/a-II fıkrası uyarınca, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açıp açmadığının belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir....
ye ait üç adet taşınmazı üçüncü bir kişiden 17.08.2006 tarihinde satın aldığını, alacaklı tarafından dosya borçluları ve kendisi hakkında açılan tasarrufun iptali davasının kabulü nedeniyle davaya konu taşınmazların kira alacaklarına haciz konulması sebebiyle borçlu durumuna düştüğünü belirterek alacaklının süresinde haciz talebinde bulunmadığını ve dosyanın işlemsiz bırakılması sebebiyle zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılması talebinde bulunduğu, mahkemece, tasarrufun iptali davası açılması ile zamanaşımının kesildiği, kararın kesinleşmesinden sonra da takip işlemlerine devam edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında ise; taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır....
İİK’nun 71/son maddesinde: “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” düzenlemesi; aynı Kanun’un 33/a maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.” düzenlemesi yer almaktadır....
İcra Hukuk Mahkemesi bonolara ilişkin 3 yıllık zamanaşımının geçmesi nedeniyle takibin icrasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Eğer davacı temel ilişkide zamanaşımının geçmediğini düşünüyorsa alacağı ile ilgili ilamsız icra takibi yapabilir veya ayrıca dava açıp alacağını isteyebilir. Yargıtay 11. HD.'nin 2018/3026 E. 2019/4884 K. Sayılı ilamı da bu yöndedir. Hal böyle olunca, zamanaşımının on yıl olduğunun ve zamanaşımı süresinin dolmadığının tespiti ile ... Hukuk Mahkemesin ... E. sayılı ilamı ile verilen icranın geri bırakılması kararının kaldırılması talebiyle ilgili davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMK'nin 114/1-h ve 115/2. maddeleri maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir....


