WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, istihkak ve şikayet davaları süre,harç,yargılama prosedürü ve temyiz inceleme yeri yönünden farklı usule tabi olduğundan mahkemece davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası ile alacaklı tarafından açılan şikayet davasına ayrı ayrı bakılması gerekirken davaların birleştirilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davalar tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılması ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmesi gereğine değinilmiştir....

Şti tarafından borçlular .... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmıştır. 14.03.2014 tarihinde yapılan haciz esnasında 3. şahıs ...’nin istihkak iddiasında bulunması üzerine alacaklı vekiline istihkak davası açması için süre verilmiştir. Bunun üzerine ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.02.2015 tarih 2014/83 Esas 2015/54 Karar sayılı ilamında, davanın kabulü ile 14.03.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. şahıs tarafından yapılan istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiştir. 26.02.2015 tarihinde aynı adreste haciz yapılması şikayet konusu yapılmıştır. İcra Müdürü alacaklının gösterdiği yerde haciz yapmak zorundadır. 26.02.2015 tarihinde şikayetçi adresinde daha önce istihkak davasına konu edilen mallar olduğu iddiası ile tutanağa geçirilen menkuller için muhafaza işlemi yapılmışır. Muhafaza işleminin iptali ancak takibin tarafları tarafından şikayet yolu ile istenilebilir....

Dava, alacaklının memur muamelesini şikayeti ile terditli olarak açtığı İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu durumda Mahkemece, öncelikle şikayet istemi hakkında bir karar verilerek istemin sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava istihkak davası olarak nitelenerek ve bu nitelemeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece istihkak davasının kabulüne karar verilmesi, memur muamelesini şikayet talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Şikayet eden davacı, 26.2.2009 tarihli noter satış sözleşmesi ile satın aldığı aracın trafik kaydı üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Takipte taraf olmayan 3.kişinin başvurusu açıklanan bu şekli ile istihkak davası niteliğindedir. HUMK.nun 76. maddesi gereğince istemin hukuki nitelendirmesi hakime aittir. Mahkemece, başvurunun şikayet olarak nitelendirilmesi İİK.nun 96. maddesi hükmüne ve dosyadaki bilgi ve belgelere aykırıdır....

esas sayılı dosyasına konu alacağın tahsilinin sağlanabilmesi, icra takip işlemlerine devam edilebilmesi ve icra dosyasına bağlı olarak icra hukuk mahkemesinde istihkak, şikayet, itiraz vb. gibi konularda dava açılabilmesi adına şirketin ihya edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraflara tebligat yapılmadığından davalılar tarafından davaya cevap verilememiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 23/11/2021 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir....

Birleşen dosyada şikayetçi ... vekili aynı sıra cetvelinden müvekkiline pay ayrılmadığını oysa bedeli paylaşıma konu istihkak üzerinde müvekkilinin de kesin haczi bulunduğunu şikayet olunan bankanın ihtiyati haczinin İİK'nın 100. madde şartları oluşmadığından garameye iştirak edemeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan banka vekili, bedeli paylaşıma konu istihkak üzerine konulan ihtiyati hacizlerinin kesinleşmesinden sonra şikayetçiler tarafından haciz konulduğunu, ilk haczin müvekkiline ait olduğunu savunarak asıl ve birleşen şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen dosyada şikayetin kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan T.C. ... A.Ş. vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin ....06.2016 tarihli ve 2016/754 Esas, 2016/4069 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan T.C. ......

Mahkemece, istihkak davalarına ilişkin hükümlerin kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne takibin iptaline karar verilmiştir. İİK'nun 16/1 maddesi gereği, icra memurunun işleminin yasaya veya olaya uygun bulunmaması nedeniyle, icra mahkemesine başvurularak şikayet yolu ile kaldırılmasının istenmesi kural olarak 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi, şikayet konusu işlemin öğrenildiği günden başlar Somut olayda, dayanak ilam alacaklı tarafından istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan davanın kabulüne ilişkin olup, alacaklı tarafından, yapılan yargılama gideri, vekalet ücreti ve bu alacakların faizi yönünden takibe konulmuş, icra emri borçluya 19.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, yasal (7) günlük süre geçirilerek 15.07.2015 tarihinde şikayet başvurusunda bulunulmuştur. Bu durumda şikayetin süreden reddi gerekirken, Mahkemece işin esası incelenip sonucuna gidilmesi isabetsizdir....

Mahkemece, İİK'nun amir hükümleri uyarınca haciz işlemi sırasında ileri sürülen istihkak iddiası karşısında haciz talebine ilişkin karar verme hak ve yetkisi İcra Müdürlüğü'ne ait olduğundan ve İcra Müdürlüğü işleminde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayet, İcra (ve İflas) Daireleri'nin kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin düzeltilmesi veya yerine getirilmeyen ya da sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için başvurulan bir kanun yoludur. Şikayet ve şartları İİK'nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Şikayet icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan kendine özgü bir kanun yolu olup, bir dava değildir. İİK'nun 96. ve bunu izleyen maddelerde istihkak iddiasına ilişkin koşullar ve yapılacak işlemler düzenlenmiştir....

Somut olayda alacaklı vekili menkul haczi sırasında, üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine icra dairesince haczin İİK'nun 99. maddesine göre tatbiki ve kendilerine istihkak davası açmaları için süre verilmesi işleminin şikayet olarak kabulü ile işlemin iptalini, aksi halde istihkak iddiasının reddi davası olarak görülmesi istemli dava açmış, Mahkemece şikayet ile davanın aynı dosya üzerinden görülemeyeceğinden bahisle, davacıya 26.03.2013 tarihli celse ara kararıyla açıklamada bulunması için iki haftalık kesin süre verilmiş, istihkak olarak devam ettiği takdirde aynı sürede peşin harç olarak yargılama giderlerinin ikmal etmesi karar altına alınmıştır. Alacaklı vekilinin davasını terditli açtığı beyanı üzerine, dava şikayet olarak nitelendirilip, İcra Müdürü'nün dosya kapsamına göre haciz işlemini İİK'nun 99. maddesine göre yapmasında bir usulsüzlük olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir....

Her ne kadar davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesinde; memur muamelesini şikayet talebi ile birlikte hacizlerin kaldırılmasını isteyerek İİK'nin 97. maddesine dayalı istihkak iddiasında bulunmuş ise de; 20/11/2014 tarihli celsede, dava konusunun İİK’nin 96 maddesine göre işlem yapılmasına ilişkin memur işlemini şikayet olduğunu söyleyerek, dava dilekçesindeki taleplerini şikayet olarak sınırlandırmıştır. İİK'nin 18/3. maddesi gereğince şikayet üzerine icra mahkemesi kanunda aksine bir düzenleme yok ise duruşma açılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Duruşma açılmasına karar verir ise ilgilileri duruşmaya çağırır, gelmeseler bile yargılamaya devam ederek gereken kararı verir. Duruşma yapılmasına karar verilmişse artık taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmalıdır. Usulüne uygun tebligata rağmen taraflar gelmezlerse o zaman yokluklarında yargılamaya devam edilerek dosya kapsamına göre bir karar verilir....

UYAP Entegrasyonu