Hukuk Dairesinin 2014/30022 Esas, 2014/29307 Karar Sayılı ilamı ile davacının talebinin istihkak iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden bozulmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılamada kredi sözleşmesi uyarınca henüz borçlunun borcunun tamamını ödemediği ve Bankanın riskinin devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1. Üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında takip alacaklısı yasal hasım olmakla birlikte, takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir. Üçüncü kişi tarafından her ne kadar şikayet nitelemesi ile dava açılmış ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma ilamı uyarınca istihkak olarak davaya devam edilmiştir. Alacaklı ise dosyada taraf değildir....
Davacı 3.kişi icra müdürlüğüne başvurmadan doğrudan 4.1.2011 tarihinde harcını yatırarak bu davayı açtığı ve 6.7.2010 tarihinde haczedilen buğdayların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülünü talep ettiğinden toplanan delillere göre davacının istihkak davası hakkında karar verilmesi gerekirken hukuki tavsifde hataya düşülmesi ve işlemin şikayet olarak değerlendirilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında 3. kişi tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının yerinde olmadığını, borçlu ile 3. kişi arasında fiili ve hukuki bir bağ olduğunu belirterek 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasını, haczedilerek yediemine bırakılan malların muhafazasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3.kişi vekili, borçlunun haciz mahallinde olmadığını, telefonla çağırılarak haciz mahalline geldiğini, kendisinin ... Ltd....
İcra Müdürlüğünde başlatıldığı ve borçlunun adresinde haciz işlemlerinin yapıldığı dikkate alındığında, istemin kesin yetki gereğince icra takibinin başlatıldığı yerdeki icra mahkemesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine, şikayet dosyasının yetkili ve görevli ... Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir. İcra dosyasında taraf olmayan 3. kişi, haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemez. Bu konuda aktif dava ehliyeti yoktur. 3. kişi ancak istihkak iddiası ve prosedürüne göre haczin kaldırılmasını isteyebilir. Somut olayda, 3. kişinin adresinde yapıldığı iddia edilen hacizde 3. kişiye ait malların haczedildiği iddia edilerek, haczedilen ve muhafaza altına alınan mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması talep edilmiş olmakla, davacı üçüncü kişinin talebinin istihkak davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir....
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; 23.05.2015 tarihli haciz sırasında mahcuzlarla ilgili davacı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu ve haczi yapan icra memurunun istihkak iddia edene istihkak davası açmak için 7 günlük süre verdiği, bunun üzerine 3. kişi tarafından eldeki davadan önce 30.03.2015 tarihinde dava konusu haczin İİK 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına ilişkin müdürlük kararının iptali için şikayet yoluna başvurulduğu, bu tarihten çok sonra 23.07.2015 tarihinde İcra Müdürlüğünce İİK 96-97 maddeleri uyarınca takibin devamı veya taliki hususunda karar verilmek üzere dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği, İcra Hukuk Mahkemesince 29.07.2015 tarihinde takibin devamına karar verildiği, eldeki davanın ise prosedür işletilmesi beklenilmeden 3. kişi tarafından 08.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır....
ın soy isim benzerliği dışında akrabalık ilişkisi bulunmadığı, İİK'nin 99. maddesi uyarınca işlem yapılarak alacaklıya istihkak iddiasının aksini ispat için süre verilmesinde usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, alacaklının memur muamelesini şikayeti ile terditli olarak açtığı İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece davacının şikayet talebinin reddine karar verildiğine göre, 2. (terditli) talep hakkında da karar verilmesi gerekmektedir. İstihkak davalarına İİK'nin 97/11. maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır....
ilişkin şikayet talebine ilişkindir. 1....
Devrin borcun doğum tarihinden önce ya da sonra yapılması hususları ve istihkak iddiasına etkileri ise açılacak bir istihkak davasında ele alınıp değerlendirilecek hususlardır. Bu durumda haczin İİK’nun 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilerek, buna ilişkin yasal prosedürün uygulanması gerekirken İİK’nun 99. maddesi gereğince işlem yapılması isabetli değildir. Şikayet başvurusunun kabulü gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, 2015/41 Esas sayılı şikayet dosyasında mahcuz mal ile ilgili mahallinde keşif yapıldığı, bilirkişi raporunda mahcuzun Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O adına olduğunun belirtildiği, yine takip dosyasında Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O vekilinin mahcuza ilişkin istihkak iddiasında bulunduğu dikkate alındığında hacze konu mahcuzun davalı üçüncü kişi ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi veya İİK'nin 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmasıdır. Dava şartları ise dava açıldığı andan hükmün verildiği ana kadar var olmalıdır....
yönelik İİK'nun 99. maddesinin uygulanması istemi ile şikayet başvurusunda da bulunmuş, Mahkemece birleştirme kararı verilerek istihkak davası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir....


