WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Buna göre hesaplama yapıldığında 2014 yılında İcra Mahkemeleri’nce istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.440,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır. İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda; temyiz konusu mahcuzların değeri, kesinlik sınırı olan 5.440,00.-TL’sının altındadır. Bu durumda; istihkak iddiasının reddine ilişkin hüküm bölümü de kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir....

Buna göre hesaplama yapıldığında 2014 yılında İcra Mahkemeleri’nce istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.440,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır. İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda; temyiz konusu mahcuzların değeri, kesinlik sınırı olan 5.440,00.-TL’sının altındadır. Bu durumda; istihkak iddiasının reddine ilişkin hüküm bölümü de kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir....

Buna göre hesaplama yapıldığında 2014 yılında İcra Mahkemeleri’nce istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.440,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır. İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda; temyiz konusu mahcuzların değeri, kesinlik sınırı olan 5.440,00.-TL’sının altındadır. Bu durumda; istihkak iddiasının reddine ilişkin hüküm bölümü de kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir....

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece teminat karşılığında takibin talikine karar verildiğine göre, İ.İ.K.nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken öncelikle davanın İİK’nun 96.maddesine dayalı olarak açılmış olduğu göz ardı edilerek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açılmış gibi değerlendirilmesi ve kabule göre ise İİK’nun 99.maddesine göre açılan davalarda yasada tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış olmasına karşın İİK’nun 97/13 maddesindeki hükmünün kıyasen uygulanacağı dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olduğu halde bu olguları dikkate alınmadan tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7....

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece teminat karşılığında takibin talikine karar verildiğine göre, İ.İ.K.nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken öncelikle davanın İİK’nun 96.maddesine dayalı olarak açılmış olduğu göz ardı edilerek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açılmış gibi değerlendirilmesi ve kabule göre ise İİK’nun 99.maddesine göre açılan davalarda yasada tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış olmasına karşın İİK’nun 97/13 maddesindeki hükmünün kıyasen uygulanacağı dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olduğu halde bu olguları dikkate alınmadan tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7....

Davalı alacaklı vekili, haczin İİK 99. madde gereğince yapılmış olması nedeniyle mahkemenin 2009/381 esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine istihkak davası açtıklarını kararın aleyhe neticelendiğinden temyiz edildiğini, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını belirterek davanın reddini, aksi halde anılan dosyanın kesinleşmesinin beklenmesini talep etmiştir. Borçluya tebligat yapılamamıştır. Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; alacaklının İİK 99. madde gereğince açtığı istihkak davasının halen derdest olduğu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak iddiasına ilişkindir....

Ancak, yapılan haciz nedeniyle istihkak iddiasında bulunulursa bu iddia ile ilgili İİK'nun 97 ve 98. maddelerinin uygulanmasına dair karar, asıl takibin yapıldığı icra dairesince verilir. Zira, anılan işlem İİK'nun 79. maddesi kapsamında değildir. Talimat icra dairesinin haciz tamamlandıktan ve istihkak iddialarını tutanağa geçirdikten sonra sözü edilen istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyayı asıl icra dairesine göndermesi gerekir.Somut olayda, Osmancık İcra Müdürlüğünce 30.03.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında yukarıdaki ilkelere uygun olarak işlem yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/1263 Esas, 2018/2161 Karar sayılı kararı ile “Yargıtay içtihatları gözönünde bulundurulduğunda, İcra Mahkemesince İİK’nin 97. madde prosedürü işletilmesi talebinin reddi ile İİK’nin 99. maddeye göre işlem yapılması için dosyanın İcra Müdürlüğüne gönderilebileceği belirtildiğinden, mahkeme kararı netice itibarı ile usul ve yasaya uygun olduğundan alacaklı vekilinin istinaf talebinin HMK’nin 353/1/b/1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verildiği, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.03.2017 tarihli ve 2017/234 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Üçüncü şahsın istihkak iddiası üzerine, İcra Müdürlüğünce icra dosyasının İİK'nin 96 ve 97. maddeleri gereğince takibin taliki veya devamı konusunda bir karar verilmek üzere İcra Mahkemesine gönderildiği, İstanbul 5....

Değerlendirme İİK'nın 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. Yedi günlük süre hak düşürücü mahiyette olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, 21.01.2022 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi ... adına, amcası ... istihkak iddiasında bulunmuş ise de, anılan kişi üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili değildir. Ne var ki, alacaklı tarafın istihkak iddiasını kabul etmemesi üzerine verilen gönderme kararı gereği ... 3....

Buna göre istihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması, istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin (ya da satışın) talikine de karar verilmiş olması gerekir. Esasen buradaki tazminat da kötü niyet değil, gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Somut olayda, teminat karşılığında takibin taliki kararı bulunmadığından sadece istihkak iddiasının reddine karar verilmesi alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için yeterli değildir. Tazminata ilişkin koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu