Mahkemece, takibe konu ilamın, İmar Kanunu'ndan kaynaklanan şuyulandırma bedelinin artırımına ilişkin olduğu, Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin uygulama yerinin olmadığı, hacze konu hesabın havuz hesabı niteliğinde olduğundan şikayetçinin iddiasını ispat edemediği gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Takibe konu .....Hukuk Mahkemesi’nin 08.12.2011 tarih 2009/728 Esas- 2011/690 Karar sayılı ilamının dava konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde "bedellere itiraz şekilleri 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yer almaktadır. Öte yandan İmar uygulaması yapılırken yasa gereği yapılan Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi dışında .........
Mahkemece, takibe konu ilamın, İmar Kanunu'ndan kaynaklanan şuyulandırma bedelinin artırımına ilişkin olduğu, Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin uygulama yerinin olmadığı, hacze konu hesabın havuz hesabı niteliğinde olduğundan şikayetçinin iddiasını ispat edemediği gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Takibe konu .......... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.05.2012 tarih 2008/1423 Esas- 2012/223 Karar sayılı ilamının dava konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde "bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yer almaktadır....
Mahkemece, takibe konu ilamın, İmar Kanunu'ndan kaynaklanan şuyulandırma bedelinin artırımına ilişkin olduğu, Kamulaştırma Kanunu hükümlerinin uygulama yerinin olmadığı, hacze konu hesabın havuz hesabı niteliğinde olduğundan şikayetçinin iddiasını ispat edemediği gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Takibe konu ......Mahkemesi’nin 29.03.2012 tarih 2009/561 Esas-2012/237 Karar sayılı ilamının dava konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde "bedellere itiraz şekilleri 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yer almaktadır....
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı, görev ve dava ehliyeti yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca hisseye takdir edilen ipotek bedelinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI (Kapatılan) Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 16.09.2019 tarihli ve 2010/160 Esas, 2010/349 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucu; Mahkeme kararı karar usul ve Kanuna uygun bulunduğundan Dairemiz 02.03.2015 tarih ve 2014/27609 Esas ve 2015/3851 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. B. Karar Düzeltme İstemi Üzerine Bozma Kararı 1. Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan yurt içi üretici fiyat endeksi tablosunun dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmeside bir isabetsizlik görülmemekle beraber 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesi ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/195 Esas, 2017/158 Karar sayılı kararı gereğince nispi harç ve vekâlet ücreti yerine, maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davalı idare vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; davacılar murisi ...’in dava konusu 46 parsel sayılı taşınmazdaki hissesine karşılık 520,67 m²’lik yeri bulunmakta iken, ...'...
Takibe konu ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2011 tarih 2010/678 Esas- 2011/413 Karar sayılı ilamında davanın konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacıların payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir. İşlem tarihi itibariyle imar uygulaması 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesine göre yapılabileceği gibi 18. madde ile birlikte 16.05.2012 tarihinde yürürlükten kaldırılan 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesine göre de yapılabilir. 2981 sayılı Yasa’nın 10/c fıkrasında “….. kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir….” hükmü ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde de "bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yer almaktadır....
Takibe konu ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2011 tarih 2010/677 Esas- 2011/412 Karar sayılı ilamında davanın konusu, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacıların payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir. İşlem tarihi itibariyle; imar uygulaması 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesine göre yapılabileceği gibi 18 madde ile birlikte 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesine göre de yapılabilir. 2981 sayılı Yasa’nın 10/c fıkrasında “….. kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir….” hükmü ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17/son maddesinde de "bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılır" hükmü yer almaktadır....
Mahallesi 6220 ada 18 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı idarenin 2981 ve 3290 sayılı Kanun gereğince belediye encümen kararına istinaden imar uygulamasına tabi tutarak müvekkiline ait taşınmazın bir kısmını bedele dönüştürdüğünü, taşınmazın bedele dönüşen kısmının bedelinin bankaya bloke yapılmadığını, işlemin müvekkiline tebliğ edilmediğini, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen paya takdir edilen karşılığın artırılmasını ve davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselde imar uygulaması yapıldığını, şuyulandırma cetvelinde yapılan incelemede bu parselde 78 m² fazla kesinti yapıldığının belirlendiğini, 390,00 TL ipotek bedelinin uygulamaya esas encümen kararına göre Vakıflar Bankası......
kısmın bedelinin ödenmediği sabit olduğundan; mahkemece dava dilekçesindeki talebin yorumlanmasında hata bulunmadığı, davanın şuyulandırma bedelinin tespiti ve artırılmasından ibaret olduğunu arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak sureti ile tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, asıl davada ecri misil talebinin reddine karar verilmiş olmakla davalı idare lehine dava değeri ile bağlı kalınarak, nispi vekalet ücreti takdiri doğru olduğu gibi, birleştirilen davada ecrimisil talebi bulunmadığından bu hususta ret kararı verilmemiş olmasının da doğru olduğu, asli müdahale talebinin reddine karar verilmesinde paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından bir isabetsizlik...


