WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

ların elinde olup 13 Aralık 2001 tarihinde İtalyanlara hisse devri yapılırken bu kurucu intifa hisselerinin davalı şirkete hisse başı 23.763,00 USD bedelle satıldığını, davalı şirketin hakim hissedarını korurken müvekkiline eşit davranmadığını, 6102 sayılı TTK'nun 140.maddesinde intifa senedi sahiplerinin hak ve korunmalarına ilişkin hüküm bulunduğunu, dava konusu kurucu hisse senetlerinin nama yazılı olup davalı şirketin defter ve kayıtlarında sahiplerinin kimler olduğunun açıkça belli olduğunu, buna rağmen müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığını, kurucu intifa senetleri ile şirket arasındaki ilişkinin Yargıtay'ın sözleşmesel ilişki olduğunu, kar payının ödenmesi gereken tarihten itibaren faiziyle ödenmesini kabul ettiğini, 6102 sayılı TTK'nun 503.maddesi uyarınca intifa senedi sahiplerine yeni çıkarılacak payları alma hakkının tanındığını, TTK'nun 140. ve 142. maddesi hükümlerinin birleşme sırasında devralan şirketin, sermaye artırımını yaparken, devrolunan şirketin ortaklarının...

Sebepsiz zenginleşilen miktar nedeniyle 15/06/2010 tarihinde imzalanmış olan protokolün 3-b maddesinin "Malik/ Bayi intifa süresinin 5 yıla sınırlandırılması nedeniyle dava konusu yapılan 415.219,00 TL'yi (KDV dahil) sözleşme süresi sonunda iş bu protokol kapsamında ve yasal faizi ile birlikte ...'ya nakden ve defaten ödeyeceklerini kabul ve taahhüt ederler. ... ödeme karşılığında bayile tutar kadar fatura kesecektir." şeklindeki ve 3-c maddesinin "Mevcut sözleşmenin ve intifa hakkının sona erdiği tarihte malikin, kendi özgür iradesi ile ... lehine 5 yıl süreli yeni intifa hakkı tesis etmesi halinde ... bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının devam ettiği bu döneme tekabül eden oranda alacağından feragat edeceğini kabul ve taahhüt eder. Bayi ... ile yeni bir sözleşme imzalayıp imzalamamakta tamamen serbesttir. Talebi halinde ... istasyonun işletim hakkını yine kendisine ait ürünlerin satışı şartıyla bayiye verecektir....

Öte yandan; davalı ... tarafından açılan 2011/324 Esas sayılı birleştirilen davada ileri sürülen intifa hakkının iptali isteği yönünden ise gösterilen tanıkların bu konuda da beyanlarının alınması, intifa hakkının bedel karşılığı tesis ettirildiği dikkate alınarak keşif yapılmak suretiyle akit tarihi itibariyle intifa hakkının değerinin tespit ettirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip vekil ...'in vekalet yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığının ve intifa hakkı lehdarı ... ile işbirliği içerisinde hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilmiştir. Hâl böyle olunca; gerek asıl ve gerekse birleştirilen davalarla ilgili olarak yukarıda işaret edilen esas ve usule yönelik eksikliklerin giderilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.'' gerekçeleri ile bozulmuştur. B....

Mahkemece, taraflar arasında akdolunan bayilik sözleşmesi kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek 5 yıllık bayilik sözleşmesi süresince davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi nedeniyle davalının yatırım hizmet bedeli talebinin yasal dayanağı bulunmadığı gibi ilişki süresince eksik mal alımı olduğuna dair bir uyarıda bulunmayan davalının bu konuda ceza-i şart isteminde haklı olmadığının saptandığı, intifa hakkının 15 yıl süreli olup süre dolmadan terkin edildiği, kullanılamayan süreye isabet eden ve güncel değeri 14.214,69 TL olan tutarın yargılama sırasında davacı yanca davalıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo edildiği, davalının intifa bedeli dışındaki taleplerinin yerinde bulunmadığı, böylece ipotekten kaynaklanan tüm borçlar ödenmiş olduğundan artık ipoteğin fekki isteminin kabulü gerektiğinden bahisle davanın kabulüne ipoteğin fekkine, 14.214,69 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2003 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini ve tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 09.03.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesi hükümlerine dayanılarak bir kısım taşınmazlardaki davalı şirket yararına olan intifa-irtifak hakkının kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı şirket temyiz etmiştir....

nin de dava konusu taşınmaz üzerinde gaz satışına ilişkin pompalarının bulunduğunu, 20.03.2011 tarihli protokol ile intifa hakkı süresinin 20.03.2016 tarihinde sona ereceği kararlaştırılarak bu hususun 08.12.2011 tarihli işlem ile tapuya şerh edildiğini, müvekkili tarafından davalılara gönderilen ihtarnameler ile 20.03.2016 tarihi itibarıyla taşınmazın boşaltılarak intifa ve ipotek kayıtlarının kaldırılması ihtar edilmiş ise de taşınmazın boşaltılarak teslim edilmediğini, 13.03.2017 tarihli işlem ile de süresi biten intifa hakkının tapu kaydından terkin edildiğini, gerekli ihtarlar tebliğ edilmesine rağmen davalıların akaryakıt istasyonu olarak kullandıkları taşınmaza haksız ve hukuka aykırı müdahalelerinin 20.03.2016 tarihinden beri devam ettiğini ileri sürerek davalılar tarafından gerçekleştirilen müdahalenin men'ine, taşınmaz üzerindeki tecavüzlü yapıların tamamının kal'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik aylık 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin haksız müdahalenin başladığı...

Davacı - karşı davalı vekili 26/03/2015 tarihli dilekçesinde söz konusu bedelin intifa terkin harcı ile ilgisinin olmayıp intifa hakkının erken sonlandırılması nedeniyle işlemiş süreye ilişkin intifa bedeline ait olduğunu, davalı - karşı davacının söz konusu intifa bedelinin fazla hesaplandığı kendisine iade edilmesi gerektiği yada asıl davaya konu bedelden mahsup edilmesi gerektiği yönünde iddia ve savunma ortaya koymadığını bildirmiştir. İntifa terkin harcı bedeli 37.396,22 TL , terkin nedeniyle döner sermaye harcı ise 162.50 TL dir. Davalı - karşı davacının hesabından çekilen 73.071,50 TL , intifa hakkının 15 yıl süreceği inancı ile ödenen ancak 5 yıl sonunda sonlanması nedeniyle işlememiş intifa süresi nedeniyle ödenen intifa bedelinin denkleştirici adalet kuralıda dikkate alınarak davalı - karşı davacının hesabından tahsil edilen miktar olduğu anlaşılmaktadır....

Geçersiz tebligata dayanılarak dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal süresi içerisinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....

taşınmaz olarak kaydedilebileceği, en az otuz yıl için kurulan üst hakkının, sürekli nitelikte olduğu kuralına yer verilmiştir....

Noterliğince düzenlenen 23/11/1998 tarihli ve 48133 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile sahibi olduğu taşınmaz üzerinde kendisi lehine intifa hakkı tanıdığını, mirasbırakanın 13/01/2012 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin açılıp okunarak kesinleştiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının tapuya kayıt ve tescili ile vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. Davalı; davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizi ile mirasbırakan adına kayıtlı davaya konu bağımsız bölüm üzerinde davacı lehine tanınan intiha hakkının tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu