Yine belirtilmelidir ki, kanuni intifa (Türk Medeni Kanunu m.495) hakkı hariç intifa hakkının kuruluşu daima bir sözleşmeyle olur. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile intifa hakkına konu taşınmaz maliki hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse, malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Her ne kadar intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796.maddesinde eşyaya bağlı intifa haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (Türk Medeni Kanunu m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785.maddesinin kıyasen uygulanması gerekir....
Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerle de hükmen terkini istenebilir....
Davacı 23.11.2011 havale tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkının kaldırılması için ... yaptığı başvuru sırasında, intifa hakkı sahibi ...'ın anne adı ... olduğu halde tapuda ... olarak kayıtlı bulunduğu hususunun gerekçe gösterilerek talebinin yerine getirilmediğini belirtmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tesis edilen 06.08.1973 başlama tarihli ...'a ait olduğu belirtilen intifa hakkının dayanağı olan kayıtların getirtilmediği anlaşılmaktadır....
Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hâle gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hâkimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. 5. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanunu'nun 796 vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanunu'nun 785 inci maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. 3. Değerlendirme 1....
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi nedeniyle davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerine intifa hakkı tesis edildiği, Rekabet Kurumu' nun kararıyla sona eren sözleşme nedeniyle 5 yılı aşan süre için davalıya ödenen bedel yönünden hesaplanan tutar için intifa hakkının ifasının imkansız hale geldiği bu miktarın davacıya iadesinin gerektiği, intifa hakkının kaldırılması sırasında yapılan giderlerin de davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Ancak bayilik ilişkisi sona erdirilmiş, sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesinden sonra davacı tarafından davalıya gönderilen 11.02.2011 tarihli ihtarnamede de Rekabet Kurumu Kararlarına gönderme yapılarak bayilik sözleşmesi intifa, kira vb. hukuksal ilişkilerin tamamının sona erdirildiği belirtilmiştir. Taraflar arasında çekişmesiz olan tüm bu kanıtlara göre bayilik sözleşmesi ve buna bağlı dikey ilişki kapsamındaki tüm sözleşmelerin sona erdiği sabittir. Mahkemece akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının dikey ilişki kapsamında kaldığı kabul edilmiş, 575 parsel sayılı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu bulunmadığından taşınmaz üzerindeki intifa hakkı dikey ilişki kapsamında değerlendirilmemiştir....
Somut olayda da; taraflar bayilik ve buna bağlı intifa sözleşmesinden kaynaklanan ilişkinin sona erdiğini kabul etmektedirler. Davalı yan bayilik ilişkisi ve intifa hakkı nedeniyle taşınmaz üzerinde yapılan yatırımlardan kaynaklanan tazminat hakkı bulunduğunu, bunun da dava konusu olduğunu belirtmiştir. Gerçekten taraflar arasında görülmekte olan tazminat davası da vardır. Ancak bu tazminat davasının varlığı intifa hakkının terkinine engel değildir. Aksine intifa hakkının taşınmaz üzerinde kalmaya devam etmesi ve bu haktan yararlanmak istenmesi Rekabet Kanununun 4. maddesine aykırılık oluşturur. Mahkemece bu husus gözardı edilmiş, intifa hakkı ve tazminat isteme hakkının birbirinden bağımsız olduğu hususu üzerinde durulmadan dava reddedilmiştir. Verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı lehine uygulanan süresiz intifa hakkının 15 yıl süreli olarak düzeltilmesine, bu şekilde intifa hakkının tesisine dair hüküm kurulmuştur. Hükmü, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir. Dava, intifa hakkının terkini istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir malvarlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir....
Davalı vekili ıslaha cevap dilekçesinde, intifa hakkının tapudan terkin edildiğini, davanın konusuz kaldığını, intifa hakkının kaldırılması davacı lehine olduğuna göre harç ve vergisinin de davacılar tarafından ödenmesinin gerektiğini, ek protokol ve taahhütnamenin yeni tarihli kira sözleşmesiyle geçersiz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
Değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü üzere, hukukumuzda ayni hakkın doğumu veya ortadan kaldırılması tescil işleminin yapılmış olmasına bağlıdır. Başka bir deyişle bir hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz. İntifa hakkı süresi gerçek kişiler için intifa hakkı sahibinin ömrüyle sınırlanmışken tüzel kişilerde TMK’nın 797. maddesi gereğince 100 seneyi aşamaz. TMK’nın 795. maddesinin birinci cümlesinde; menkullerin, gayrimenkullerin ve hakların intifa hakkına konu olabileceği belirtilmiştir. İntifa hakkı bir ayni hak olarak sahibine mal üzerinde fiili hakimiyet sağlar. Bu hakkın sağladığı zilyetlik sayesinde intifa hakkı sahibi malı kullanabilir. Böylece zilyede tanınmış bulunan dava haklarını intifa hakkı sahibinin kullanmaya hakkı bulunduğu gibi mülkiyet hakkı sahibine tanınmış bulunan dava haklarından da intifa hakkı sahibi yararlanır....


