WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Vakfı'nın sükna hakkına konu taşınmazın otel yapılması sebebi ile iş bu atelin oturma hakkına binaen tahsisi bu talep kabul görmez ise fazlaya dair haklar saklı tutularak 20.000 TL'nin otel yapılma tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir. 2. Davacı vekili ilk bozma ilamından sonra 24.10.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.000 TL'lik talebi 467.377,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre harap ve yıkılmış sükna hakkı konusu taşınmazda sükna hakkının sakıt olduğunu, yeni yapılan binada sükna hakkı tesis edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazda bulunan harap evlerin yıkılarak arsa haline geldiğini, müvekkili idarece otel yapılmak kaydıyla 49 yıllığına ... Uluslararası Otelcilik ve İşletmecilik A.Ş.'ye kiraya verildiğini, söz konusu yerde halen ......

Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça intifa hakkına ilişkin hükümler oturma hakkına da uygulanır. Türk Medeni Kanununun 794'ncü maddesi hükmüne göre; intifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. Sadece taşınmazlar üzerinde kurulabilen oturma hakkı aynı Yasanın 795'nci maddesi gereğince de tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine bir düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır. Kanuni intifa hakları hariç, intifa hakkı tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Başka bir ifade ile, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasında (TMK. m. 705) olduğu gibi, intifa hakkının kazanılması için tapuya tescil zorunludur. Tescil, bunu amaçlayan resmi şekilde düzenlenmiş bir sözleşmenin varlığını gerektirir. Resmi şekil, intifa sözleşmesinin geçerlililik (sıhhat) koşuludur....

ın oturmaya devam edeceği ve dairenin intifa hakkının tapuda ... tarafından ... adına tesis olunacağı hüküm altına alınmış, ilgili ilamda kadının evlenmesi halinde intifa hakkının kaldırılacağı, söz konusu dairenin kadın tarafından kiraya verilmeyeceğinin taahhüt edildiği, taahhüde uyulmaması durumunda intifa hakkından sarfınazar etmiş sayılacağı belirlendiği, karar 11.07.2001 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece kesinleşmiş ilamda hüküm altına alınan intifa hakkının tapuda kentsel dönüşüm sonrasında ilgili daireye isabet eden kısma tesisi için işlem yapılacağı yerde aslında sükna hakkı olduğu şeklinde yorum yapılarak tek bir dairenin tapu kaydına davacı-davalı kadın yararına sükna hakkı tesisine karar verilmesi doğru olmadığı, Kadıköy 3....

İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili tarafından, davalının sürekli ve düzenli geliri olduğu, anlaşmalı boşanma protokolünde belirtilen özel sağlık sigortasına ihtiyaç bulunmadığı, davalın emekli olduğu ve genel sağlık sigortasından yararlandığı belirtilerek; anlaşmalı boşanma protokolünde davalının özel sağlık sigortasının davacı tarafça karşılanması hükmünün kaldırılması talebinin reddi yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili tarafından, müvekkili yararına tesis edilen sükna hakkının herhangi bir süreye tabi olmadığı, çocuğun ergin olmasının sükna hakkını ortadan kaldırmayacağı, sükna hakkının amaca uygun olarak kullanıldığı, ortak çocuğun bir proje kapsamında geçici olarak Almanya'ya gittiği ve Türkiye'de ikametgahının sükna hakkı tanınan ev olduğu, davanın reddedilmesi gerektiği, davanın kısmen reddine karar verilmesine karşın yararına vekâlet ücretine hükmedilmediği belirtilerek; davanın kabul edilen kısmı...

Mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkilerin kullanılmasına imkan veren irtifak hakkının çeşitlerinden olan intifa hakkı ile üst hakkının hüküm ve sonuçları birbirinden farklı olup, intifa hakkı ile üzerinde tesis edilen taşınmazdan tam bir yararlanma yetkisi elde edilmekte iken üst hakkı ile sadece inşaat yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi elde edilmektedir. Dolayısıyla üst hakkı (inşaat hakkı) ile intifa hakkının sağladığı tüm yetkilerin kullanılması mümkün değildir. Yukarıda anılan Emlak Vergisi Kanununda arazinin irtifak hakkı sahibinin değil, irtifak hakkının bir çeşiti olan, mülkiyet hakkına en yakın yetkileri sağlayan intifa hakkı sahibinin vergi mükellefi olduğu belirtildiğinden, emlak vergisine konu arsalar üzerinde Medeni Kanunun 751. maddesine istinaden inşaat hakkına sahip olan davacı vakfın emlak vergisi mükellefi olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece, ......

Dava, intifa hakkına dayalı muarazanın önlenmesi, karşı dava ise intifa hakkının iptali ve ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir. 1- Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür. Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir. (TMK.m.795) İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer....

Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796. v.d. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Somut olaya gelince; 21.03.2006 tarihli resmi akit tablosuna göre dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyeti davacı üzerinde bırakılarak toplam 10.000,00TL bedel ile davalı ... lehine intifa hakkı tesis edildiği anlaşılmakla, mahkemece intifa hakkının kaldırılması talebinin reddine dair verilen hüküm doğru ise de intifa bedelinin tahsili talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....

Kabule göre de, sınırlı ayni haklar arasında sayılan intifa hakkı TMK'nın 794 ve devamı maddelerinde; oturma hakkı ise TMK'nın 823 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, yararına tesis edilene sağladığı hak ve yükümlülükler bakımından birbirinden farklı hükümler taşıdığından davacı yararına TMK'nın 652/2 maddesinde sayılan intifa veya oturma (sükna) haklarından hangisinin tesis edildiğinin hükümde açıkca belirtilmemesi de yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 10.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

İntifa hakkı ile bir kısım payın yükümlü kılınmasının çoğu kez taşınmazın satışında talepleri azaltmak ve düşük bir bedel karşılığı taşınmazın tamamının ele geçirilmesini sağlamak amacına yönelik yapıldığına da rastlanılmaktadır. Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesine karar verildikten sonra davalı ...'ın taşınmazdaki 1/6 payı üzerinde eşi olan davalı ... lehine intifa hakkı kurmuş olduğu görülmüştür. Dosya içeriğinden davalı ...'ın eşi olan diğer davalı ... lehine intifa hakkı kurmakla yukarıda açıklandığı üzere paylı malik olan davacıları zarara uğrattığı ve Türk Medeni Kanunun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanıldığının kabulü gerekir. Davacıların bu nedenle intifa hakkının kaldırılması talebinde bulunabilecekken “çoğun içinde az vardır” kuralı gereği intifa hakkının üzerinde kurulduğu payın satış bedeli üzerinde devamını istemek hakkı öncelikle mevcuttur....

Mahkemece, intifa hakkı sahibinin ölümü nedeniyle mirasçıların tapuya başvurmaları halinde tapu sicil müdürlüğünce terkin edileceği, işin idari mahiyette bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 796. maddesi uyarınca intifa hakkı konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkının ortadan kalkması ile sona erer. Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir. Görüldüğü gibi, intifa hakkı sahibinin ölümü ile intifa hakkı sona ereceğinden malik terkin isteyebilir. Ayrıca, Tapu Sicil Tüzüğünün 78. maddesi uyarınca da malikin terkin isteme hakkı vardır. Somut olayda da; paydaşlığın giderilmesi davası sonucu intifa hakkı ile yükümlü olarak taşınmazın satışına karar verilmiş ise de, intifa hakkı sahibinin ölümü üzerine bu hak sona ermiştir....

UYAP Entegrasyonu