kütüğüne (geçici) tescil ve şerhinin işlenmesini, Öncelikle; ----------------- işbu tapu kaydının iptal edilerek müvekkil adına tescilini, bu uğurda dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydındaki davalı Bankalar nezdinde olan ipotek vs. tüm kayıt ve şerhlerden mürekkep takyidatın terkinini; Aksi halde HMK'nın 111....
Tapu iptal ve tescil talepleri bakımından, davacı tarafın, davalıların sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle sözleşmeden dönme iradesini beyan ettiği, raporda belirtilen teknik tespit ve değerlendirmelerden anlaşılacağı üzere, davalı taraf, imar mevzuatından kaynaklanan engeller kalktıktan sonra gerekli başvurularda bulunmadığı, Bakırköy ... ATM’nin ......
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istekli dava sonunda, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 10/11/2021 tarihli ve 2021/334 Esas - 2021/1460 Karar sayılı kararıyla HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 26.05.2022 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Örneğin; inanç sözleşmelerinde, sözleşme tarihinden itibaren borçlu için ferağ mükellefiyeti doğduğu halde, zamanaşımı tarihi sözleşme tarihinden değil, alacaklının ferağ umudunu kaybettiği tarihten başlatılmıştır. Bu konuya örnek olan ve Tapu iptal ve tescil davasına ilişkin olan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2012/58 esas ve 2012/1395 karar sayılı ilamı (özet olarak) şu şekildedir: “Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır. Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, zamanaşımı gerçekleştiğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Burada önemli olan zamanaşımının kaç yıl olduğunun saptanması değil, saptanan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin tespitidir. Kanununun 128.maddesi uyarınca zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Bu süre, mahkemece kabul edildiğinin aksine sözleşmenin yapıldığı tarih değil, alacağın muaccel hale geldiği tarihtir....
Taşınmaz mallara ilişkin sözleşmeler taşınmazın bulunduğu tapu kütüğünün şerhler hanesine, kendilerine mahsus özel sicili bulunan taşınır mallara dair sözleşmeler bu malların kayıtlı oldukları sicile tescil ve şerh olunur ve kiralayan tarafından ayrıca Birliğe bildirilir. 2) Özel bir sicile kayıtlı olmayan taşınır mallara ilişkin sözleşmeler Birlik tarafından tutulacak özel sicile tescil edilir" 6361 Sayılı Kanun, İlgili Yönetmelikler ve Birlik Düzenlemeleri, 22. Madde GEREKÇE: "Madde ile; finansal kiralama sözleşmesinin şekli ve özel bir sicile tescili düzenlenmektedir. --------kendilerine mahsus özel sicili bulunan taşınır malların ise, bu malların kayıtlı oldukları sicile tescil veya şerh olunacağı ve özel sicili bulunmayan taşınır malların ise uygulamada ihtiyacı karşılamayan noterde tescil sisteminden vazgeçilerek, Finansal Kiralama Şirketleri Birliği’nce tutulacak özel sicile tescil edileceği hüküm altına alınmıştır....
BAYİ ADAYI ayrıca, dikey anlaşmaların 5 yıl süreyle sınırlandırılmasına ilişkin olarak Rekabet Kurulu tarafından alınan 5 Mart 2009 tarihli kararın ortadan kaldırılması veya sözkonusu karara ilişkin olarak yargı mercilerince iptal ve/veya yürütmenin durdurulmasına ilişkin bir karar tesis edilmesi durumunda 150.000.-USD (yüzellibinamerikandoları) +KDV PO'ya geri ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. Hükmü bulunduğu, Bu hükümde açıkca Protokol Madde 2 nin a bendi ll.kısımda belirtilen gayrimenkul şeklinde " ... ili ... ilçesi ... Mh de kain ve tapu da 18 d 4 b 232 pafta 232 ada 203 parselde kayıtlı ve 2328,50 m2 yüzölçümlü gayrimenkul" ün açıklandığı, davacının bu gayrimenkul için 300.000 USD inkişaf bedeli verdiği,davalının bu paranın her iki gayrimenkul için verildiği savunmasının kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır....
DAVANIN KONUSU:Tapu iptali ve tescil- Alacak (Taşınmaz satış vaadinden kaynaklı) Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı, davalı ... ve davalı ...vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ...'...
Mahkeme red gerekçesinde; davanın satış vaadine dayandığı, tapu iptali ve tescil istekli açılmış ise de yargılama sırasında davalılara ait paylar üçüncü kişilere devredildiğinden tescil imkanı kalmadığı, davacı vekilinin seçimlik hakkını kullanarak davaya tazminat olarak devam edilmesini istediği, her ne kadar önce denkleştirici adalete göre ödenen paranın iadesi düşünülmüş ise de satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlendiği ve geçerli olduğu, ifa imkanı kalmadığı, BK’nın 96. maddesine göre gerçek zararın karşılanması gerektiği, bilirkişi tarafından 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin gerçek değerlerinin dava tarihi itibarıyla toplam 400.000 TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin davalı ... yönünden bir talepleri olmadığını bildirmesi sebebiyle bu davalı yönünden feragat sebebiyle ret gerektiği, 70.000 TL değer ile açılan davada ıslah ile davalılardan ... ve ...’ten 133.333,33’er TL istendiği, davalılardan ... vekili tarafından ıslaha karşı zamanaşımı def’in de bulunulduğu, satış vaadi...
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, 13.03.2007 tarihli belgenin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç sözleşmesinin yazılı delili olarak kabul edilip edilemeyeceği, burada varılacak sonuca göre delil listesinde açıkça yemin deliline dayanan davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak oluşacak duruma göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 13. Dava, inanç sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın yarı değerinin tahsili, bunun da olmaması hâlinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak istemine ilişkindir. 14. Bilindiği üzere Türk Hukukunda inançlı işlemleri doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Ancak uygulama ve öğretide, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26....
e yapılacak gayrinakdi ve nakdi ödemelerle ilgili protokol kapsamında (davacı tarafın iddiasına göre ödeme mahiyetinde , davalı tarafın iddiasına göre teminat mahiyetinde davacıya devri öngörülen) bahsi geçen ... ada 20 nolu parselin , davacı tarafın istemi ve davalı şirketin kabulü neticesinde ... adına tapuya tescil edilmesi akabinde, ... İnşaat tarafından söz konusu taşınmazın teminat amacıyla devredildiği belirtilerek teminat koşulunun yerine gelmediği iddiasıyla açılan tapu iptal tescil davasıdır. Deliller ; 31/10/2016 tarihli protokol, daha sonra ... İnşaat , ..., ..., ... arasında yapılan sözleşme, tapu kayıtları, ana dosyadan taraf vekillerince sunulan dilekçeler. Ana dosya kapsamında davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de bir sureti dosyaya bırakılan Yargıtay 11....


