İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayeti ve itfa itirazı dolaysıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ilama dayalı takipte ilama aykırılık şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile takip dosyasında 29.04.2018 - 17.12.2020 tarihleri arasında işlemiş faizin 896.342,01 TL olarak tespitine, takibin toplamda 985.445,97 TL üzerinden devamına, icra emrinin tespit edilen şekilde düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu Bakanlık ve karşı taraf alacaklılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda, mahkemece şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Borçlu mirasçısı ... tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; süre ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilama aykırılık şikayeti olup, icra emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK'nın 58/3 maddesi, TBK'nun 99/son maddesi, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi, HGK'nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı Kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.İhbar olunan TMSF’nin temyizi yönünden; İcra mahkemelerinde asli ya da feri müdahil olarak şikayette müdahale yolu ile davaya katılmak mümkün olmadığından ihbar olunan TMSF’nin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 3....
nun 355. maddesi hükmüne göre istinaf incelemesinin bu yönde sunulan dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması gerektiği, davalı tarafından başlatılan takibin ilamlı icra takibi olduğu, borçlunun şikayetinin takipte ilama aykırı olarak fazla alacak talep edildiği iddiası ile ilama aykırılık şikayeti olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği, takibe dayanak yapılan idare mahkemesi ilamı, dava konusu idari para cezasının iptaline ilişkin olduğu, hüküm fıkrasında likit bir alacağın bulunmadığı ve eda hükmü içermediği, ilamın yargılama gideri ve vekalet ücreti dışında, asıl alacak yönünden ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, HMK'nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesi ile davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ilama aykırılık şikayeti ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile fazla talep edilen 5.973,50 USD faizinin takipten çıkartılmasına karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabulü ile icra emrinin 15.231,34 USD asıl alacak, 176,61 USD işlemiş faiz olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Mahkemenin ilama aykırılık şikayetine ilişkin usulden ret kararına gerekçe yaptığı aynı mahkemenin 2011/355 Esas ve 2012/3 sayılı Kararı incelendiğinde ise, başvurunun alacağın ilama aykırı olarak fazla hesaplandığı gerekçesiyle icra müdürlüğünce yapılan hesap tablosuna ve buna göre yazılan haciz müzekkeresine karşı şikayet olduğu ve icra müdürlüğünce yapılan hesaplama ile haciz müzekkeresindeki fazlalığın iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan hüküm iş bu dosyadaki icra emrinin ilama aykırı olduğu hususundaki şikayete mükerrerlik teşkil etmez....
Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak, talebin, ilama aykırılık şikayeti olarak doğru nitelendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde dosya hesabını şikayet gibi değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ:Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 07.7.2022 tarih, 2021/3248 E. - 2022/2333 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.12.2010 tarihli, 2006/49-2010/557 Sayılı ilamında eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ve eksik işlerin aynen ifasına karar verildiğine göre ayıplı ve eksik işler bedelinin tespit edilerek bu bedelin borçlulardan istenilmesine yönelik şikayet mahiyeti itibariyle ilama aykırılık iddiasına dayanmaktadır. İlama aykırılık nedeniyle yapılan şikayetler süreye tabi olmadığından şikayetin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süre aşımından reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK'nun 149/a atfı ile uygulanacak aynı yasanın 33. maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte diğer şikayetler 7 günlük hak düşürücü süreye tabi ise de limit aşımı şikayeti ilama aykırılık iddiasını içermesi nedeniyle süreye tabi değildir. Mahkemece, limit aşımı şikayeti şikayetçi borçlulardan her biri için sorumlu oldukları miktar belirlenip değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin süreden reddi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


