WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

sistemine dahil olanlardan, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halinde bu tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir....

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararı temyiz edilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların, borcun bulunmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla, ödeme emrinin tebliğ tarihinden başlayarak yedi gün içinde itiraz edebilecekleri kurala bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 22 nci maddesinde verginin tahakkuku; tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi olarak tanımlanmıştır. Bu hüküm karşısında, usulüne uygun olarak tarh ve tebliğ edilmeyen birverginin tahakkuk ettiğinden ve yükümlüler açısından ödenmesi gerekli safhaya geldiğinden söz etmek mümkün değildir....

İcra Müdürlüğünün 2006/18373 esas sayılı dosyasıyla takibe başladıklarını, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresini terk etmesi nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılarak takibin kesinleştiğini, 19.04.2007 tarihinde hacze gidildiğinde şirketin adresten taşınması nedeniyle menkul mallarının bulunamadığı ve haczin yapılamadığını ileri sürerek sanıklar hakkında İİK'nun 337/a maddesinde yazılı bulunan suçun unsurlarının oluşması nedeniyle cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Alacaklı vekilinin 13.04.2007-03.04.2008 tarihleri arasında takip dosyasını işlemsiz bıraktığı, bu durumda TTK'nun 730-18 maddesi ile uygulanması gereken TTK'nun 663. maddesi uyarınca 6 aylık takip içi zamanaşımı süresinin dolduğu, alacağın zamanaşımına uğradığı, sanığın cezalandırılabilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunmasının gerekliliği gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verilmiştir....

Tüm bunlara göre takibe konu çeklerin (alacağın) zamanaşımına uğradığı sabittir. Davalı, cevap dilekçesi ile alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiş ise de davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Davalı yanca da bunun aksi iddia ve ispat olunabilmiş değildir. Eş söyleyişle taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından somut olaya 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanaklı değildir. Davalı tarafça yapılması gereken alacağın zamanaşımına uğradığı 28.10.2018 tarihinden itibaren 1 yıl içinde 28.10.2019 tarihine kadar TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak icra takibi başlatılması yahut dava açılmasıdır. Davalı tarafça ise icra takibi 22.03.2021 tarihinde başlatılmıştır. Davalı 1 yıllık sürede talepte bulunmadığından alacak zamanaşımına uğramıştır. Bununla birlikte davacının Sakarya 1....

Bu durumda, umumi vekil olmayan, vergilendirme ile ilgili tebliğ evrakını alma yetkisi bulunmayan kişiye yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz etme imkanı bulunmadığından, yetkisiz kişiye yapılan usulsüz tebligat davacı açısında hukuki sonuç doğurmayacağından dava konusu e-haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairimiz kararına katılmıyoruz....

Öte yandan şikayet eden, gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek tebliğ tarihinin düzeltilmesini de talep etmiş olmakla, mahkemece haciz ihbarnameleri iptal edildiğinden bu yönde hüküm kurulmamıştır. O halde mahkemece, şikayet eden şirket ortağına haciz ihbarnameleri çıkarılabileceği nazara alınmak suretiyle tebligat usulsüzlüğü şikayeti incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, iddianın yukarıda özetlenen içeriğine göre; başvurunun 7 günlük itiraz ve şikayet süresine tâbi bulunduğu açık olup; bu süre ise; icra emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Diğer taraftan, borçlunun dilekçesinde icra emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, öncelikle, bu yöndeki iddianın incelenmesi, tebligatın usulsüz olduğunun belirlenmesi ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi hükmü gözetilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi halinde, yukarıda belirtilen şikayet ve itiraz nedenlerinin incelenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. 2-Borçlu ...'...

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Özel kişilere tebligatın ne şekilde yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10,16, 20, 21 ve 22. maddelerinde ve Tebligat Tüzüğünün 22. maddesinde açıkça gösterilmiş bulunmaktadır. Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca tebligat muhatabın bilinen en son adresinde bizzat kendisine yapılır. Tebligat Kanunun 16. ve Tüzüğün 22. maddesi gereğince kendisine tebligat yapılacak kişi ev adresinde bulunmaz ise tebliğ evrakı aile fertlerinden veya hizmetçi veya uşak gibi evinde çalışanlardan birine yapılır. Ancak muhatap yerine tebliğ yapılacak bu kişilerin mutlaka muhatapla birlikte oturmaları şarttır. Tebligat Kanunun 22. maddesine göre muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerekirken 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 30/12/2015 tarihinde kapıya yapıştırılmak ve mahalle muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde usulüne uygun şekilde mükellefe tebliğ söz konusu olmadığından, davacı tarafından öğrenildiği belirtilen 03/03/2016 tarihi itibarıyla tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin hükümleri uyarınca tebliği gerekirken 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 31/12/2014 tarihinde tebliği usulsüz olduğundan en geç 31/12/2014 tarihine kadar davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır....

UYAP Entegrasyonu