Sonuç olarak, düzenleme alanında kapanan yollardan ihdas edilerek belediye adına yapılan tahsisler ile DOP ve KOP'tan karşılanması gereken alanların bu hesaplara dahil edilmemesi nedeniyle DOP hesabının hatalı yapıldığı, ikinci uygulamanın iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde iptal kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu işlemin, dayanağı olan imar planına aykırı olduğu ve işlemde tahsis ve dağıtım ilkelerine uyulmadığı sonuçlarına varıldığından tümünde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1....
Sonuç olarak, düzenleme alanında kapanan yollardan ihdas edilerek belediye adına yapılan tahsisler ile DOP ve KOP'tan karşılanması gereken alanların bu hesaplara dahil edilmemesi nedeniyle DOP hesabının hatalı yapıldığı, ikinci uygulamanın iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde iptal kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu işlemin, dayanağı olan imar planına aykırı olduğu ve işlemde tahsis ve dağıtım ilkelerine uyulmadığı sonuçlarına varıldığından tümünde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1....
İkinci parselasyonda, DOP ve kamu ortaklık payı (KOP) kesintisi yapılmamış, ilk uygulamada kapanan yollardan ihdas edilen alanlara ilaveten ikinci uygulama kapsamında da kapanan 3.156 m2'lik kadastro yollarından dolayı ihdas edilen alanlar DOP'tan düşülmeksizin belediye adına tahsis edilmiştir. İkinci parselasyon işlemine karşı da Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. Ancak bu parselasyon ile uygulama gören … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların hissedarları tarafından açılan davalarda sırasıyla … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile kapanan yollardan ihdas edilen alanların kamuya terk edilmediği gerekçesiyle … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen ikinci parselasyonun iptaline karar verilmiş, bu kararlar sırasıyla Dairemizin 07/03/2008 tarih ve E:2006/2211, K:2008/1600 sayılı ve 06/02/2009 tarih ve E:2007/2404, K:2009/994 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleşmiştir....
İkinci parselasyonda, DOP ve kamu ortaklık payı (KOP) kesintisi yapılmamış, ilk uygulamada kapanan yollardan ihdas edilen alanlara ilaveten ikinci uygulama kapsamında da kapanan 3.156 m2'lik kadastro yollarından dolayı ihdas edilen alanlar DOP'tan düşülmeksizin belediye adına tahsis edilmiştir. İkinci parselasyon işlemine karşı da Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmamaktadır. Ancak bu parselasyon ile uygulama gören … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların hissedarları tarafından açılan davalarda sırasıyla ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile kapanan yollardan ihdas edilen alanların kamuya terk edilmediği gerekçesiyle … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen ikinci parselasyonun iptaline karar verilmiş, bu kararlar sırasıyla Dairemizin 07/03/2008 tarih ve E:2006/2211, K:2008/1600 sayılı ve 06/02/2009 tarih ve E:2007/2404, K:2009/994 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleşmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinin uygulanması sonucu fazla kesilen DOP nedeniyle tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 04.11.2014 tarihli ve 2014/305 E., 2014/409 K. sayılı karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/785 E., 2016/5393 K. sayılı kararı ile; “…Dava, 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uygulaması sonucu fazla kesilen DOP nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
Somut olayda, aynı düzenleme sahası içerisinde bulunan kimi parsellerden %44,80 oranında DOP kesintisi yapılırken, kimi parsellerden ikinci kez parselasyona konu edildikleri gerekçesiyle DOP kesintisi yapılmamış ve böylece ilk parselasyonda belirlenen DOP oranının uygulanması suretiyle DOP oranı yönünden parseller arasında eşitliğe aykırı davranılmıştır. Parselasyonda DOP kesilmeyen parseller, imar planı ile getirilen yüksek yapılaşma koşullarının ve ilave donatı alanlarının getirdiği değer artışından faydalanmış ancak bu değer artışının karşılığı olan DOP oranının söz konusu parsellere isabet eden kısmından muaf tutulmuştur. Yani %44,80 oranında DOP kesintisi yapılan parseller yeni imar planındaki koşullara göre yapılan dava konusu parselasyonun getirdiği değer artışının önceki parselasyonu aşan kısmını tümüyle yüklenmiştir. Parselasyonda herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır....
Somut olayda, aynı düzenleme sahası içerisinde bulunan kimi parsellerden %44,80 oranında DOP kesintisi yapılırken, kimi parsellerden ikinci kez parselasyona konu edildikleri gerekçesiyle DOP kesintisi yapılmamış ve böylece ilk parselasyonda belirlenen DOP oranının uygulanması suretiyle DOP oranı yönünden parseller arasında eşitliğe aykırı davranılmıştır. Parselasyonda DOP kesilmeyen parseller, imar planı ile getirilen yüksek yapılaşma koşullarının ve ilave donatı alanlarının getirdiği değer artışından faydalanmış ancak bu değer artışının karşılığı olan DOP oranının söz konusu parsellere isabet eden kısmından muaf tutulmuştur. Yani %44,80 oranında DOP kesintisi yapılan parseller yeni imar planındaki koşullara göre yapılan dava konusu parselasyonun getirdiği değer artışının önceki parselasyonu aşan kısmını tümüyle yüklenmiştir. Parselasyonda herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır....
Somut olayda, aynı düzenleme sahası içerisinde bulunan kimi parsellerden %44,80 oranında DOP kesintisi yapılırken, kimi parsellerden ikinci kez parselasyona konu edildikleri gerekçesiyle DOP kesintisi yapılmamış ve böylece ilk parselasyonda belirlenen DOP oranının uygulanması suretiyle DOP oranı yönünden parseller arasında eşitliğe aykırı davranılmıştır. Parselasyonda DOP kesilmeyen parseller, imar planı ile getirilen yüksek yapılaşma koşullarının ve ilave donatı alanlarının getirdiği değer artışından faydalanmış ancak bu değer artışının karşılığı olan DOP oranının söz konusu parsellere isabet eden kısmından muaf tutulmuştur. Yani %44,80 oranında DOP kesintisi yapılan parseller yeni imar planındaki koşullara göre yapılan dava konusu parselasyonun getirdiği değer artışının önceki parselasyonu aşan kısmını tümüyle yüklenmiştir. Parselasyonda herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır....
Somut olayda, aynı düzenleme sahası içerisinde bulunan kimi parsellerden %44,80 oranında DOP kesintisi yapılırken, kimi parsellerden ikinci kez parselasyona konu edildikleri gerekçesiyle DOP kesintisi yapılmamış ve böylece ilk parselasyonda belirlenen DOP oranının uygulanması suretiyle DOP oranı yönünden parseller arasında eşitliğe aykırı davranılmıştır. Parselasyonda DOP kesilmeyen parseller, imar planı ile getirilen yüksek yapılaşma koşullarının ve ilave donatı alanlarının getirdiği değer artışından faydalanmış ancak bu değer artışının karşılığı olan DOP oranının söz konusu parsellere isabet eden kısmından muaf tutulmuştur. Yani %44,80 oranında DOP kesintisi yapılan parseller yeni imar planındaki koşullara göre yapılan dava konusu parselasyonun getirdiği değer artışı karşılığının önceki parselasyonu aşan kısmını tümüyle yüklenmiştir. Parselasyonda herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır....
Sonuç olarak, düzenleme alanında kapanan yollardan ihdas edilerek belediye adına yapılan tahsisler ile DOP ve KOP'tan karşılanması gereken alanların bu hesaplara dahil edilmemesi nedeniyle DOP hesabının hatalı yapıldığı, ikinci uygulamanın iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde iptal kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, dava konusu işlemin, dayanağı olan imar planına aykırı olduğu ve işlemde tahsis ve dağıtım ilkelerine uyulmadığı sonuçlarına varıldığından tümünde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 3....


