WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Derdestlik, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re'sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava, dava şartları yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir. Bir davada derdestliğin kabul edilebilmesi için varlığı gerekli üç koşul birlikte aranır. 1-Bu davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması; 2-Davanın görülmekte (derdest) olması; 3-Daha önce açılmış ve görülmekte olan o dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması koşullarıdır. Birinci davanın halen görülmekte olmasından, ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın henüz karara bağlanmamış bulunması veya karara bağlanmış bulunmakla beraber verilmiş olan kararın henüz şekli anlamda kesinlik kazanmamış olması anlaşılmaktadır....

TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; Özel hayat sigortasından erken çıkılması nedeniyle uğranılan zararın ve maaşından kesilen terör tazminatı ve güçlendirilmiş tayin bedelinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve hükmedilen maddi ve manevi tazminatın ve dava vekalet ücretinin eksik belirlendiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 2....

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10/3.maddesinde yer alan “bu davaların tamamen reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” hükmü gereğince AAÜT'nin 2.kısmına göre, davalı yararına, manevi tazminat talebi yönünden 1.500TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir....

Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Davacı dosya kapsamında alınan kök aktüer raporu alındıktan sonra hesaplanan miktara göre 10/12/2019 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile talebini 49.617,07 TL’ye yükseltmiş, ek aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan miktar daha fazla çıkınca 27/12/2019 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile talebini 57.902,90 TL’ye çıkarmıştır. Hakemce ikinci ıslah dilekçesindeki miktarı kapsar şekilde maddi tazminat istemi kabul edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalı hastanede safra kesesinden ameliyat olduğunu, ameliyat sonrası iyileşmemesi üzerine, ikinci kez ameliyat edildiğini ve bilahare iyileşmediği halde taburcu edildiğini, daha sonra başvurduğu ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde, davalı hastanede yapılan ameliyat sonrasında sağ hepatik arter yaralanmasına maruz kaldığı ve bu yüzden iyileşemediği gibi karaciğer yetmezliği meydana geldiğini öğrendiğini bildirerek, 10.000 YTL maddi, 20.000 YTL manevi tazminatın davaldan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....

(Arslan) 28.02.2006 tarihinde ... ile ikinci evliliğini yapmıştır. Davacının babasının 25.02.2008 tarihinde vefatının ardından 04.08.2008 tarihinde eşi ...'dan anlaşmalı şekilde boşanmıştır. Davacının ...'dan boşandıktan sonra 506/5510 Yasaya istinaden 3411290526 tahsis numarası ile davalı Kurumdan babası sigortalı Nafiz Meydan üzerinden yetim aylığı almaya başlamıştır. Davacının 17.09.2010 tarihinde ... ile yeniden evlenmiştir. Bu nedenle kendisine bağlanan aylık evlenme nedeniyle kesilmiştir. Davacının, Kuruma 24.09.2010 tarih ve 393165 varide ile intikal eden dilekçesi ile davacının ... ile 17.09.2010 tarihinde ikinci kez evlenmeleri nedeniyle 5510 sayılı Yasa gereği çeyiz yardımı talebinde bulunmuştur. Bu talep üzerine Kurumca araştırma yapılmıştır. Davacının Kuruma verdiği ifadesinde; "eşinden boşandıktan sonra kredi kartları kullandığını, bu nedenle icralık olduğunu, bu konuda maddi sorunlar yaşadığını icralık olduğunu, ...'...

Mahkemece, 142.327,34 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 11/02/2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ikinci ıslah dilekçesi ile ilgili talep ve dava ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu %39,00 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %20, davalının %80 oranında kusurlu oldukları, davacının davasını iki kez ıslah ettiği, ikinci ıslah dilekçesi ile arttırılan kısmın reddi nedeniyle davalı yan lehine red vekalet ücretine hükmedildiği, birleşen dava ile talep edilen maddi tazminat tutarı açısından dava tarihinden faiz talep edilmiş olmasına rağmen, hükmedilen maddi tazminat tutarının tamamına kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Yerel Mahkeme tarafından davacının menfi tespit davasının kabulü ile davacının Samsun İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından, menfi tespit taleplerinin kabul edilmesine rağmen icra takibinin davacı şirket üzerinde oluşturduğu baskı, bankalar ve diğer kurumlar nezdindeki itibar kaybına rağmen manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, davacının söz konusu icra takibi nedeniyle kaçak elektrik kullanmakla itham edildiği, davacının kaçak kullanıldığı iddia olunan adresten 3 yıldan daha uzun süre önce borçsuz olarak ayrıldığı, davalının davacının kaçak elektrik kullanmadığını bildiği, ancak kötü niyetli olarak söz konusu icra takibinin başlatıldığı, manevi tazminata ilişkin yasal şartların oluştuğu, tazminat talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığı, davacı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri nedeniyle davacının ikinci kez cezalandırıldığı...

Bu duruma göre davalı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmemiş olmasının yanlışlığına değinilerek yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, personel ve amortisman giderlerinin tazminat miktarına dahil edilmemesi yönünde hükmün onandığı, yukarıda açıklanan bozma sebebinin yanında ikinci bir sebepten dolayı yerel mahkeme kararının bozulduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 11.4.2006 gün ve 2006/1947-3000 sayılı bozma kararının kaldırılmasına yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 9.11.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emrine konu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin davacının yerleşim yeri adresine tebligata çıkartıldığı, 14/03/2018 tarihli tebligatın adresin kapalı olduğu belirtilerek iade edildiği, aynı adrese ikinci kez gönderilen tebligatın 16/03/2018 tarihinde kapıya yapıştırılmak suretiyle yapıldığının anlaşıldığı olayda, tebligat yapılamaması üzerine en az on beş günlük münasip süre geçmesi neticesinde ikinci kez tebliğ yoluna gidilmesi gerekirken iki gün sonra ikinci kez tebliğ yoluna gidildiği, ikinci kez tebliğ için idarece tayin edilen münasip sürenin iki gün olarak kabulünün hukuka uygun düşmeyeceği, bu nedenle usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilemeyen ihbarnameler içeriği vergi ve cezalardan davacının sorumlu tutularak adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu