Şöyle ki, Somut olayda, dava dilekçesi içeriğinde cismani zarar nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, 27.01.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 115.243,91 TL maddi tazminatın tahsilini istemiş; 20.02.2017 tarihli ikinci kez verdiği ıslah dilekçesi ile 225.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Dava, her ne kadar 6100 Sayılı HMK döneminde açılmış ise de, dava dilekçesinde,davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmemekle ve/veya HMK 107. maddesinden bahsedilmemekle dava kısmi alacak davasıdır. Kısmi davada bir kez ıslah yapılması mümkündür....
ibraz edilmesi gereken faturaların zamanaşımı nedeniyle imha edilmiş olduğundan ibraz edilemediği, yine davacı tarafın, elektriği kesilen abonelerin elektriğinin, kendisi tarafından ya da başka kişi ve kurumlarca açıldığı yolunda bir iddiasının da bulunmadığı gözetilerek, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, bozulmuştur....
tekrar hesaplamaya katarak fazla tazminat hesaplaması ve mahkemece de bilirkişi raporu denetlenmeden fazla tazminata-asıl alacağa iki kez- hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir....
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün ikinci kez bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece manevi tazminat talebi kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına maddi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17....
Dosya kapsamından, kaza tarihinin: 02/07/1997, dava tarihinin 12/04/2000 olduğu, davacının dava dilelçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, davacının Dairemizin ilk bozma ilamından sonra 11/10/2007 tarihinde davasını ıslah ettiği, bu ıslaha karşı davalının süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğü, Dairemizin ikinci bozma ilamından sonra 11/03/2015 tarihinde davacı sigortalının davasını ikinci kez ıslah ettiği, bu ıslaha karşı da davalının süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğü, sonuç olarak davacının 90.417,35 TL maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddeleri gereğince 10 yıldır....
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece abonelik sözleşmesinin yapılması üzerine davacı şirkete tesisatın düzeltilmesi yolunda uyarılar yapılıp, değişik tarihlerde yapılan kontrolde durumun değişmediğinin belirlendiği, davacıya yasal olarak elektrik verilmemesinin nedeninin tesisatını düzeltmemiş olması olduğu, davacının sayaçları mühürlenmeden elektrik enerjisi tüketmeye başladığı, 03.11.2004 tarihli tutanakla durum belirlenip elektrik kesilmesine rağmen eksiklikleri gidermeden ve ...' tan izin almadan tekrar elektrik kullanmaya başladığı, davacının 03.11.2004 tarihine dek yaptığı tüketimin usulsüz enerji kullanımı kapsamında, kaldığı bu tarihten sonra haber vermeden kesilen enerjiyi ikinci kez kullanmaya başlamasının ise kaçak tüketim kapsamında olduğu gerekçesi ile benimsenen 2. bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/6 maddesi gereğince davanın iki defa yenilendikten sonra 3. kez takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin mümkün olduğunu, ancak somut davada duruşmalara yalnızca iki kez katılım sağlanamadığını, anılan madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için dosyanın 3. kez takipsiz bırakılması gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi nedeniyle hasar bedelinin ortak yerlerden kaynaklandığı iddiasıyla apartman yönetiminden rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2....
ın anlatımında ilk anda sanığın bir miktar kabloyu kesip araca koyduğunu gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemi tamamlandığı gözetilmeden, teşebbüs nedeniyle cezasından indirim yapılması hususları, aleyhe temyiz olmadığından; her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, sanığın yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden...
karar verilmesi gerektiği; aynı maddenin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden, 1. fıkraya bağlı olup uygulanma imkânı kalmayan dava konusu 2. fıkranın, düzenlemenin sebep unsurunun iptal edilmiş olmasıyla ortadan kalkmış olması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir....


