Mahkemece de, istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, ihtiyati haciz talebi yönünden verilen ara kararda usul, yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık görülmemiştir....
Tebdir kararı yalnız uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden para borçlarında ihtiyati tedbir değil, şartları var ise ancak ihtiyati haciz istemi ileri sürülebilir....
O halde mahkemece, öncelikle tedbir kararı ile takip talebi ve haciz kararının hangisinin önce verildiğinin ilgili dosyaların Uyap kayıtları üzerinden araştırılması gerekir. Anılan hususun tespiti mümkün olmadığı taktirde ya da tedbir kararının takip ve hacizden önce verildiğinin anlaşılması halinde istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi, aksi taktirde tedbir daha sonra verilmiş olacağından, açılmış olan takibin ve haciz işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve şikayet tarihinde mevcut olmayan Asliye Hukuk Mahkemesi ara kararı esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken maddi hataya müstenit olarak onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir....
Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının duruşmalı incelenmesi sonucunda 19/09/2025 tarihli ara karar ile;"İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin ihtiyati tedbire İTİRAZININ REDDİNE" dair istinafı kabil olarak karar verilmiştir.Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, kaçak elektriğin kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %20 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını,...
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Dairemizin, 27/06/2024 tarihli, 2024/834 Esas 2024/802 Karar sayılı kararı ile daha önce, davacının, hangi davalıdan ne kadar talebi bulunduğuna ilişkin davasını ve tedbir talebini somutlaştırmadığı gözetilerek ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin, 04/04/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür....
ın da beyanları göz önüne alınarak, davalıların tamamının şirket hisselerine ve şirketin menkul ve gayrimenkul malları üzerine tedbir konulmasını talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 04/04/2024 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi 24/01/2024 tarihli ara kararı ile reddedilmiş olup, davalı ... ...'ın davayı kabul beyanı ve davalı şirkette yeni yönetim oluşturulması gerekçe gösterilerek yeniden tedbir talep edilmiş ise de, şirkette yeni yönetim oluşturulması ve davalı ... ...'ın davayı kabulü tek başına haklılık durumu hakkında kanaat oluşturmadığı gibi, şirketin işleyişine engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir....
açıkça aykırı bulunduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davacı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, davacının talebinin reddine karar verilmesini istemiştir....
İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın müvekkilinin toplam borcuna karşılık iki ayrı takip yaptığını, ikisinde de farklı miktarlarda alacak talebinde bulunduğunu, asıl borçlunun borcuna teminat olarak asıl alacağın oldukça üzerinde, yüksek değerde taşınmaz rehni verildiğini, davalının ihtiyati tedbir sonucunda zarara uğraması ve alacağına kavuşamamasının mümkün olmadığını, davalı bankanın Kanuna ve sözleşmeye aykırı olarak yıllık %90 oranında faiz talebi ile takibe başladığı için faizin bir kısmı ipotekle karşılanamamış olup, faiz yasal sınırlara çekildiğinde dava tarihinde borcun faizi ile birlikte karşılayabilecek teminatın asıl borçlu dolayısıyla müvekkilleri açısından mevcut olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için ayrıca bir teminat verilmesine gerek bulunmadığını, yapılan haksız takip nedeniyle ticari hayatı altüst olan müvekkillerinin teminat yatıracak maddi gücü kalmadığını, haksız takip nedeniyle daha fazla zarara...
İhtiyati tedbir talebi yönünden; mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilecek olması, ihtiyati haciz kararı verilmesi gereken hallerde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması, para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması nedeni ile, dava konusu olmayan taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir...
Somut olayda davalı şirket hisselerinin diğer davalı tarafından elden çıkarılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hali mevcut olup, ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu gözetildiğinde mahkemece davalı ...’un sahibi olduğu davalı şirket hisselerinin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin tümden reddine ilişkin 23/10/2023 tarihli ara kararı isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


