İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın marka hükümsüzlüğü davası olup bu tür davalarda dava konusu markanın davacıya karşı kullanımın önlenmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, karşı tarafın, asıl davada TRT kurumuna yönelik tedbir talebi de reddedildiğinden, bu davadaki ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir....
GEREKÇE: Talep, davaya konu 10 adet çekin davalı veya ciranta tarafından ibrazı halinde ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İİK'nın 72/2 maddesi "borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." İhtiyati tedbir kararı ancak davanın tarafları arasında hüküm ifade edebilir. Davanın tarafı olmayan kişiler aleyhine hüküm verilemeyeceğinden, ihtiyati tedbir kararı da verilemez. Kambiyo senetlerinin ciro kabiliyeti dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde kambiyo senedini elinde bulunduran üçüncü şahısların hukukunun etkilenmemesi için "davanın tarafları arasında hüküm ifade etmek üzere" kaydı konulur....
İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. İhtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde; ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, talep hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için bu aşamada yeterli delil bulunmadığı; dolayısıyla yaklaşık dahi ispat koşulu bulunmayan istemin reddi gerektiği, HMK 389. ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçeleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..."...
HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1518 KARAR NO : 2025/1648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemi İİK nın 72/2 maddesi uyarınca kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davacı vekili ihtiyati tedbir kararının üçüncü kişiler bakımından geçerli olarak verilmesini talep etmesi üzerine ilk derece mahkemesi talebi reddetmiştir....
Hukuk Dairesince, tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, davacı tarafın tedbir talebi üzerine 19/08/2016 tarihinde teminat mukabili ihtiyati tedbir kararı verildiği, bilahare davacının teminatsız tedbir talebi üzerine bu kez 16/01/2018 tarihli ara kararla teminatsız ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı tarafın itirazlarının dosya üzerinde değerlendirmeyle reddedildiği, davalı tarafın istinaf talebi üzerine Dairemizin 15/07/2018 tarih 2018/1133 Esas 2018/752 Karar sayılı kararıyla özet olarak "davalı vekilinin itirazlarının duruşma açılarak değerlendirilmesi, itiraz üzerine duruşma açılmak suretiyle verilecek kararın taraflara tebliği, taraflarca bu halde istinaf yoluna başvurulması halinde istinaf incelemesi yapılabileceği, halen HMK nun 394 maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbire itiraz prosedürüne uygun yapılmış işlem ve istinaf incelemesine konu bir karar olmadığı" gerekçesiyle, istinaf talebi incelenmeksizin dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar...
TL'nin davacı tarafından mahkeme veznesine nakit olarak yatırılması veya aynı miktarda kesin banka teminat mektubu sunulması mukabilinde davacının tedbir talebinin kabulü ile icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davacının icra takibinin (satışın) durdurulması talebi yönünden tedbir kararının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/184 esas sayılı dosya üzerinden davacı talebi ile dava konusu iki taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, karar istinaf edilmesi ile dairemiz 2021/746 esas ve 2021/649 karar sayılı ilamı ile, sözleşme bedeli olarak davacıya devredileceği belirtilen taşınmazların belirli olmaması ve dava konusu edilen taşınmazların da belirli olmaması sebebiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece,16.07.2021 tarihli ara kararı ile dairemiz kararı doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı ve davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Yine mahkemece 16.09.2021 tarihli ara karar ile; tapu iptal ve tescil davasının 110.000,00 TL olarak açıldığı ancak verilen ara karar gereğince terditli tapu iptali ve tescil talebi itibariyle dava değeri şimdilik 1.000.000,00 TL olarak belirlenmesi sebebiyle, 1.000.000,00 TL üzerinden ihtiyaten haciz kararı verilmiştir....
Somut olayda; tedbiren sulama suyu mecra hakkı tesisine karar verilmesi istemi üzerine mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş, ... tarafından temyiz dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istenmiştir. Bu dilekçe ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde olup itirazı inceleme yetki ve görevi mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle temyiz niteliğinde olmayan ihtiyati tedbir kararına itiraz talebinin incelenmesi için dilekçe ve eklerinin mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece incelenmesi gerektiğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz DİLEKÇESİNİN REDDİNE, dilekçe ve eklerinin mahkemesine iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece hukuki nitelendirmede hataya düşülerek talep, ihtiyati tedbir talebi olarak kabul edilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerine dayanılarak red kararı verilmesi doğru olmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


