Bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin Yerel Mahkemenin talebin reddi kararına karşı temyiz isteminin, temyiz yolunun kapalı olması nedeniyle reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İHTİYATİ TEDBİRE KARŞI İSTİNAF: Davalı vekili ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf dilekçesinde; müvekkilin sahibi bulunduğu şirket ile davacı arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle işbu davaya konu senetin düzenlendiğini, dosyada ihtiyati tedbir talep etmekte hukuki yararı olduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı borçlu tarafından söz konusu senet nedeniyle müvekkile borçlu olmadığını kanıtlar güçlü ve kesin delil sunulamadığını, haksız ve dayanaksız şekilde tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı borç olup olmadığının tespiti dahi yapılmadan eksik ve yetersiz inceleme ile salt davacı beyanına dayanılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararı için verilmiş olan teminat miktarının söz konusu borcun muhdeviyatı baz alındığında düşük hesaplandığını, tedbir kararının hangi dayanaklar baz alınarak kabulüne karar verildiğinin gerekçelendirilmediğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep...
AŞ vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir isteyen şirket ile imza edilen 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesine konu ardiye hizmetinin 2024 yılı başından itibaren müvekkili şirket değil dava dışı ... AŞ tarafından verildiğini, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir isteyen şirketin depo hizmetini aldığı dava dışı ... Lojistik AŞ'ye ardiye hizmet bedellerini halen ödemediğini, ihtiyati tedbir talebinin dava konusu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte olup ancak yargılama sona erince davanın sonunda elde edilebilecek bir hukuki menfaatin davanın en başında ihtiyati tedbir yolu ile tedbir isteyene sağlanamayacağını, işbu nedenle ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir talep eden tarafın İstanbul Anadolu 3....
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talep edenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati tedbir talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde aleyhine ihtiyati tedbir istenen (davalı) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İhtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açmış olduğu davada davalının taşınır, taşınmaz malları ile hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, tedbir istemine konu doğmuş doğacak hak ve alacaklar ile davalının taşınır ve taşınmaz mallarının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararı aleyhine tedbir istenen (davalı) temyiz etmiştir....
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, ihtiyati tedbir isteyen tarafça, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada, dava konusu edilen başvurunun tescil işlemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı...
Dosya incelendiğinde; Mahkemece 13/03/2024 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde ihtiyati tedbir için teminatı yatırılmadığından, ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olduğunun tespitine karar verildiği görülmüştür.Davacı vekiline ihtiyati tedbir kararının 07/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 1 haftalık kesin sürenin dolduğu 14/11/2023 tarihine kadar teminatın yatırılmadığı ve ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının da talep edilmediği, bu nedenle davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının değerlendirildiği 22/12/2023 tarihinden önce ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 393/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmış sayılmasına rağmen, Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın davalılar vekilinin ihtiyati tedbire itirazının esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin 22/12/2023 tarihli ihtiyati tedbire itirazın...
Verilen bu karara karşı her ne kadar davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de 6100 sayılı HMK'nın 394/1. maddesinde, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. HMK'nın 341/1-b maddesine göre de, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkündür. İtiraz yoluna tabi ihtiyati tedbir ara kararı hakkında istinaf incelemesi yapılması mümkün değildir. Somut olayda davalı tarafça sunulan istinaf dilekçesinde 10.02.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istenmiş olup, ilk derece mahkemesince davalının itirazı duruşma açılarak değerlendirilmiş ancak bu hususta gerekçeli ara karar yazılmamıştır....
Sayılı ilamının ortadan kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E:Talep, markaya tecavüz nedeniyle internet sitesine erişimin engellenmesi ve satışla sunulan ürünlerin toplatılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir....
Bu madde ile davanın açılmasıyla, hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması olasılığı vebu değişiklikler nedeniyle dava sonunda elde edilecek hükmün icrasının olanaksızlaşması veya güçleşmesini önlemek amacıyla, geçici hukuki koruma işlemleri kapsamında geliştirilen ihtiyati tedbir yöntemini düzenlemekte olup; ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir nedeninin ortaya çıkması da tedbir kararı verilebilmesinin temel koşullarındandır.Buna göre, maddede sayılan bu iki husus hem ihtiyati tedbir verilmesi için varlığı gereken şartlardandır hem de bu kararın gerekçesidir. Bu şartların varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı talep edilebilecek ve ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Kanunun lafzında “verilebilir” hükmü yer aldığından, bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Zira bu husus hâkimin takdirine bırakılmıştır....


