WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Temyiz Sebepleri İİK'nın 363. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurunun satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı belirtilmiş olduğundan İcra Müdürlüğüne satışın durdurulması için talepte bulunulduğunu, söz konusu talep dikkate alınmadan yapılan ihalenin feshi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddeleri, İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 27. maddesi 3....

Borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece; ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle, şikayet edenin hukuki yararı bulunmadığından dolayı reddine karar verilmesi gerekirken, istemin; işin esası incelenerek reddi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden , bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2-son cümlesi gereğince, ihalenin feshi isteminin reddine dair karar verilmesi durumunda, ancak işin esasına girilmesi halinde para cezasına hükmedilebilir. Somut olayda ise; hukuki yarar yokluğu nedeni ile ihalenin feshi isteminin reddi gerektiğinden ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden borçlunun para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece; ihalenin feshi isteminin, zarar unsuru yokluğu nedeniyle, şikayet edenin hukuki yararı bulunmadığından dolayı reddi ile yetinilmesi gerekirken bunun yanında işin esası yönünden de istemin değerlendirilmesi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 134/2-son cümlesi gereğince, ihalenin feshi isteminin reddine dair karar verilmesi durumunda, ancak işin esasına girilmesi halinde para cezasına hükmedilebilir. Somut olayda ise; hukuki yarar yokluğu nedeni ile ihalenin feshi isteminin reddi gerektiğinden ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden borçlunun para cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen neden ile bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek Onanması gerekmiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen tapu iptali ve tescil kararının ise 14/06/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, tapu iptali ve tescil kararının ipotek tescilinden daha sonra kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince verilen ihalenin feshi davasının reddi yönündeki kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 'nun HMK'nın 353-1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK' nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa' nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile; "İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir....

C) İlk Derece Mahkemesi'nin kararı: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "... ihalenin feshi talebinde bulunan davacının İ.İ.K'nun 134/3. maddesine göre satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerden olması nedeniyle yapılan ihalenin feshi talebinin, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ,bu harcın yarısının talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorunda olduğu anlaşıldığından mahkememizce 06/04/2022 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereği 1 haftalık kesin süre verilmiş verilen süre içerisinde bu harcın yatırılmadığı , yine İ.İ.K'nun 134/4....

İhalenin feshinin talep edilmesi ile, müflis şirketin, o mal üzerinde tasarrufta bulunduğu sonucuna varılamaz. Türk Borçlar Kanunu'nun 513. maddesinin 1. fıkrası gereğince; işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, vekalet verenin iflası ile vekalet sözleşmesi kendiliğinden sona erer. 6102 sayılı TTK'nun 534. maddesine göre; "İflas halinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar." Müflis şirketin, icra takibinde borçlu olması nedeniyle İİK'nun 134. maddesine göre ihalenin feshi isteminde bulunma hakkı vardır. Bu hakkın kullanılması yukarıda da belirtildiği üzere İİK'nun 191. maddesinde belirlenen mal üzerinde tasarrufta bulunulduğu anlamına gelmediğinden borçlu şirket iflas etse dahi icra mahkemesinde bu şikayeti yapabilir....

Bu durumda şikayetçinin, tapu sicilindeki ilgili sıfatı bulunup ihalenin feshini istemede aktif husumet ehliyeti vardır. O halde mahkemece işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin sıfat yokluğu nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda, ihalenin feshi şikayetinin taraflarca takip edilmemesi nedeniyle mahkemece 19.06.2013 tarihli duruşmada, HMK' nun 150 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 26.09.2013 tarihinde de üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca davanın yenilenmediği gerekçesiyle HMK' nun 150. maddesine dayalı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Bu uygulama İİK' nun 134/2. maddesinin yukarıda açıklanan hükmüne aykırıdır. O halde, mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulanma imkanı bulunmayan HMK' nun 150. maddesi uyarınca "dosyanın işlemden kaldırılması" ve ikinci aşama olarak da, "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi isabetsizdir....

nin temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, dosyanın incelenmesinde, ...., takip dosyasının borçlusu konumunda olup, istemin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi doğru değil ise de, borçlu, icra mahkemesine başvurusunda talimat dosyasından gönderilen tebligatların usulsüz olduğunun tespitini istemekte olup, satışa hazırlık işlemini şikayet niteliğinde olan bu talebini ihalenin feshi davasında ileri sürebileceğinden, bu aşamada ileri sürmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Nitekim şikayetçi borçlu şirket tarafından, aynı mahkemenin 2015/710 E.- 1162 K. sayılı ihalenin feshine ilişkin dava dosyasında da aynı şikayetlerin ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürüldüğü görülmektedir. O halde mahkemece borçlunun isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayetçi borçlu ....'...

Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; İcra İflas Kanunu'nun 134. maddesinde ihalenin feshi sebeplerinin teker teker belirtildiğini bu hususlarda hukuka ve mevzuata aykırılık yapıldığını, ihaleye hazırlık aşamasında ve ihalenin yapılması aşamasında eksik ve hatalı işlemler yapıldığını, bilirkişi raporunda ve satış ilanında gayrimenkulün nitelikleri ve eklentilerinde hataya düşüldüğünü, katılımcıların eksik bilgilendirildiğini bu hususun ihaleye katılımı etkilediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz ihalelerinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK md. 134 3....

UYAP Entegrasyonu