Bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak İİK'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. O halde, Mahkemece, şikayetçilerin ihalenin feshi istemi zarar unsuru yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddedileceğinden aleyhlerine toplam ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsizdir....
İİK’nun 134. maddesinin .... fıkrası uyarınca; “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.” Somut olayda satış ilânının, şikayetçi borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği mahkemenin kabulünde olduğuna göre, ....07.2015 tarihli ihaleye yönelik olarak 01.09.2015 tarihinde yapılan ihalenin feshi isteminin, yasal yedi günlük süreden sonra olması nedeni ile davanın süre aşımından reddine ve işin esasına girilmemesi nedeniyle de borçluya para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, borçlunun ihale bedelinin %...'...
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. " hükmü getirilmiştir. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır....
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder." hükmü getirilmiştir. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır....
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. " hükmü getirilmiştir. Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır....
Bu durumda satış ilanının vekil yerine asile tebliği doğru olmayıp, bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğundan mahkemece sadece bu nedenle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken sair nedenlerle ihalenin feshine karar verilmesi isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulmasını gerektirir ise de sonuçta ihalenin feshine karar verildiğinden açıklanan husus bozma nedeni yapılmayarak sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz isteminin reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), HGK.nun 06.10.2010 tarih ve 2010/12-443 E.sayılı kararı uyarınca 15.60 TL onama harcının mahsubuna, bakiye 1,55 TL harcın temyiz edenden alınmasına, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
Taraflar arasındaki sözleşmenin, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi halini de kapsayan 22/4.maddesinde ”…19,20,21.maddelerine göre sözleşmenin feshi halinde yükleniciler hakkında 26.madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir.”düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenleme ile sözleşmenin feshi nedeniyle 2010/61-6765 idarenin zararının ilk ihalenin fesih tarihinde oluştuğunun kabulü gerekir. Buna göre iki ihale bedeli arasındaki farka ilişkin tazminat talebinin ilk ihalenin feshinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüt doğuracak şekilde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7. maddesi hükmü gereğidir....
Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler ise yok hükmünde olacağından bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, icra emrinin 09/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekili tarafından bila tarihli dilekçe ile satış talebinde bulunulduğu ve 12.09.2014 tarihli makbuzla 5000 tl satış avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklı tarafından bir yıllık süre içerisinde satış talep edildiği kabul edilse bile satış avansı süre geçtikten sonra 12.09.2014 tarihinde yatırıldığından İİK 150/e maddesi gereğince takibin düşmesine karar verilmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, bir yıllık sürede usule uygun satış istenmemesi nedeniyle takip düştüğünden ve takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından ihalenin feshi isteminin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir....
Somut olayda, ihalenin feshi isteminin, işin esasına girilerek reddedilmesi nedeniyle para cezasına hükmedilmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Ancak mahkemece, İİK'nun 134/2. maddesi gereğince ihale bedeli üzerinden para cezasına hükmolunması gerekir. Bu durumda mahkemece ihalenin feshi istemi reddedilen borçlu aleyhine ihale bedeli olan 52.000,00 TL yerine muhammen bedel olan 99.750,00 TL üzerinden para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olduğundan, kararın bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 13/11/2014 tarih ve 2013/1039 E. 2014/644 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) numaralı bendinin silinmesine, yerine "İİK'nun 134....
İhalenin feshi isteminin esastan reddi nedeniyle para cezasına hükmedilmesi gereken hallerde, Bölge Adliye Mahkemesince, ihalenin feshi isteminin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi borçlu tarafından yapılan başvurunun yerinde görülmemesi durumunda, HMK’nin 353/1-b-2. maddesi gereğince, istinaf isteminin reddi ile kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle düzelterek yeniden esas hakkında karar ESAS NO : 2018/926 verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, ilk derece mahkemesi kararına ekleme yapılmak suretiyle karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12....


