Her ne kadar satış ilanı tebliğ usulsüzlüğü İİK’nun 127. maddesi gereğince tek başına ihalenin feshi nedeni ise de yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin, muhammen bedelin üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince anılan taşınmaza ilişkin davada hukuki yarar koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ihalenin feshi isteminin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20....
aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re' sen yapılan değerlendirmede; İİK'nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usul ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa' nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile; " İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3....
Somut olayda borçlunun ihalenin feshini talep ettiği tarihte verilmiş bir ödemeye çağrı mektubu ve dayanağı olan 04.10.2007 tarihli ... yönetim kurulu kararı iptali kararı mevcut değildir. İhalenin feshi, İİK 134 ve BK.nun 226. maddesinde yazılı nedenlere dayanılarak istenebilir. Somut olayda, ihaleye iştirak edip, gayrimenkul malı satın alan takip dışı üçüncü kişidir. Ödemeye çağrı mektubu ve dayanağı olan 04.10.2007 tarihli Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yönetim kurulu kararının iptali kararı ile ilgili konular taraflar olan borçlu ve TMSF arasında tartışılması gereken hususlar olup, ihalenin feshi nedeni olarak, ilgili kanunlarda sayılmamıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, ihalenin dayanağı idari işlem iptal edilse dahi, ihale yasal koşullara uygun olarak yapılmış ise geçerlidir....
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin işletme sözleşmesi değil kira sözleşmesi olduğunu, bu hususun Beyoğlu ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ve ......
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin işletme sözleşmesi değil kira sözleşmesi olduğunu, bu hususun Beyoğlu ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas ve ......
İhaleye konu taşınmazın yüzölçümünün satış ilanında gösterilmemesi, satış öncesi döneme ilişkin satışa hazırlık işlemi olup, kamu düzenine ilişkin işlemler dışında satış ilanı tebliğ edildiği halde süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlemler kesinleşeceğinden, artık bu sebeple ihalenin feshi istenemez. Bu durumda mahkemece, feshi istenen ihalede herhangi bir usulsüzlük olmadığı da nazara alınarak, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : İhale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, İİK’nun 129. maddesi kapsamında yapılan ilk ihalenin 14.05.2018 tarihinde yapıldığı, ihale alıcısı alacaklının ihale bedelini yatırmadığı, 09.06.2018 tarihinde ikinci sırada pey sürene çıkarılan muhtıranın tebliğ edildiği, ancak ikinci sırada pey sürenin cevap vermediği, icra müdürlüğünün 25.06.2018 tarihli kararı ile ihalenin feshi davası açılması nedeni ile İİK’nun 133. maddesine göre taşınmazın yeniden ihaleye çıkartılmasının asıl ihalenin feshi halinde sorun oluşturacağının açık olduğu gerekçesiyle ihalenin feshi davasının beklenilmesine karar verildiği, alacaklının 03.12.2018 tarihinde yeniden satış talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünün 06.12.2018 tarihli kararı ile taşınmazın İİK’nun 133. maddesi gereğince satışa çıkartılmasına karar verildiği ve taşınmazın 24.12.2018 tarihli ihalede 117.000 TL’ye satıldığı görülmüştür....
KDV ORANINI SATIŞ İLANINDA OLDUĞUNDAN YÜKSEK GÖSTERMEKİHALEYE KATILIMIN OLUMSUZ ETKİLENMESİİHALENİN FESHİKDV "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 18.09.2012 gün ve 2012/288 E., 2012/536 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.02.2013 gün ve 2012/30000 E., 2013/5025 K. sayılı ilamı ile; “...Alacaklının icra mahkemesine başvurusu ihale konusu araç yönünden KDV oranının % 1 iken satış ilanında % 18 olarak yazıldığı nedeniyle ihalenin feshi talebine ilişkindir. İhale konusu malın KDV oranının satış ilanında olması gerekenden fazla gösterilmesi ihaleye katılımı olumsuz yönde etkileyeceğinden bu durum başlı başına ihalenin feshi nedenidir....
Öte yandan, menkul ihalelerinde, satış ilânının taraflara ve ilgililere tebliğ zorunluluğu bulunmamakta ise de; satış kararında ilanın ilgililere tebliği yönünde karar verilmişse, bu durumda tebliğ yapılmaması ihalenin feshini gerektirir. Somut olayda, ihalenin feshi talebinde bulunan şikayetçi ...'ın alacaklı olduğu ... 2. İcra Müdürlüğünün 2013/4916 Esas ve 2015/295 Esas sayılı takip dosyalarında 04.09.2015 tarihinde satış talebinde bulunulduğu, ancak satış avansının 08.10.2015'te yani satış kararı olan 22.09.2015 tarihinden sonra yatırılmış olduğu, haciz alacaklısı olduğunu belirttiği Kuşadası 2. İcra Müdürlüğünün 2013/3729-3730 Esas sayılı takip dosyalarında ise satış kararından önce usule uygun ve geçerli bir satış talebi ve satış kararı bulunmadığı anlaşılmakla, şikayetçi, tapu sicilindeki ilgili sıfatını kazanmış olup ihalenin feshi şikayetinde aktif husumet ehliyeti vardır....
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2022 tarih ve 2021/345 E. - 2022/1820 K. sayılı kararında da işaret edildiği gibi; ihalenin feshi istemleri, şikayet niteliğinde olup şikâyet hakkının kullanılabilmesi için şikâyet ehliyetinin yanında diğer bir koşul şikâyeti ileri sürmek isteyen kişinin şikâyette hukuki yararının bulunmasıdır. İİK’nın 134. maddesinin 11. fıkrasında ihalenin feshi isteminde bulunanın fesihte hukuki yararı bulunması gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır. Bu madde uyarınca ihalenin feshini isteyebilecek kişilerin, somut bir olayda ihalenin feshini isteyebilmesi için ihalenin feshedilmesinde hukuki yararının (menfaatinin) bulunması şarttır. Bir başka ifadeyle ihalenin feshini isteyen kişinin, somut bir ihalenin feshi sebebine dayanması ve bu yolsuzluk nedeniyle menfaatinin ihlâl edilmiş olması gerekir....


