İhale Kayıt Numaralı "Sürücüsüz Hidrolik Platformlu Araç, Kamyon, Kamyonet ve Kepçe Kiralama (36 Ay, Yakıtsız)" işini 30.11.2024 tarihinde ihale etmiş, ihaleye 17 firma iştirak etmiş, söz konusu ihale müvekkil uhdesinde Kepçe hariç Diğer Araçlar kalmıştır.Bu ihalede ortaya çıkan aylık kira bedeli sonuçları ile dava konusu işteki aylık kira bedelleri karşılaştırıldığında farklı araç tiplerine göre Mevcut devam eden ihaledeki Aylık kira bedeline göre Davalı idarenin yeni ihalede belirlediği Yaklaşık maliyet aylık kira bedeli % 943 - % 2041 olduğu Yeni ihalede ise % 661 - % 1414 aralığında değişen Aylık kira bedeli fiyat artışlarının göre İhale edildiği ortaya çıktığı görülmektedir. Bunu da bilirkişi Raporları ile teyit etmektedir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece; 4180 ada 36 parsel 14 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden ihalenin feshi ile 4180 ada 36 parsel 5 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz yönünden ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de ihalesinin feshi talebi reddedilen taşınmaz yönünden yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re' sen yapılan değerlendirmede; İİK'nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134....
Bu nedenle satış ilanının borçlu vekiline tebliğ edilmemiş olması ihalenin feshini gerektirmeyeceğinden ve ihalenin feshini gerektirecek başkacada bir neden bulunmadığından, Mahkemece ihalenin feshi istemin reddi yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin ve alıcı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda ( 2 ). maddede yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İhalenin feshini isteyen şikayetçi borçlu ..., kendisi dışındaki diğer ilgililere, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği hususunu ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremez. O halde mahkemece, şikayetçi borçlunun yerinde olmadığını ileri sürdüğü ve mahkemece irdelenmeyen diğer fesih nedenleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, icra takibinde borçlu olan ancak ihalenin feshi istemine dair şikayeti bulunmayan Metin Cesur'a satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Buna göre, yargılama sırasında ihale gerçekleşmiş olduğundan satışa hazırlık işlemlerindeki usulsüzlükler ihalenin feshi şikayetinde ileri sürülebilir. İhale yapılmadan da ihalenin feshi talep edilemeyeceğine göre konusuz kalan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde isteminin esastan incelenerek ihalenin feshi talebinin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile ......
Bu durumda icra dairesinin yapmış olduğu ihalenin yolsuz olup olmadığı, iptal edilip edilmediği, bir başka ifade ile halen ayakta olup olmadığı önem arz etmektedir. Bir tescilin yolsuz olabilmesi için dayanağının sakat veya hiç olmaması gerekir. İcra İflas Kanunu'nun 134.maddesi ihalenin feshi süresini ve usulünü düzenlemiştir. Somut olayda tescilin dayanağı ihalenin iptali için açılan dava süresinde açılmadığı için reddedilmiş, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. O halde tescilin dayanağı yolsuz olmadığı gibi ihale de halen ayaktadır. Sayın çoğunluğun belirttiği gibi "davacının dilerse ihalenin feshi, dilerse yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal tescil davası açabilmesinin" yasal dayanağı da bulunmamaktadır. İhale sonucu tescil edilen bir taşınmazın kaydının iptal edilebilmesi için iptal edilmiş bir ihale bulunmalıdır. Aksi halde yolsuz tescilden söz edilemeyecektir. Diğer yandan "İhalenin feshi için (icra mahkemesi görevli olup) genel mahkemeler görevli değildir....
İhalenin feshi istemi bir dava değil şikayet olup, ihalenin feshi yargılamasında paraya çevirme işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetimi yapılmaktadır. Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifenin 2/a maddesine göre şikayette maktu harç alınır. Oysa nisbi karar ve ilamın harç konusu parayla ölçülebilen davalar hakkında uygulama alanı bulmaktadır. 7343 sayılı Kanun öncesinde ihalenin feshi isteminde maktu harç geçerli idi. 7343 sayılı kanunla ihalenin feshini isteyecek kişilerin kategorilerine göre maktu veya nisbi harç yatırması gerektiği kabul edilmiştir. Öte yandan bu harcın yarısının peşin yatırılması gerektiği ihalenin feshi kararı verilmesi halinde başkasına yükletilmeksizin taleple birlikte iade edileceği, ancak ihalenin feshi talebinin reddedilmesi halinde talep ileri sürülürken yarısı yatırılan nisbi harcın iade edilmeyeceği gibi kalan kısmın da tahsil edileceği ifade edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu vekilinin ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ihalede taşınmazları satın alan ... ve ...'ın cevap dilekçelerinde davayı ve ihalenin feshi istemini kabul ettiklerini bildirdikleri, mahkemece davalıların kabul beyanları nedeniyle şikayetin kabulüne karar verildiği, ancak; takip alacaklısının davanın kabulüne yönelik beyanının bulunmadığı görülmektedir. Süreklilik kazanan Dairemiz içtihatlarına göre ihalenin feshi isteminde davayı kabulün hukuki sonuç doğurabilmesi için tüm ilgililerin davayı kabul etmiş olması gerekmektedir....
İhalenin feshini isteyen borçlular, kendileri dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediği hususunun ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremez. Kaldı ki kendisine kıymet taktiri ve satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri süren ... tapudaki igili kişilerden olmadığından, İİK'nun 127. maddesi uyarınca kendisine satış ilanı ve kıymet takdir raporunun tebliği de gerekmez. Öte yandan şikayetçi borçlulara yapılan kıymet takdir tebliği işlemi usulüne uygundur. Kıymet takdir tebliği işlemi usulsüz bile olsa, borçlular en geç kymet takdir raporuna, satış ilanı tebliği ile muttali olacağından, o tarihten itibaren İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen 7 günlük yasal sürede kıymet takdirine itiraz edilmemiş ise; kıymet takdir işleminin usulsüz tebliğ edilmesi hususu tek başına ihalenin feshi sebebi oluşturmaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasında ... 1.İcra Hukuk Mahkemesi, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi ve... 13. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Dava, ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar uyarınca ihalenin feshi istemine ilişkindir. İcra Hukuk Mahkemesince, ortaklığın giderilmesi davaları sonrasında yapılan satış işlemlerinde kıymet taktirine itirazlarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince, ihalenin feshi davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....


