WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

İİK 134. maddesinin 5. fıkrasından kaynaklı nemalar, alacaklıya alacağının yanında ihalenin kesinleşmesine kadar tahsil edememesi nedeniyle ödenmesi gereken ve depo edilen ihale bedelinin getirisi niteliğinde paralardır. Böylece ihale alıcısının ihalenin feshi halinde, kendi yatırdığı paranın tamamı üzerinde hakkı olup, nema ihale alıcısına ödenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olaya gelince; satış ilanının icra dosyası borçlusu ... Tarım Şirketinin vekillik görevinden istifa eden avukatına tebliğ edilip vekaletname sunan vekillerine veya asile satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, diğer borçlu ... Tarım Şirketine satış ilanının tebliğ edilmemiş olmasında icra memurunun kusurunun bulunduğu açıktır. Dolayısıyla hukuka aykırılık unsuru oluşmuştur. Davacı, ihale sonrasında taşınmazın maliki olmuş ise de, işlemin temelini oluşturan ihalenin feshedilmesi ile bu sıfatı son bulmuştur....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33 üncü maddesi ile İİK’na eklenen geçici 18 inci maddenin son fıkrası, 27 inci maddesi İİK134 üncü ve devamı madde hükümleri 3. Değerlendirme 1....

Bu noktada ihale ve ihalenin feshi nedenlerinin irdelenmesi yerinde olacaktır. 20. Hacizli taşınmazlar satış talebi üzerine yalnız açık artırma yolu ile satılır. Burada söz konusu olan İcra ve İflas Kanunu’na göre yapılan cebri açık artırma ile satıştır. Açık artırma yolu satışı, yeri, zamanı ve koşulları önceden belirlenerek, hazır olanlar arasından en yüksek bedeli öneren ile yapılan satıştır (Kuru, s. 642). 21. Açık artırma ve ihalenin hukukî niteliğini belirlemek, hem ihalenin ortaya çıkardığı hukukî sonuçlar hem de ihalenin feshi açısından önemlidir. Öğretide cebri artırma ve ihalenin bir satım sözleşmesi değil bir cebri icra tasarrufu olduğu görüşü benimsenmektedir. Cebri artırma yolu ile satımın icra organının kamu gücüne dayanan bir kamusal işlemi olduğu kabul edilmektedir (Arslan, Ramazan: İcra İflas Hukukunda İhale ve İhalenin feshi, Ankara 1984, s. 55). 22....

Hukuka veya ahlaka aykırı yollara başvurularak ihalenin sağlıksız bir şekilde yapılmasına neden olunmuş ise İİK'nın 134. maddesinin 2. fıkrası ile TBK’nın 281. maddesi uyarınca her ilgili ihalenin feshini isteyebileceğinden, şikâyetçi ihalenin feshini istemekte kişisel yararı olduğunu ispat edemese dahi ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. 18. İsteklilerden birinin artırmaya katılmasının engellenmiş olması ihalenin feshi sebebidir. İcra mahkemesinin, ihalenin feshi talebini incelemedeki yetkisi (itirazın kaldırılmasındaki gibi) sınırlı değildir, ihalenin feshi sebepleri, tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir (Kuru, s. 703, 720). 19. Devletin cebri icra gücü vasıtasıyla, Devlet güvencesinde yapılan ihalenin her türlü şüpheden ari olması gerekir. Bu nedenle fesat nedeni olarak ileri sürülen maddi vakıalar da ancak ciddi, objektif ve tarafsız delillerle ispat edilebilir. 20....

Şikayete konu ihalenin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 130. maddesi uyarınca, satış bedeli peşin ödenir. Ancak, icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. İİK'nın 134/5 maddesinde; "Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağa mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar" hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 133/1. maddesine göre “Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içerisinde parayı vermezse, ihale kararı icra müdürü tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur.” İİK’nın 9. maddesinde ise; “İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, ... Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır....

Arttırmanın iptali, ilgililer tarafından, ihalenin yapıldığı tarihten veya ihaledeki fesat sonradan öğrenilmiş ise, öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük şikayet süresinde icra mahkemesine başvurmakla talep edilir. ( İİK m.134/2 ) (ZEVKLİLER- GÖKYAYLA, S. 115) Bu genel açıklamalar çerçevesinde davacının alacak ve tazminat talepleri değerlendirildiğinde; davacının İncesu İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından 09/08/2016 tarihinde yapılan Cebri Arttırma ( İhale ) suretiyle davalılardan Müflis şirkete ait .... İlçesi, .... Mah. ... Mevki, .... Ada, .......

İcra Dairesinin 2018/18642 Esas sayılı dosyasında şikayetçi 3. kişinin alacaklı olduğu ve ipotekli takipte kıymet takdirine esas alınan bir kısım menkulün anılan icra dosyasından yazılan talimat uyarınca Turhal İcra Dairesinin 2018/423 talimat sayılı dosyasından haczedildiği ve şikayetçi 3. kişiye 14.11.2019 tarihinde ihale olunduğu, ihale ile ilgili olarak açılan ihalenin feshi davası reddedilerek, 1.4.2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Öte yandan, dayanak icra dosyasında 15.1.2020 tarihinde yeniden satış talebinde bulunulduğu, farklı tarihli taleplere istinaden Turhal İcra Dairesinin 2018/423 talimat dosyası ile ihalesi yapılan menkuller üzerinde Turhal İcra Dairesinin 2015/438 sayılı dosyasından kıymet takdiri yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli icra tutanaklarına göre de satış masrafının yatırıldığı anlaşılmaktadır....

Şikayete konu ihalenin yapıldığı tarih itibariyle uygulanması gereken İİK'nın 130. maddesi uyarınca, satış bedeli peşin ödenir. Ancak, icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir. İİK'nın 134/5 maddesinde; "Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağa mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar" hükmüne yer verilmiştir. İİK'nın 133/1. maddesinde ise “Taşınmaz kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen mühlet içerisinde parayı vermezse, ihale kararı icra müdürü tarafından kaldırılarak teminat akçesi alıcının ikinci fıkra gereğince mesul bulunduğu meblağa mahsup edilmek üzere alıkonulur.” İİK’nın 9. maddesinde ise; “İcra ve iflas dairelerine yapılacak her türlü nakdî ödeme, Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülecek bankalarda icra ve iflas dairesi adına açılan hesaba yapılır....

Davacı change olayının icra müdürlüğünce tespit edilmediğinden dolayı icra müdürlüğünün kusurlu eyleminden kaynaklı zararının bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece icra müdürlüğünce kıymet takdiri yapılırken makine mühendisi veya araç satışı ile uğraşan galerici veya komisyoncu hazır bulundurulmadan tam bir tespit yapılmamasından dolayı kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 29. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; icra müdürlüğünce kanun tarafından verilen yetki kapsamında kıymet takdiri yapıldığı, kıymet takdirinin borçluya tebliğ edilmesine rağmen itiraz olmadığı, yapılan ihale sonrası da borçlu vekilince ihalenin feshi davası açıldığı ancak feragat edilmesi sebebiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdi bir ilişki olmadığı, davacının ihale alıcısı olduğu ve davalının da İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yediemin olduğu, davacının İİK m.358 hükmüne göre davasını ikame ettiği, bu davanın mutlak ticari dava olmadığı, zira Türk Ticaret Kanunundan kaynaklı bir dava olmadığının açıkça anlaşıldığı, davacının tacir ve işin ticari işletmesini ilgilendirmesi halinde davalı da tacir olduğundan davanın ticari dava olduğunun söylenebileceği, davacının gerçek kişi olduğu UYAP'tan yapılan sorgulamada faaliyet alanının otomobil alım satımı olduğu, davaya konu olan ve yedieminde hırsızlanıp davacıya teslim edilmeyen malların ise tekstil makineleri olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının ticari işletmesi ile ilgisi olmayan bir işin söz konusu olduğu ve davanın nisbi ticari dava olduğunun söylenemeyeceği, davacıya teslim edilmeyen malların davacının işletme faaliyeti ile ilgisi olmadığı açıkça anlaşıldığından davacının...

UYAP Entegrasyonu