WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Yukarıda açıklanan ilkelere göre; davalı Kurumun müflis şirket hakkında iflas açıldıktan sonra İİK. m. 93’e göre takip yapmayacağı, alacak ve haklarını iflas masasından talep edebileceği, kabul edilmediği taktirde ise masaya kayıt kabul davası açabileceği anlaşılmaktadır. Kurumun alacak talebi masa tarafından kabul edilmiş ise bu kez masa tarafından borcun olmadığının tespiti (kayıt terkin) davası açılacaktır....

Bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davacının kararın tebliği için gerekli avansı yatırdığı, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 06.10.2022 tarihli duruşmada alınan 3 nolu ara kararı ile dosyanın finans uzmanı bilirkişi ...'...

Sayılı emsal kararı kapsamında 26.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda ile vergi alacağı olduğu tespit edilen alacak kayıt talebi ile ilgili iflas idaresi tarafından ödeme ve mükerrer kayıt iddiası bulunmadığı anlaşılmakla davalının idari yargı yoluna başvuru hakkı saklı kalmak üzere iflas masasına kaydedilen 484.871,63 TL'ye ek olarak 22.679.657,58 TL'nin davacı alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....

İcra Müdürlüğünün 2011/9673 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, ancak herhangi bir tahsilat yapılamadığını, takibe dayanak olarak gösterilen bononun kooperatif üyeliğinden ayrılma esnasında çıkma alacağı olarak dönemin kooperatif yöneticileri tarafından verildiğini, kooperatif kayıtlarında, genel kurul tutanaklarında, kooperatif üye defterinde müvekkilin kooperatife üye olduğunun ve çıkma alacağı olarak senet verildiğinin kayıtlı olduğunu, iflasın açılmasıyla Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2011/9673 E. dosyasına konu alacağın iflas masasına 73.312,35 TL olarak yasal süresinde bildirildiğini, müvekkili alacağının iflas idaresi tarafından kambiyo senetlerinin iflas hukukunda yeterli delil kabiliyetine haiz olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespiti ile alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

A.Ş. arasında imzalanan temliknameye göre doğmuş ve doğacak alacakların temlik edildiği ve davalı şirkete temliknamenin bildirildiği, davalının 3.kişiye yaptığı ödemenin temlik borcundan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalıya alacağın temlik edildiği yolunda kendisine bildirim yapıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Alacağı temlik eden ... A.Ş. 28.12.2006 tarihinde iflas etmiştir. Davalı yanca iflas masasına yapıldığı beyan edilen 108.563.92 GBP’nin davacıya masa tarafından iade edildiği öne sürülmüştür. Bu durumda mahkemece dava dışı ......

Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: İflas idaresi tarafından davacının varlık ve miktarı kesin olarak ispat edilemeyen alacak taleplerinin reddedildiğini, iflas masasına kayıt kabulü istenen alacağın davacı tarafından kesin olarak ispatının gerektiğini, bu haliyle alacağın mevcudiyetinin belirsiz olduğunu, dava konusu alacağa ilişkin müflis şirket defterlerinde herhangi bir kaydın yer almadığını, tüm bu hususların gözetilmesi sonucunda dava konusu alacağın iflas masasına kaydedilemeyeceğinin ortaya çıktığını, yine davacının dava konusu alacağı bakımından müflis şirket ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, bu nedenlerle yasaya aykırı davacı talebinin süre yününden reddine ve her halükarda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 31/10/2017 tarihli ara kararıyla ......

Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, iflas müdürlüğünden gönderilen yazı cevabı ve ekleri ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır. İş bu dava İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olduğu dikkate alınarak; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve .... Esas sayılı kararı ile ... İstanbul Ticaret Sicil Numarasında ve ... vergi numarasında kayıtlı ' ... Mh. ... Cd. .... Sitesi B blok, No:... Esenler / İstanbul' adresinde faaliyet gösteren müflis ......

Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa alacakları, iflas masasından tam olarak ödenir. Masa alacakları, iflas alacaklarından daha önce ödenir (m.248). Oysa ki, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız m.206'nın ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle m. 206'nın dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), İflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz....

-K A R A R- Davacı vekili, dava dışı müflis borçlunun iflas idaresince düzenlenen sıra cetveline davalının alacağının muvazaalı alacak olmasına rağmen kayıt edildiğini ileri sürerek, davalının sıra cetveline kaydedilen 100.000,00 TL alacağının sıra cetvelinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin alacağının muvazaalı olmadığını, davacının kendi alacağı için iflas masasına yapmış olduğu başvurunun reddedildiğini, bu red kararına karşı açmış olduğu davanın halen derdest olduğundan sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesine istemiştir....

Mahkemesince ise dava konusu alacağın iflas alacağı ve masa borcu değil, iflas tarihinden sonra doğan genel nitelikli alacak olduğu, davanın 6102 sayılı TTK maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığı anlaşıldığından bu davanın Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda, genel mahkemelerce tespit edilecektir. İİK'da masa borçları için İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından, bu mahkemenin HMK'nın 2. maddesine göre asliye hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Davacı vekili, dava dışı işçinin, iş akdinin haksız feshi üzerine üst işveren olarak ödenmek zorunda kalınan tazminatın rücuan tahsili amacıyla dava açmıştır....

UYAP Entegrasyonu